(2577 S. K. m. 2, 12)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/12/2016 günlü, E:2015/3080, K:2016/5150 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
PURSAKLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararda kaldırma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan başvurunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Ankara İli, ……. İlçesi, 1587 ada, 4 sayılı parsele ilişkin 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılması teklifinin reddine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 12.10.2015 tarih ve 2003 sayılı kararı ile söz konusu parselin kullanım kararının "konut dışı kentsel çalışma alanı"ndan "kentsel çalışma alanı"na dönüştürülerek emsalinin 1,60'tan 1,00'a düşürülmesine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 19.12.2008 tarih ve 3132 sayılı kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, uyuşmazlık konusu parsele ilişkin 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği teklifinin önerilen alanda, her ne kadar daha önceki kullanıma uygun Akaryakıt - LPG istasyonu şeklindeki belirleme yerinde ise de; bu alana ticaret de dahil edilerek karma kullanımlı alan olabilmesinin mümkün olmadığı, bu anlamda mevzuatta olmayan Akaryakıt -LPG istasyonu + Ticaret Alanı Karma Kullanımlı bir alan olarak tanımlanmasının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile konuya ilişkin mevzuat hükümlerine uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davanın reddi yolunda Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/12/2016 günlü, E:2015/3080, K:2016/5150 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, fazladan yatırılan 31,40 TL maktu istinaf karar harcının davacıya verilmesine posta gideri avansından artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 28/11/2017 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU:
Dava, Ankara İli, …….. İlçesi, 1587 ada 4 sayılı parsele yönelik 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları değişiklik teklifinin reddine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 12.10.2015 tarih ve 2003 sayılı kararı ile anılan parsel kullanımının "konut dışı kentsel çalışma alanı"ndan "kentsel servis alanı"na, yapılaşma emsalinin de 1,60'tan 1,00'a dönüştürülmesine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 19.12.2008 tarih ve 3132 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Maddi olayda; davacı şirketin 2010 yılında satın aldığı uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde 1996 yılından bu yana ruhsatlı olarak faaliyet gösteren Akaryakıt - LPG İstasyonu'nun yanı sıra E:160, Hmax: 12,5m yapılaşma koşulları dahilinde 2006 yılından verilmiş inşaat ruhsatına göre kaba inşaatı %90 oranında tamamlanmış 2 bodrum + 4 katlı işyeri inşaatının bulunduğu, bu arada 19.12.2008 onay tarihli 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan revizyonunuyla parsel kullanımının "konut dışı kentsel çalışma alanı"ndan "kentsel servis alanı"na, E:1.60, Hmax:12,50 m olan yapılaşma koşullarının da E:1.00, Hmax:Serbest şeklinde değiştirilmiş olduğu, kaba inşaata yönelik inşaat ruhsatının 28.10.2010 tarihinde 1,60 emsal oranıyla süresi içinde davacı şirket adına yenilendiği, akabinde; parsele yönelik "Kentsel servis alanı" kullanımının "Akaryakıt + LPG İstasyonu + Ticaret Alanı"na, E:1.00 değerinin de önceden olduğu gibi 1.60'a dönüştürülmesine yönelik Pursaklar Belediye Meclisince 13.10.2014 tarihinde kabul edilen 1/1000 ölçekli plan değişikliği teklifinin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 10.03.2015 tarihli kararıyla özetle; 1/5000 ölçekli planda değişiklik gerektiği, asgari mesafe muafiyet yazısının da eksik olduğundan bahisle reddedildiği, anılan eksiklikler tamamlanarak 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğini de içerir şekilde aynı mahiyette hazırlanan ve Pursaklar Belediye Meclisince 05.06.2015 tarihinde kabul edilen teklifin ise Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin dava konusu edilen 12.10.2015 tarihli kararıyla; mevzuatta "Akaryakıt + LPG İstasyonu + Ticaret Alanı" şeklinde karma kullanım tanımının bulunmadığı, önerilen 1.60 emsalin de mevcut imar planında Kentsel Servis Alanında emsalin 1.00 olmasından dolayı plan bütünlüğünü bozacağı ve diğer parseller için kötü emsal teşkil edeceği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı taşınmazına yönelik "Akaryakıt+LPG İstasyonu + Ticaret" kullanımı getirmeyi, yapılaşma emsalini de 1.00'dan 1.60'a çıkarmayı öneren 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planı değişiklik teklifinin, dava konusu edilen 12.10.2015 tarih ve 2003 sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla; kullanım ve emsal yönlerinden ayrı ayrı gerekçelerle reddedildiği, idare mahkemesince; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlen bilirkişi raporu da değerlendirilerek, mevzuatta "Akaryakıt ve LPG İstasyonu" yanına "ticaret" kullanımının da eklendiği bir karma kullanım şeklinin bulunmadığı gerekçesiyle, neticede sadece kullanım durumuna yönelik gerekçeyle davanın reddine karar verildiği, nitekim istinafa başvuru dilekçesinde emsale yönelik gerekçe oluşturulmadığı iddiasına da yer verildiği görüldüğünden, istinaf incelemesinin kullanım ve emsal durumu birlikte değerlendirilerek yapılması gerekmektedir.
