(2577 S. K. m. 2, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 28/04/2017 gün ve E:2016/3577, K:2017/1375 Sayılı kararının istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince 2577 Sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, İller Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü'nde görev yapmakta iken 2011 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü'ne atanan davacı tarafından, İller Bankası'nda görevine devam ettiği 23/03/2011 ile 17/08/2011 tarihleri arasında ödenmemiş olan ikramiyelerin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 19/08/2014 tarih ve 18126 Sayılı davalı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare mahkemesince; İller Bankası A.Ş. ile sözleşme imzalamayarak (sözleşmeli olarak çalışmayı kabul etmeyerek) ve başka kuruma nakledilerek davalı idare ile olan hukuki bağını kesen davacının, davalı idareden ayrıldığı 17.08.2011 tarihine kadar davalı idere personeli olduğu açık olup, yıllık kâr paylarının fiilen katkı sağlayan personele ödeniyor olması karşısında, temettü ödemesinin sözleşmeli personel olarak istihdam edilenelere yapılabildiği yolundaki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı 2011 yılı temettü paylarının, idareye başvurduğu 06/08/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiş olup, davalı idare vekilince, sözleşmeli çalışmayı kabul etmeyip 16.08.2011 tarihinde bankadan ayrılan davacıya mevzuat gereği ikramiye ödemesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek, davacı tarafından ise, dava konusunun ikramiye ödemesine ilişkin olduğu, oysa davanın temettü paylarının ödenmesine yönelik görülerek iptal kararı verildiği, bu nedenle bu hususun düzeltilmesi gerektiği ileri sürülerek idare mahkemesi kararının kaldırılması istenilmektedir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun " istinaf " başlıklı 6545 Sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değişik 45. Maddesinin 5.fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir" hükmü düzenlenmiş bulunmaktadır.
Anılan Kanun hükümlerine göre; davanın konusuyla bağlı olarak uyuşmazlığı çözümlemekle görevli ilk derece yargı yerlerince verilen kararlardan, itiraza tabi olanların bölge idare mahkemelerince incelenebilmesi için mahkemece, uyuşmazlığın konusuna ve maddi olayın özelliğine göre inceleme yapılmak suretiyle dava konusu edilen idari işlemin, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinin (1/a) bendi uyarınca; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden en az biri bakımından hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve konuya ilişkin net yaklaşımını açıklayan, denetlenebilir bir hükmün kurulmuş olması gerekir.
Olayda, dava dilekçesinde, davacının 23/03/2011 ile 17/08/2011 tarihleri arasında ödenmemiş olan ikramiyelerin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 19/08/2014 tarih ve 18126 Sayılı davalı idare işleminin iptali istemi dava konusu edildiği halde, 2011 yılına ilişkin temettü ödenmemesi işleminin iptaline yönelik yargılama yapıldığı ve hüküm kurulduğu, dava konusu ikramiye ödenmesi isteminin reddine ilişkin işlemin istemin iptali talebiyle ile ilgili herhangi bir yargılama yapılmadığı ve hukukiliği konusunda bir hüküm kurulmadığı görülmektedir.
Bu durumda, idari işlemlerin denetim unsurlarını oluşturan; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden en az biri bakımından hukuka uygunluğu denetlenmeyen ve hakkında hüküm kurulmayan dava konusu işlem yönünden ilk derece mahkemesi yerine geçerek hüküm kurulmasının mümkün olmadığı ve bu haliyle uyuşmazlığa yönelik olarak itirazen incelenecek bir mahkeme kararının da bulunmadığı anlaşılmakla, maddi olaya uygun olarak yargılama yapılması ve bu yargılama sonucunda bir karar verilmesi için, dava dosyanın İdare Mahkemesine iadesi zorunludur.
İdare Mahkemesince, yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde işin esasına yönelik yeniden bir karar verileceğinden, aleyhine verilmiş olan kararın bozulmasına ilişkin davalı İdare isteminin de kabulü gerekmektedir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, istinafa konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak 2577 Sayılı Kanununun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine, mahkemesince yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 05/04/2018 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)