(3194 S. K. m. 32, 42) (2577 S. K. m. 45) (Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği m. 62)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Güngören İlçesi, ……. Caddesi, 1 pafta, 10825 parsel, 1 kapı numaralı yerde davacı şirket tarafından ruhsatsız baz istasyonu yapıldığından bahisle düzenlenen 03.10.2016 tarih ve S/60 sayı ve 153/22 cilt/yaprak numaralı yapı tatil tutanağına dayalı olarak davacı şirkete 3194 sayılı İmar Kanunun 42/2. ve 42/3. Maddesi uyarınca 16.033,62 TL para cezası verilmesine ilişkin 06.10.2016 tarih ve 845 sayılı encümen kararının iptali istemiyle açılan davada; "3194 sayılı Kanunun 42/2 maddesinin (a)-1, (c)-5 ve (c)-13. alt bentlerinde yer alan, artırım nedenleri uygulanmak suretiyle netice itibariyle 790,35-TL olarak belirlenen ceza miktarında hukuka aykırılık bulunmamış ise de; anılan para cezasının toplam miktarının hesabında 42.maddenin 3.fıkrasında yer alan "...bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir." hükümleri de uygulanmak suretiyle, maddede belirtilen miktarların yeniden değerleme oranları da dikkate alınarak baz istasyonunun çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması nedeniyle 6.322,83-TL ve can ve mal emniyetini tehdit etmesi nedeniyle de 9.484,27-TL ilave edildiği, lakin 42.maddenin 3.fıkrası hükmünün bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda anılan fıkrada mükellefiyetlerini yerine getirmeyenlere uygulanacak maktu para cezasının düzenlendiği, dolayısıyla yapının ruhsatsız ve kaçak olduğunun ilk tespiti esnasında uygulanacak para cezası miktarı belirlenirken, bu fıkra hükmünün ayrıca artırım maddesi olarak uygulanmayacağı, zira bu fıkra hükmünün 42.maddenin 2.fıkrasının (c) bendinin alt bentlerindeki gibi temel ceza üzerinden belirli oranlarda artırım yapılmasına dair bir düzenleme olmadığı, aksi kabulün tek bir fiil nedeniyle birden fazla ceza verilmesine yol açacağından, mükerrer cezalandırma yasağına aykırılık teşkil edeceği, dolayısıyla temel ceza belirlenirken anılan 2.fıkranın (c) 13 numaralı alt bendinin uygulandığın da dikkate alındığında, aynı mahiyetteki 3.fıkrada yer alan "fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması" nedeniyle ilave 6.322,83-TL para cezası verilmesine ilişkin işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; yine yapının mevcut haliyle can ve mal emniyetini tehdit ettiğinin tespit edildiğinden bahisle 42.maddesinin 3.fıkrası kapsamında 9.484,27-TL para cezası hesaplanmış ise de; yukarıda da açıklandığı üzere bu durumda da ancak 3194 sayılı Kanunun 42/2 maddesinin (c)-4 bendinde yer alan, "mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit etmesi" bendi kapsamında artırım uygulanabileceği de dikkate alındığında, 3.fıkrada yer alan "...bu fiillerin can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir." hükmü uygulanmak suretiyle ilave edilen 9.484,27-TL'ye isabet eden kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin, 15.243,26 TL'lik kısmının iptaline, 790.36 TL'ye yönelik kısmına ilişkin olarak ise davanın reddine karar veren İstanbul 5.İdare Mahkemesi Hakimliğinin 08/05/2017 tarih ve E:2016/2184, K:2017/1208 sayılı kararının; davacı tarafından; baz istasyonlarının ruhsata tabi olmadığı, GSM baz istasyonlarının belediyecilik faaliyeti olmadığı, belediyelere bu konuda bir yetki verilmediği, baz istasyonlarına izin verme ve denetleme yetkisinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna ait olduğu, 03 Temmuz 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar Yönetmeliği'nin 62.maddesi dikkate alınarak işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği iddialarıyla "ret" kısmının; davalı idare tarafından; para cezasının mevzuata uygun olarak hesaplandığı ileri sürülerek "iptal" kısmının istinaf yoluyla kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin; 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”; 6. Fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükümleri yer almaktadır.
