(2577 S. K. m. 45) (492 S. K. m. 2, 11, 15, 16, 21, 28, mük. m. 138) (2577 S. K. m. 9)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacılar yakını …'ın, 20/10/2006 tarihinde İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, Kanarya Tren İstasyonu bölgesinde demiryolunda trenin çarpması sonucu vefat ettiği ve meydana gelen olayda davalı idarenin kusuru bulunduğu iddiasıyla miktar artırımı ile birlikte toplam 42.904,00 TL maddi ve her bir davacı için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 240.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yaptırılan, yine anılan mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi raporları uyarınca, davalı idarenin meydana gelen olayda %25, davacılar yakınının ise %75 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, kusur oranları gözetilerek yaptırılan hesap bilirkişi raporu uyarınca belirlenen 42.904,00 TL maddi tazminatın ve yine olay nedeniyle davacıların yaşamış oldukları manevi zarara karşılık olarak davacılardan ölenin eşi … lehine 10.000,00 TL, ölenin çocukları olan diğer davacılar lehine ayrı ayrı 2.000,00 TL manevi tazminatın, ilk dava açıldığı esnada talep edilen kısmına dava açma tarihi olan 09/06/2015 tarihinden, miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısmına ise ıslah tarihi olan 21/03/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen davanın reddine ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/05/2017 tarih ve E:2015/1220, K:2017/1277sayılı kararın; davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu ve yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığı, davalı idare tarafından ise, maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğu, oluşan zararda kusurlarının bulunmadığı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMALARINÖZETİ: Davalı idare tarafından davacıların istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; davacılar yakını …'ın, 20/10/2006 tarihinde İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, Kanarya Tren İstasyonu bölgesinde demiryolunda trenin çarpması sonucu vefat ettiği ve meydana gelen olayda davalı idarenin kusuru bulunduğu iddiasıyla miktar artırımı ile birlikte toplam 42.904,00 TL maddi ve her bir davacı için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 240.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İstinafa konu mahkeme kararının, maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne ilişkin kısımlarında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından, tarafların bu kısımlara yönelik istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.
Temyize konu kararın yargılama giderine ilişkin istinaf istemine yönelik olarak:
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden bu yasaya bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 11. maddesinde, genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca konu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Yasanın mükerrer 138. maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına dayanılarak çıkartılan ve 27/12/2016 tarih ve 29931 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliği'nin (Seri no: 78) yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden (Binde 68,31) oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.
Aktarılan hükümlerden de anlaşılacağı üzere; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç ve posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, tümüyle haksız çıkan tarafa, başka bir deyişle davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir.
Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 9. maddesinin 1. fıkrasında; "Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Davacılar tarafından meydana gelen olay nedeniyle ilk olarak Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2009/790 sayılı dosyası ile 27/10/2009 tarihinde dava açıldığı ve anılan mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle reddi üzerine 09/06/2015 tarihinde idare mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ile bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacılar tarafından dava dilekçesinde talep edilen maddi ve manevi tazminat istemlerine yönelik olarak mahkemece kabul edilen tutarlara, ilk olarak davanın açıldığı adli yargıdaki dava tarihi esas alınarak yasal faiz işletilmesi, miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısma yönelik olarak ise ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, istinafa konu kararda, nispi karar harcının yargılama giderlerine dahil edilerek haklılık oranına göre paylaştırılmış olması ve hükmedilen tazminatlara idari yargıda dava açma tarihi esas alınarak yasal faize hükmedilmiş olması nedeniyle istinafa konu kararın hüküm fıkrasının kaldırılarak bu konuda yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/05/2017 tarih ve E:2015/1220, K:2017/1277 sayılı kararın, maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddine yönelik taraflar istinaf başvurularının reddine, davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü suretiyle, hükmedilen 42.904,00 TL maddi tazminatın 800,00 TL'lik kısmına ve yine hükmedilen 24.000,00 TL manevi tazminata, davanın ilk olarak adli yargıda açıldığı 27/10/2009 tarihinden itibaren, ıslah edilen 42.104,00 TL maddi tazminatın ise ıslah dilekçesinin verildiği 21/03/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, hükmedilen tazminat miktarı üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 4.570,21 TL nispi karar harcının davalı idareye tamamlattırılmasına, aşağıda dökümü yapılan ve adli yardım kabul kararı gereği başlangıçta alınmayan ilk derece ve istinaf yargılama gideri olan 1.225,80 TL'nin haklılık oranına göre takdiren 943,87 TL'sinin davacıya tamamlattırılmasına, kalan 281.93 TL yargılama giderinin davalı idareye tahmiline, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 7.949,44 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, yine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesi uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.880,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, esas ve istinaf safhasında tahsil edilen posta avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince ilgililerine iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün (30) içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 21/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)