(2577 S. K. m. 17, 45) (2886 S. K. m. 74, 75) (Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik m. 88, 89)
İSTEMİN ÖZETİ: Hazineye ait 10.700,00 m² yüzölçümlü ve tarla vasıflı İstanbul İli, Silivri İlçesi, …… Mahallesi, 657 parsel sayılı taşınmazın 530.00 m2'lik kısmının davacı tarafından konut ve bahçe yapmak suretiyle fuzuen işgal ettiğinin saptandığından bahisle taşınmazı 15 gün içerisinde tahliye etmesi aksi takdirde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tahliye edileceğine dair İstanbul Defterdarlığı Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Marmara Emlak Müdürlüğünün 26/10/2015 günlü ve 102417 sayılı işlemi ile nüfus ve eşyadan arındırıldığı tespit edilen yapıların 30 gün içerisinde yıkılarak enkazının götürülmesi aksi halde masrafları davacıdan tahsil edilmek üzere idarece yıkılacağına yönelik aynı idarenin 03/02/2016 günlü ve 15079 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, mevzuat hükümleri ve açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde; hazineye ait taşınmazın 530,00 m²'lik kısmının tek katlı mesken ve bahçe yapılmak suretiyle davacı tarafından işgal edildiği ihtilafsız olduğu, taşınmaz üzerindeki işgalin sonlandırılması ve davacının tarla vasıflı taşınmaz üzerinde inşa ettiği yapıları kaldırılmasını teminen tesis edildiği anlaşılan dava konu konusu işlemlerin, mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 8. İdare Mahkemesince verilen 08/03/2017 tarih ve E:2016/435, K:2017/587 sayılı kararın; davacı tarafça, taşınmazın uzun yıllardır zilyet olarak tasarruf edildiği, keşif yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, konuyla ilgili ceza yargılamasının beraat ile sonuçlandığı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Hazineye ait 10.700,00 m² yüzölçümlü ve tarla vasıflı İstanbul İli, Silivri İlçesi, …… Mahallesi, 657 parsel sayılı taşınmazın 530.00 m2'lik kısmının davacı tarafından konut ve bahçe yapmak suretiyle fuzuen işgal ettiğinin saptandığından bahisle taşınmazı 15 gün içerisinde tahliye etmesi aksi takdirde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tahliye edileceğine dair İstanbul Defterdarlığı Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Marmara Emlak Müdürlüğünün 26/10/2015 günlü ve 102417 sayılı işlemi ile nüfus ve eşyadan arındırıldığı tespit edilen yapıların 30 gün içerisinde yıkılarak enkazının götürülmesi aksi halde masrafları davacıdan tahsil edilmek üzere idarece yıkılacağına yönelik aynı idarenin 03/02/2016 günlü ve 15079 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; 2886 sayılı Devlet İhale Kanun'unun 75. maddesinde aslolan, hazineye ait taşınmazların ecrimisil karşılığında kullanımına izin vermek değil, hazinenin izni dışında işgal edilen kamuya ait taşınmazlardaki işgale son verilerek iadesini sağlamaktır. Keza tanımından anlaşılacağı üzere ecrimisil de, bir kira bedeli değil, taşınmazın izinsiz kullanımından dolayı alınan bir tazminat olduğu, dolayısıyla, izinsiz olarak işgal edilen bir taşınmazdan ecrimisil alınması, söz konusu taşınmazın tahliyesine engel olmadığı gibi henüz ecrimisil alınmamış olması da tahliye işlemlerinin gerçekleştirilmesi için zorunlu bir şart olmadığı, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, yukarıdaki mevzuat hükümleri ve açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde; hazineye ait taşınmazın 530,00 m2'lik kısmının tek katlı mesken ve bahçe yapılmak suretiyle davacı tarafından işgal edildiği ihtilafsız olup, taşınmaz üzerindeki işgalin sonlandırılması ve davacının tarla vasıflı taşınmaz üzerinde inşa ettiği yapıları kaldırılmasını teminen tesis edildiği anlaşılan dava konu konusu işlemlerin, mevzuata uygun olduğu gerekçeleriyle davanın reddine kararı verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanun'unun 74. maddesinde; "Hazinenin özel mülkiyetindeki yerlerin satışı, kiraya verilmesi, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi esasları Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirlenir." denilmiş, 75. maddesinde ise; "İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir." hükmüne yer verilmiştir.
2886 sayılı Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 88. maddesinde; "Fuzuli şagilin işgal veya tasarruf ettiği taşınmazdan tahliyesinin herhangi bir nedenle sağlanamamış olması, aynı taşınmazdan ikinci ve müteakip defa ecrimisil istenmesine engel teşkil etmez. Ecrimisilin tahsil edilmesi, taşınmazdaki kullanımın devamı hakkını vermez." hükmü, izleyen 89. maddesinin 2. fıkrasında ise; "Üzerinde sabit tesis bulunan taşınmazların tahliyesinden ve teslim alınmasından sonra, eski kiracısı veya fuzuli şagiline bu tesisler kendilerine ait ise yıktırılıp enkazının en geç otuz gün içinde götürülmesi, aksi hâlde masrafları kendisinden tahsil edilmek üzere yıkım ve enkaz götürme işinin İdarece yapılacağı tebliğ olunur. Verilen bu süre sonunda tesis yıktırılıp enkaz götürülmediği takdirde masrafları bilahare eski kiracı veya fuzuli şagilden alınmak üzere bu işlem İdarece yapılır." hükmü kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı kanunun 75.maddesi uyarınca madde kapsamındaki taşınmazların ancak mal sahibi idarenin talebi üzerine o yer mülki amiri tarafından tahliye edilmesi söz konusu olup, mal sahibi idarenin doğrudan tahliye yetkisi bulunmamaktadır.
Olayda; hazineye ait taşınmazın davacı tarafından fuzulen işgal edildiği nedeniyle tahliyesi konusunda o yer mülki amirine bildirim yapılarak tahliye ile ilgili sürecin işletilmesi gerekirken doğrudan Emlak Müdürü tarafından tahliye konusunda tesis edilen işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gibi davanın reddedilmesine ilişkin istinafa konu kararda da hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 8. İdare Mahkemesince verilen 08/03/2017 günlü ve E:2016/435, K:2017/587 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 443,70-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.510,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta avansından artan kısmın Mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 26/12/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU:
Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenle istinaf başvurusunun reddi gerektiği görüşüyle istinafa konu kararın kaldırılarak dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)