İstinaf başvurusu; İstanbul İli, Güngören İlçesi, …….. Caddesi, 1 pafta, 10825 parsel, 1 kapı numaralı yerde davacı şirket tarafından ruhsatsız baz istasyonu yapıldığından bahisle düzenlenen 03.10.2016 tarih ve S/60 sayı ve 153/22 cilt/yaprak numaralı yapı tatil tutanağına dayalı olarak davacı şirkete 3194 sayılı İmar Kanunun 42/2. ve 42/3. Maddesi uyarınca 16.033,62 TL para cezası verilmesine ilişkin 06.10.2016 tarih ve 845 sayılı encümen kararının iptali istemiyle açılan davayı; kısmen iptal eden, kısmen reddeden ilk derece mahkemesi kararının davacı ve davalı idare tarafından aleyhlerine olan kısımların kaldırılması istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu 16.033,62-TL para cezasının detayına bakıldığında; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hesaplanan 790,36-TL ile aynı Yasanın 3. fıkrası uyarınca, yapılan imalatın;"çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması" sebebiyle 6.097,30-TL, "can ve mal emniyetini tehdit etmesi" sebebiyle 9.145,96-TL ceza ilavelerinden oluştuğu görülmektedir.
Uyuşmazlığın özelliği gereği para cezasının, 42.maddesinin 2. fıkrası ile 3.fıkrasına göre kesilen miktarlarının ayrı ayrı ele alınması yerinde olacaktır.
I) 3194 sayılı Yasanın 42. maddesinin 2.fıkrası uyarınca kesilen(790,36-TL)miktar (davacı ) yönünden;
Ruhsata tabi olduğu halde, davacı şirket tarafından ruhsatsız inşa edilen baz istasyonu için 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasındaki kriterler çerçevesinde hesaplanan nispi para cezasının, aynı maddede belirtilen güncellenmiş maktu miktarın altında kalması sebebiyle 790,36-TL maktu tutarda belirlenen temel para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığından, itiraza konu kararın bu miktara (790,36-TL'ye)ilişkin kısmında usul ve hukuka aykırı bir husus görülmemiştir.
Dolayısıyla, davacının istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
II) 3194 sayılı Yasanın 42. maddesinin 3.fıkrası uyarınca kesilen(6.097,30-TL ve 9.145,96.-TL) miktarlar(davalı) yönünden;
3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 3. fıkrasında; "18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.
42. maddenin ikinci fıkrasında, ruhsat alınmaksızın ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapılması fiili cezalandırıldığı halde, üçüncü fıkraya göre verilecek cezanın, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapının tespiti halinde, 32. maddedeki mükellefiyeti yerine getirmeyerek bir ay içinde ruhsat almayan ya da yapısını ruhsata uygun hale getirmeyenlere yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, ruhsat almadan ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının tespiti halinde, yapı tatil tutanağının düzenlenmesinden itibaren 32. maddede öngörülen bir aylık süre sonunda ruhsatın alınmamış ya da ruhsata aykırılıkların giderilmemiş olduğunun tespiti durumunda, üçüncü fıkraya göre ceza verilebilecek, ruhsatsız yapı yapıldığı tespit edilmiş olmasına rağmen Kanunda öngörülen bir aylık süre içerisinde ruhsatın alınmış ya da ruhsata aykırılığın yapı sahibi tarafından giderilmiş olduğu durumlarda ise, üçüncü fıkraya göre ceza verilmesi olanaklı olmayacaktır. Ruhsata bağlanma olanağı bulunmayan yapılarda ise, yapı sahibine yüklenen mükellefiyetin bir aylık süre içerisinde yapıyı kaldırmak olacağı açıktır.
Uyuşmazlık konusu olayda, 3194 sayılı İmar Kanunu 42. maddesinin 3. fıkrasının, bu Kanunun 32. maddesindeki mükellefiyetlerin yerine getirilmemesini, yani bir ay içinde ruhsat alınmaması ya da yapının ruhsata uygun hale getirilmemesi fiilinin cezalandırıldığı göz önüne alındığında, dava konusu ruhsata aykırılıkların 03.10.2016 tarihinde idare tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen aynı tarihli yapı tatil tutanağı tespit edildiği, bu tarihten üç (3) gün sonra 06.10.2016 günlü Encümen kararı ile dava konusu işlemin tesis edildiği, yani davacının bu fıkra uyarınca cezalandırılması ön koşulu olan bir aylık süre tanınması şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; istinafa konu mahkeme kararının, dava konusu 06.10.2016 tarih ve 845 sayılı encümen kararının 15.243,26-TL’lık cezanın iptaline ilişkin kısmının da sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İstanbul 5.İdare Mahkemesi Hakimliğinin 08/05/2017 tarih ve E:2016/2184, K:2017/1208 sayılı kararında Kanunun 45/4. maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve davacı başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı Kanunun 45/3. maddesi uyarınca dava konusu encümen kararının 790,36-TL yönelik davacı istinaf başvurusunun REDDİNE, dava konusu 06.10.2016 tarih ve 845 sayılı encümen kararının 15.243,26-TL'lık cezanın iptaline ilişkin davalı idare istinaf başvurusunun ise yukarıda belirtilen gerekçe ile REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan istinaf yargılama giderinin taraflar üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında fazladan yatırılan 31,40-TL harcın istemi halinde davacıya, posta gideri avansından kalırsa artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 27/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)