(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36) (213 S. K. m. 353) (ARTICO - İTALYA DAVASI) (ANY. MAH. 26.06.2014 T. 2013/6428 E.) (ANY. MAH. 16.05.2013 T. 2013/1134 E.)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının 2013 takvim yılı hesaplarının haklarında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediklerine dair vergi tekniği raporları tanzim edilmiş bulunan …… Yalıtım Paz. İnş. Pet. Nak. San. Tic. Ltd. Şti, …. Met. End. Mal. San. Tic. Ltd. Şti, …., … Akar. Taş. Nak. Ltd. Şti, ……., …… Mad. Yağ. İnş. Gıd. San. Tic. Ltd. Şti, ….. ve …..'e ait faturalar yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen 25.2.2016 tarih 567/14 sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak bahse konu faturalar içeriği katma değer vergilerinin indirimlerden reddi yanında belgesiz olarak kayıtlara intikal ettirilen faturalar içeriği katma değer vergilerinin indirimlerden çıkartılması suretiyle adına 2013/1 ila 12 dönemleri için tekerrür hükümleri de uygulanmak suretiyle resen tarh edilen 3 kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile ayrıca 213 sayılı VUK nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı özel usulsüzlük cezası yönünden kısmen kabul tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 3 kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri yönünden ise kısmen reddeden Manisa Vergi Mahkemesi'nin 19/06/2017 gün ve E: 2016/746 K: 2017/514 sayılı kararının; taraflarca hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek aleyhlerine olan kısımların kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince; dosyanın tekemmül ettiği anlaşılmakla yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:
Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgelerde yer alan vergileri indirim konusu yaptığı ileri sürülen davacı adına, indirimlerinin reddi suretiyle vergi ziyaı cezalı olarak yapılan tarhiyat ile kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davayı kısmen kabul kısmen reddeden mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının kaldırılması istemiyle taraflarca istinaf başvurusu yapılmıştır.
İstinaf başvurusuna konu karara dayanak olan ve sahte olduğu ileri sürülen faturaları düzenleyen mükellefler hakkındaki vergi tekniği raporları, mahkemece ara kararı ile getirtilerek davacının bilgisi olmadan incelenmiş ve bu raporlardaki tespitler esas alınmak suretiyle dava karara bağlanmıştır.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Hak Arama Hürriyeti" başlıklı 36'ncı maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "Adil yargılanma hakkı" kenar başlıklı 6'ncı maddesinde; herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu hükme bağlanmıştır.
Adil yargılanma hakkı, hukukun üstünlüğüne bağlı demokratik toplumun temel değerlerini yansıtan bir haklar ve ilkeler bütünü olup hukuk yargılamasında tarafların (madde 6/1) ve ceza yargılamasında sanığın (suç isnad edilen şüphelinin) (madde 6/1, 2 ve 3) usulden kaynaklanan haklarını garanti altına almaktadır. Bu bağlamda, adil yargılanma hakkı, bireylere dava sonucunda verilen kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme imkânı vermektedir. Bu nedenle, adil yargılanmaya ilişkin iddiaların incelenebilmesi için yargılama sürecinde haklarına saygı gösterilmediğine, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının ilk derece mahkemesi tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfiliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunulmuş olması gerekmektedir.
AİHM tarafından bir yargılamanın adil olup olmadığı değerlendirilirken, bu usulsüzlüklerin yargılamanın ileri aşamalarında giderilip giderilmediği konusu da incelenmektedir. (Miailhe - Fransa No.2) “Adillik” şartının, 6'ncı maddenin tüm diğer unsurlarından temel farkı, yargılamayı bir bütün olarak kapsaması ve kişinin “adil” yargılanıp yargılanmadığına ilişkin meseleyi sadece belirli bir hadise veya usul ihlali açısından değil tüm aşamalara ilişkin kümülatif bir analizle ele almasıdır. Bunun bir sonucu olarak bir aşamadaki kusur sonraki bir aşamada telafi edilebilir. (Monnell ve Morris/Birleşik Krallık, para.55-70)
AİHM, "hakkaniyete uygun yargılama" kavramından hareket ederek adil yargılamanın zımni gereklerini saptamıştır. Bu gereklerden en önemlisi Anayasanın 36'ncı maddesinde de açıkça ifade edilmiş olan "savunma hakkı"dır. AİHM'ye göre hakkaniyete uygun bir yargılamanın gerçekleştirilmesi için, yargılamanın yürütülmesi sırasında alınan önlemlerin, savunma hakkının yeterince ve tam olarak kullanılması ile uyumlu olması (Bkz. Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/6/1992 §§ 49-50) ve bu hakların teorik ve soyut değil, etkili ve pratik olacak şekilde (Bkz. Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 § 33) yorumlanması gerekmektedir.
"Hakkaniyete uygun yargılanma"nın temel unsuru ise yargılamanın "çelişmeli" olması ve taraflar arasında "silahların eşitliği"nin sağlanmasıdır. (Rowe ve Davis/Birleşik Krallık [BD], B. No: 28901/95, 16/2/2000, § 60) Adil yargılanma hakkının unsurlarından olan çelişmeli yargılama ilkesi, taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olma ve yorum yapma hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanın bütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda, tarafların dinlenilmemesi, delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi, yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hale gelmesine neden olabilecektir. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli yargılanma hakkı, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. (AYM B. No:2014/12348) (AYM B. No:2013/6428)
Adil yargılanma hakkının unsurlarından bir diğeri olan silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usuli haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelmektedir. Ceza davalarının yanı sıra medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin hukuk davaları ve idari davalarda da bu ilkeye uyulması gerekmektedir. (B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32)
İncelenen dosyada, mahkemece ara kararı ile sahte fatura düzenlediği belirtilen mükelleflere ait vergi tekniği raporları getirtilerek incelenmiş ve bu raporlarda yer alan tespitler gerekçede esas alınmak suretiyle de karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan ilkeler gereğince, ara kararı ile getirtilen vergi tekniği raporlarından davacının haberdar edilmesi ve kendisine süre verilerek karara dayanak alınacak bu dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olma ve yorum yapma hakkının tanınması, dolayısıyla tarafların yargılamanın bütününe aktif olarak katılmasının sağlanması gerekmekte olup, bu hususa riayet edilmeden, davacının bilgisi dahilinde olmayan dava malzemesi esas alınarak verilen kararda usule ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, istinaf başvurusuna konu kararın kaldırılması ve mahkemesine gönderilmesi, mahkemece davacıya belirtilen usulü hak tanınmak suretiyle yapılacak yargılama sonucu yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, istinafa konu kararın kaldırılmasına, belirtilen eksiklik tamamlanıp, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, İ.Y.U.K. 45/5. maddesi uyarınca kesin olarak 27/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)