(2577 S. K. m. 45, 46) (2918 S. K. Ek m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacıya ait ….. plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3. maddesi uyarınca 60 gün süre ile trafikten yasaklanmasına ilişkin 28/01/2017 günlü ve 0647311 sayılı işlem ile araç sürücüsü olan davacıya 2.628,00.- TL trafik para cezası verilmesine ilişkin aynı günlü ve 411706 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; denetim tarihi itibariyle geçerli Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanımı İzin Belgesi bulunan aracın, 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle işlemin iptaline ilişkin İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/09/2017 tarih ve E:2017/272, K:2017/1680sayılı kararına karşı, davalı idarece yapılan istinaf başvurusunda, işlemin 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3. maddesine ve hukuka uygun olduğu iddialarıyla, kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdare Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; "Bölge İdare Mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararı hukuka uygun bulunduğundan ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddiaların da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 40,50-TL istinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına ve artan posta avansının ilgilisine iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesinin (d) fıkrası uyarınca 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 28.03.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava; davacıya ait ….. plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3. maddesi uyarınca 60 gün süre ile trafikten yasaklanmasına ilişkin 28/01/2017 günlü ve 0647311 sayılı işlem ile araç sürücüsü olan davacıya 2.628,00.- TL trafik para cezası verilmesine ilişkin aynı günlü ve 411706 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İşlemlerin iptaline dair İdare Mahkemesi'nce verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunda kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek: 2/3. maddesinde; "...ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye, (...) bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumluluklarına birinci fıkrada gösterilen idari para cezasının üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanacağı, ayrıca, aracın her defasında altmış gün süre ile trafikten men edileceği," hükmüne yer verilmiştir.
Anılan maddenin ilk halinde aracın üretim amacı dışında yolcu veya yük taşımacılığında kullanılması hali için ceza öngörülmüşken, maddeye 31.05.2012 tarihinde kabul edilen 6321 sayılı Kanunla eklenen üçüncü fıkrayla, "korsan" olarak tabir edilen şehiriçinde ticari amaçlı kayıt dışı yolcu taşımacılığının engellenerek, hem taşımacılık hizmetlerinin düzene sokulması hem de kurallara bağlı olarak yolcu taşımacılığı yapan esnafın haklarının korunmasının amaçlandığı görülmektedir.
İdare Mahkemesi'nce; denetim sırasında araca ait Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanım İzin Belgesi bulunduğundan, 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3. maddesi uyarınca aracın trafikten yasaklanmasına dair işlemde ve verilen idari para cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptallerine karar verilmiştir.
Turizm Servis Aracı Güzergah İzin Belgesi'nin geçerli bir belge olması tek başına yeterli olmamaktadır. Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanımı İzin Belgesi'nin bulunduğu araç için Otel, Tur, Turizm Firması veya Seyahat Acentaları ile yapılan sözleşmenin ve Otel, Tur, Turizm Firması veya Seyahat Acentaları tarafından onaylı grup yolcu isim listesinin araçta bulunması zorunludur.
Trafikten yasaklanan araçta sayılan bu belgeler bulunmamaktadır. Bu belgeler araçta bulunmadığı gibi, araçta yapılan denetim sonucunda düzenlenen tutanakta aracın sürücüsü; araçtaki yolcuları bir hafta boyunca İstanbul'u gezdirmek için 2.000 TL'ye anlaştığını hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak bir açıklıkla beyan etmiş olması hususları birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, araç için düzenlenen belgenin davacı tarafından yapılan yolcu taşımacılığına (korsan taksi) izin veren 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3. maddesinde yer alan izin belgesi sayılması olanağı bulunmadığından, belediyeden izin almadan korsan ticari taksi faaliyetinde bulunduğu açık bir şekilde tespit edilen davacının eylemi karşılığında verilen idari para cezası 2918 sayılı Yasanın Ek 2/3. maddesine uygundur. Bu nedenle, kararın, para cezasının iptaline dair kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Eylemi karşılığında idari para cezası ile cezalandırılan davacının, aynı eylemi nedeniyle aracının 60 gün süreyle trafikten yasaklanmasına dair işlemde kanun hükmüne uygun olmakla birlikte; uyuşmazlığa uygulanan bu Kanun hükmünün Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1. Protokolü'nün "mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi hükmü ile karşılaştırılarak hangisinin uyuşmazlıkta esas alınacak kural olduğuna karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Sözleşme Eki Protokolün 1. maddesinde; her gerçek ya da tüzel kişinin, mülkiyetinden/mamelekinden müdahale edilmeksizin yararlanma hakkına sahip olduğu, hiç kimsenin kamu yararı uyarınca ve yasanın ve uluslararası hukuk genel ilkelerinin öngördüğü koşullara tabi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılması hali hariç, mülkiyetinden yoksun kalamayacağı belirtilmiştir.