Bu noktada öncelikle, davacı parselindeki 1996 yılından bu yana ruhsatlı olarak işletilen Akaryakıt ve LPG istasyonu yönünden taraflar arasında ihtilaf bulunmadığının, zaten taşınmazın 1/25.000 ölçekli Başkent Nazım İmar Planında "Kentsel servis alanı" kullanımında kaldığı, kentsel servis alanı kullanımının akaryakıt ve LPG yapısal kullanımını da içerdiği, ayrıca 2006 yılında verilmiş ve süresi içerisinde 2010 yılında aynı koşullarda yenilenmiş inşaat ruhsatına göre yapımı devam eden 2 bodrum + 4 kat işyeri kullanımlı inşaatın ruhsat süresi içerisinde tamamlanan kısmı için davacının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 29. maddesi hükmüne dayanan kazanılmış hakkının bulunulduğu, dolayısıyla da uyuşmazlığın; davacı parselindeki işyeri kullanımlı 2 bodrum+4 katlı inşaat yönünden ticaret kullanımı ve emsali 1.60'a çıkaracak şekilde plan değişikliği talebinin kabul edilmemesi hususuna inhisar ettiğinin belirtilmesi gerekir.
Uyuşmazlığın ticaret kullanımı talebinden kaynaklanan kısmında, davacı tarafından maliki olduğu taşınmaza "Akaryakıt + LPG İstasyonu + Ticaret Alanı" kullanımı verilmesinin talep edildiği, buna yönelik 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planı değişikliği teklifinin dava konusu işlemle; mevzuatta "Akaryakıt+LPG İstasyonu+Ticaret Alanı" şeklinde karma bir kullanım öngörülmediği gerekçesiyle reddedildiği görülmekte ise de;
Mülkiyet hakkının en etkin kullanım şeklinin yapılaşma ve yapı yapma hakkı olduğu, temel hakların Anayasada öngörülen sebeplerle ve hakkın özüne dokunmayacak şekilde yasayla sınırlanabileceği, Anayasada temel haklara yönelik sınırlama sebepleri arasında kamu düzeninin de yer aldığı, imara yönelik kamu düzeni bakımından İmar Kanunu'na dayalı bazı kısıtlamaların genel, soyut ve sürekli nitelik taşıyan kurallarla yapılabilmesinin de mümkün olduğu, örneğin 2013 yılında yapılan değişiklik sonrasında artık konut dışı kentsel çalışma alanlarında akaryakıt satış istasyonu yapılmasına olanak bulunmadığı, buna karşın Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde alan kullanımları ile yapısal (tesis) kullanımların ayrı ayrı düzenlendiği; ticaret, konut, çalışma, sanayi, turizm gibi kullanımların alan kullanımı kategorisini oluşturduğu, yapısal kullanımın ise alan kullanımın alt kategorisini teşkil ettiği ve bir alan kullanımı içerisinde birden fazla yapısal kullanımın yer alabildiği, akaryakıt istasyonunun yapısal bir kullanım olduğu, zaten akaryakıt satış istasyonların gerek kentsel yerleşmeler içerisinde gerekse de yerleşme yeri dışı yol güzergahlarında konumlandırılabilen perakende türü çalışma - ticari faaliyete dönük yapısal (tesissel) bir kullanım olması nedeniyle yukarıda belirtilen alansal kullanım türlerinin (çalışma alanı tanımının bir alt kullanım seviyesini oluşturan konut dışı kentsel çalışma alanı haricinde) tamamında yer alabildiği, yönetmelikte alan kullanım türleri arasında yer alan ticaret kullanımı ile yapısal kullanım türü olan akaryakıt satış istasyonunun birlikte düzenlenmesinin kategorik anlamdaki farklılık nedeniyle zaten mümkün olmaması yanında karma kullanımın alan kullanım biçimlerini kapsaması nedeniyle yapısal kullanım şekli durumundaki akaryakıt satış istasyonunun alan kullanımıymış gibi karma kullanım seviyesine çıkarılarak ticaretle birlikte düzenlenmediğinden söz edilmesinin kategorik farklılık nedeniyle zaten mümkün olmadığı, ticaret alanında akaryakıt satış istasyonu bulunamayacağına veya aynı taşınmazda ticaret kullanımına giren bir yapı veya tesis ile akaryakıt istasyonu olamayacağına yönelik yasaklayıcı bir kural da mevzuatta yer almadığından, hatta parsel büyüklüğünün yeterli olması, çekme mesafeleri ve akaryakıt servis istasyonları için yönetmelikte öngörülen diğer şartlara uyulmak kaydıyla bir parselde farklı kullanımda birden fazla yapı yapılması da mümkün olduğundan, mevzuatta "Akaryakıt+LPG+Ticaret" şeklinde karma bir kullanıma yer verildiği gerekçeleriyle davacı talebinin reddi yolundaki davalı idare işlemine yansıyan düşüncenin yapı yapma hakkının yorumla kısıtlanabileceği gibi temel haklara yönelik Anayasal ilkelerle çelişen ve hukuken kabulü mümkün olmayan bir sonuca götüreceği, dolayısıyla da dava konusu işlemin "Akaryakıt+LPG+Ticaret" karma kullanımına izin veren bir yönetmelik hükmü bulunmadığından bahisle reddine yönelik gerekçesine katılmak hukuken mümkün değildir.
Buna karşın, davacı parselinin sadece Akaryakıt+LPG istasyonu asgari büyüklüğünü sağladığının anlaşılması, yapılaşma emsalinin 1.60'a çıkarılmasının ise kamu yararı amacı taşımadığı, kentsel servis alanları için 1.00 olan emsal değerine kıyasla yüksek olacağı ve bu durumun planın bütüncül yapı yoğunluğu kararını bozacağı dikkate alındığında, dava konusu işlemde netice itibariyle hukuka aykırılık, davanın reddi yolunda verilmiş istinaf başvurusuna konu kararda da sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı düşüncesiyle karara gerekçe yönünden katılmıyorum. (¤¤)