(6100 S. K. m. 36) (2577 S. K. m. 5, 15, 31, 38, 43, 57)
İSTEMİN ÖZETİ: Diyarbakır 3.İdare Mahkemesi Başkanı G. A. hakkında bulunulan reddi hakim talebinin reddine ilişkin Diyarbakır 3.İdare Mahkemesi'nin 06/11/2017 günlü, E:2017/2851 Sayılı kararının; 18.09.2017 tarihinde açtığı davanın dava dilekçesinin konu ve sonuç kısımlarında yalnızca "zımni ret işleminin iptali ve uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini" istemine yer vermesine, silah ve kimlik bilgilerinin değiştirilmesi talebinde bulunmamasına rağmen, bu talebi de varmış gibi dilekçesi hakkında dilekçe ret kararının verildiği, yine dilekçe ret kararında, yenileme dilekçesinin verilmesi sırasında harç tahsiline karar verildiği, adli yardım kararının davanın sonuna kadar geçerli olmasına rağmen baştan harç tahsiline karar verilmesinin olanaklı olmadığı, aynı zamanda dilekçe ret kararında tarafına yargılama giderlerinin yüklendiği, bu şekilde yenileme dilekçesine yönelik olarak ihsası reyde bulunduğu ve adli yardım talebinin kabul edilmeyeceğinin açıkça ifade edildiği, hukuka aykırı karar verildiği, bu şekilde hareket edilmesinin sebebinin, kendisi tarafından mahkeme başkanının Bimer üzerinden Başbakanlığa şikayet edilmesi olduğu, bu şikayet nedeniyle başkanın duygusal hareket ettiği ve davası hakkında adil karar veremeyeceği kanısını kendisinden uyardığı, 6100 Sayılı Kanun'un 36.maddesi uyarınca hakim tarafsızlığından şüpheye düşülmesinin reddi hakim sebebi olması nedeniyle koşulların oluştuğu, bu nedenle mahkeme başkanı G. A. hakkında reddi hakim talebinde bulunduğu, ancak talebi inceleyen hakimlerin de aynı mahkemede görev yapıyor olması nedeniyle aralarındaki duygusal bağ ve arkadaşlık ilişkileri nedeniyle talebinin reddine karar verildiği, bu kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması ve G. A. hakkındaki reddi hakim talebinin kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacı tarafından, FETÖ/PDY terör örgütü tarafından 2008 yılından beri kendisine yapılan haksızlıklar ile can güvenliğine yapılan saldırı sonucu uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmin edilmesi istemiyle 22/05/2017 tarihinde yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 1.700.000,00-TL maddi ve 2.000.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarece ödenmesi ve sorumlulara rücu edilmesi istemiyle ilk defa 18/09/2017 tarihinde havale edilen dilekçeyle açılmıştır.
Diyarbakır 3.İdare Mahkemesi'nin 21/09/2017 tarihli ara kararı ile davacının adli yardım talebi kabul edildikten sonra aynı günlü, E:2017/2740, K:2017/1792 Sayılı karar ile dava dilekçesinin 2577 Sayılı Kanun'un 5.maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle ve aynı Kanun'un 15.maddesi hükümleri çerçevesinde dava dilekçesinin reddine karar verilerek, kararın tebliğinden itibaren davacıya verilen 30 günlük süre içinde üç ayrı dava açma konusunda serbestiyet tanındığı görülmektedir.
Bu karar üzerine davacı tarafından verilen ve 04/10/2017 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren dilekçeyle davanın yenilendiği, ancak yine aynı tarihli dilekçeyle de, mahkeme başkanı G. A. hakkında, dilekçesinde olmadığını ileri sürdüğü hususlar dilekçesinde varmış gibi değerlendirilerek dilekçesi hakkında Dilekçe Ret kararı verildiği, bunun sebebinin mahkeme başkanını Bimer'e şikayet etmesi olduğu, başkanın bu şikayet nedeniyle adil karar veremeyeceğini düşündüğü belirtilerek reddi hakim talebinde bulunduğu görülmektedir.