AİHS'nin bu hükmüne dayalı yapılan hak ihlali başvurularına yönelik çok sayıda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı da bulunmaktadır.
Uyuşmazlığa uygulanacak olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3. maddesi, 31.05.2012 tarihli ve 6321 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle düzenlenmiştir. Düzenleme ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan “Genel Gerekçe”de; ticari taksi ile ulaşım sektörünün yaşadığı sorunlardan birisinin, idari birimlerden alınmış hiçbir belge ya da ruhsat olmadan yasal olmayan yollarla korsan tabir edilen taşımacılık faaliyeti olduğu, İstanbul’da altmış bine ulaştığı tahmin edilen bu faaliyetin taksici esnafının zaten düşük olan kazancına ortak olduğu ve kayıt dışı bir ekonomi yarattığı, bu mağduriyet ve kayıtsızlığın önüne geçmek için mevcut yasaların yetersiz kaldığı ve caydırıcı olmadığı, bu emek hırsızlarına yönelik olarak topyekün mücadele gerektiği, sadece 2010 yılında korsan taşımacılıkta 13508 araca işlem yapılmış olmasının İstanbul polisinin fedakarca çalışmasının yanında yasal düzenleme olmadan bu sorunun ortadan kaldırılamayacağının da ispatı olduğu, maddeye ilişkin gerekçede de; asıl amacın korsan taksiciliğin önüne geçebilecek bir düzenleme yapmak olduğu, getirilen cezaların amaçlanan maksadı elde etmeye uygun olacak şekilde caydırıcı olması gerektiği ve mevcut Kanun’da yer alan ceza hükümlerine uygun olacak şekilde bir düzenleme yapılmasının amaçlandığı vurgulanmıştır.
Teklifi görüşen İçişleri Komisyonu Raporu’nda da; devletin önemli şekilde vergi kaybına yol açan ve hizmet alan insanlarında muğlak bir şekilde hizmet almasına yol açan bu sorunun detaylı bir şekilde masaya yatırılması gerektiği, ancak aynı zamanda nimet ve külfet dengesinin de gözetilmesi gerektiği, bu bağlamda vatandaşların korsan taksiyi tercih sebeplerinin de değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Genel ve maddeye ilişkin gerekçeye bakıldığında; ticari taksi esnafının gelirinde azalmaya yol açan ve “korsan taksi” olarak ifade edilen kayıtsız şehir içi ticari amaçlı yolcu taşımacılığının sonlandırılması amaçlanmıştır. Yasama faaliyetinin kamu yararına uygun gerçekleştirilmesi ve genel olması ilkelerinin, “ekonomik yarar” ve “ taksi esnafı” temelli olarak belirlendiği görülmektedir.
İzin almadan ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapan kişilerin; Yasada düzenlenen idari para cezası yanında; altmış gün gibi bir süre ile taşınırlarının mülkiyetinden yoksun bırakılmalarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek-1 numaralı Protokolün 1. maddesinde düzenlenen “mülkiyet hakkı”na bir aykırılık oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi gerekir.
Öncelikle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin taşınır mallarla ilgili (uyuşmazlıkla ilgili özel sicile kayıtlı taşınırlar) Ek Protokolün 1. maddesi kapsamındaki değerlendirilmesinin ortaya konulması gerekir.
AİHM; mülkiyet hakkının kapsamında olmak bakımından özel sicile kayıtlı taşınırlar ile normal taşınırlar arasında bir fark bulunmadığı, özel sicile kayıtlı taşınırların ekonomik bir değer taşıdıkları, devir ve intikale elverişli oldukları Ek Protokol kapsamında tıpkı normal taşınırlar gibi yer aldıkları değerlendirmesinde bulunmuştur.
Kararlara bakıldığında; araba, gemi ve hava gemisi/uçak gibi taşınırlar hakkında kararlarının bulunduğu görülmektedir. 24.05.2005 tarihli ve 45214/99 numaralı Sildedzis-Polonya kararı (satın alınan arabanın bir kaç yıl tescil edilmemesi ve arabadan faydalanmaması), 24/05/2007 tarihli ve 43626/02 numaralı Viktor Konovolov-Rusya kararı (gümrük mevzuatına aykırı olarak ülkeye araba sokulmasından ötürü arabanın müsaderesi ve bilahare icra eliyle satışı), 24/07/2007 günlü ve 74522/01 numaralı Ali Esen-Türkiye kararı(başvurucu üzerine kayıtlı çalıntı arabaya kamu makamlarınca el konulması), 13/12/2007 günlü ve 40998/98 numaralı The İslamic Republic of İran Shipping Lines-Türkiye kararı (Başvurucu şirketin sahip olduğu gemiye silah kaçakçılığı sebebiyle el konulması) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Sildedzis, Konovolov ve İran Shipping Lines davalarında mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. (¤¤)