Anılan talep üzerine Diyarbakır 3.İdare Mahkemesi tarafından söz konusu dilekçenin davalı idareye tebliğ edildiği, ayrıca hakkında reddi hakim talebinde bulunulan mahkeme başkanı G. A.'in taleple ilgili düşüncesi alındıktan sonra, hakkında reddi hakim talebinde bulunulan başkanın katılmadığı üyelerin toplandığı heyet tarafından alınan itiraza konu 06/11/2017 tarihli kararla; "reddi hakim istemli dilekçede yer alan iddiaların yukarıda anılan Kanun kuralları ile birlikte değerlendirilmesinden; BİMER üzerinden Başbakanlığa şikayet edildiği, silah ve kimlik değiştirilmesi isteminde bulunulmamasına rağmen haksız olarak dilekçe ret kararının verildiği ve adil karar veremeyeceğine dair iddiaların, 6100 Sayılı Kanun'da düzenlendiği üzere "Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâli" kapsamında kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, davacının hakimin reddi isteminin yerinde görülmediği" gerekçesiyle reddi hakim talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Mahkemelerde çekinme ve ret" başlıklı 57. maddesinin 2. fıkrasında; "İtiraz üzerine veya doğrudan davaya bakmakta olan bölge idare mahkemesi ile idare ve vergi mahkemesi başkan ve üyelerinin reddi istemi, reddedilen başkan ve üyenin katılmadığı bölge idare, idare ve vergi mahkemesince incelenir." hükmüne yer verilmiştir.
Ayın Kanun'un 31. maddesiyle "hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi" hususlarında göndermede bulunulan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Ret sebepleri" başlıklı 36. maddesinde; "Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hallerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir: a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması. b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması. c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hâkem sıfatıyla hareket etmiş olması. ç) Davanın, dördüncü derece de dahil yansoy hısımlarına ait olması. d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması." hükmüne, "Ret usulü" başlıklı 38. maddesinde; "1) Hâkimin reddi sebebini bilen tarafın, ret talebini en geç ilk duruşmada ileri sürmesi gerekir. Taraf, ret sebebini davaya bakıldığı sırada öğrenmiş ise en geç öğrenmeden sonraki ilk duruşmada, yeni bir işlem yapılmadan önce bu talebini hemen bildirmek zorundadır. Belirtilen sürede yapılmayan ret talebi dinlenmez. 2) Hâkimin reddi, dilekçeyle talep edilir. Bu dilekçede, ret talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emarelerin açıkça gösterilmesi ve varsa belgelerin eklenmesi gerekir. 3) Hâkimin reddi dilekçesi, reddi istenen hâkimin mensup olduğu mahkemeye verilir. 4) Ret talebi geri alınamaz. 5) Hâkimi reddeden taraf, dilekçesini karşı tarafa tebliğ ettirir. Karşı taraf bir hafta içinde cevap verebilir. Bu süre geçtikten sonra yazı işleri müdürü tarafından ret dilekçesi, varsa karşı tarafın cevabı ve ekleri, dosya ile birlikte reddi istenen hâkime verilir. Hâkim bir hafta içinde dosyayı inceler ve ret sebeplerinin kanuna uygun olup olmadığı hakkındaki düşüncesini yazı ile bildirerek, dosyayı hemen merciine gönderilmek üzere yazı işleri müdürüne verir." hükmüne, "Ret talebine ilişkin kararlara karşı istinaf" başlıklı 43. maddenin 2. fıkrasında; "Esas hüküm bakımından istinaf yolu açık bulunan dava ve işlerde ise ret talebi hakkındaki merci kararlarına karşı tefhim veya tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; bu hâlde 347. madde hükmü uygulanmaz. Bölge adliye mahkemesinin bu husustaki kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Olayda; davacı tarafından Diyarbakır 3.İdare Mahkemesi'nin E:2017/2740 esasına kayıtlı olarak açılan davada, dava dilekçesinin, 2577 Sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olarak düzenlenmediği gerekçesiyle 21/09/2017 tarih ve K:2017/1792 Sayılı kararla dava dilekçesinin reddine karar verildiği, bu kararın davacıya 03/10/2017 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, aynı tarihli dilekçeyle 03/10/2017 tarihinde mahkeme başkanı G. A. hakkında BİMER'e şikayette bulunduğu ve 04/10/2017 tarihinde yenilenen dava dilekçesi ile de; davacının, FETÖ/PDY terör örgütü tarafından 2008 yılından beri kendisine yapılan haksızlıklar ile can güvenliğine yapılan saldırı sonucu uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi tazminatın istenilmesine yönelik 22/05/2017 tarihli başvurusunun cevap verilmeyerek zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 1.700.000,00-TL maddi ve 2.000.000,00-TL manevi tazminatın tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacının 04/10/2017 havale tarihli dilekçesi ile Mahkeme başkanı G. A.'in BİMER üzerinden Başbakanlığa şikayet edildiği, silah ve kimlik değiştirilmesi isteminde bulunulmamasına rağmen haksız olarak dilekçe ret kararının verildiği ve adil karar veremeyeceği iddiaları ile reddi hakim isteminde bulunulduğu, davacının hakimin reddi istemli dilekçesinin yedi gün içerisinde cevap verilmek üzere 17/10/2017 tarihinde Başbakanlığa tebliğ edilmesine rağmen bu konuda Başbakanlıkça herhangi bir cevap verilmediği, bunun üzerine reddi istenilen Mahkeme başkanı G. A.'in ret sebeplerinin kanuna uygun olmadığı hakkındaki düşüncesinin alındığı, Diyarbakır 3.İdare Mahkemesi tarafından Kanun'da öngörülen usul hükümlerine uyularak ve reddedilen başkanın katılmadığı bir heyet tarafından reddi hakim talebinin reddedildiği görülmektedir.
Bakılan davada, davacının 18/09/2017 tarihinde kayıtlara giren dilekçesinde dava konusu ettiği ve iptalini istediği "zımni ret işlemine" esas 22/05/2017 tarihli idari başvuru dilekçesinde silah ve kimlik bilgilerinde değişiklik yapılması ve koruma tedbirlerine ilişkin taleplerin de bulunduğu, bu talebin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemini içeren dava dilekçesi üzerine, dilekçede herhangi bir kısıtlama yapılmaması ve bu taleplerine yönelik başka mahkemelerde dava açıldığının belirtilmemesi nedeniyle Mahkemece, davacının hak kaybına uğramasının önlenmesi amacı da gözetilerek dilekçe ret kararı verilmesinin 2577 Sayılı Kanun'a uygun olduğu gibi, bu kararın verilmesi sırasında yanlı davranıldığına ilişkin herhangi bir iddia ve bilginin de dosyada bulunmadığı, mahkeme başkanı hakkında BİMER'e yapılan şikayetin tarihinin anılan dilekçe ret kararının tebliğinden sonra olduğu, hakimlerin idari yollarla şikayete konu edilmesinin 6100 Sayılı Kanun'da ifade edildiği şekilde reddi hakim sebebi olamayacağı, öte yandan 2577 Sayılı Kanun'un 5.maddesi uyarınca verilen dava dilekçesinin reddi yolundaki kararların, davanın açıldığı esas sayısı açısından uyuşmazlığı sonlandırıcı niteliğinin bulunması nedeniyle, o uyuşmazlığa ilişkin adli yardım kararını sonlandıracağı gibi yargılama giderlerinin hüküm altına alınması ve karara uyulması halinde verilecek üç ayrı dilekçenin de üç ayrı yeni dava mahiyeti taşıyacak olması nedeniyle yeniden harca tabi olacağı, bu hususun mahkeme kararında belirtilmesinin ihsası rey olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı gibi, yenileme dilekçesinde davacının yapacağı adli yardım talebinin reddedileceğinin göstergesi de olamayacağı, hakimlerin daha önce verdiği kararların, koşulları aynı dahi olması sonradan açılacak davalar yönünden ihsası rey sonucu doğurmayacağı, kaldı ki davacının reddi hakim sebebi olarak ileri sürdüğü hususların hiçbirisinin 2577 Sayılı Kanun'un 31.maddesiyle göndermeden bulunulan 6100 Sayılı Kanun'un 36.maddesinde ifade edilen reddi hakim sebeplerine girmediği görüldüğünden, reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararda usul ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Diyarbakır 3.İdare Mahkemesi Başkanı G. A. hakkında bulunulan reddi hakim talebinin reddine ilişkin Diyarbakır 3.İdare Mahkemesi'nin 06/11/2017 günlü, E:2017/2851 Sayılı kararının usul ve hukuka uygun olması nedeniyle, anılan karara yapılan davacı itirazının reddine, kararın bir örneğinin taraflara tebliği ile dosyanın tekemmülü sağlanarak uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi amacıyla dosyanın mahkemesine iadesine, 12/12/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)