(2577 S. K. m. 7, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Kilis Adliyesi'nde yazı işleri müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, zabıt katibi olarak görev yaptığı 13/04/2015 tarihi ile 15/03/2016 tarihleri arasında zabıt katipliği görevinin yanında yürüttüğü yazı işleri müdürlüğü görevi nedeniyle vekalet aylığı ödenmesi talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin 05/04/2016 tarih ve 15345 sayılı işlemin iptali ve mahrum kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/03/2017 tarih ve E:2016/419, K:2017/785 sayılı "dava konusu işlemin iptaline, davacının vekaleten görev yaptığı 13/04/2015 tarihi ile 15/03/2016 tarihleri arasında vekalet ücretine eşdeğer tazminat isteminin kabulüyle vekalet ücretine eş değer bir ücretin işbu dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine" ilişkin kararın; hukuka aykırı olduğu, vekalet bakılan dönemlerde vekalet bakılan yazı işleri müdürlüğü için münhal kadro ataması yapılmadığından dolayı davacıya vekalet aylığı ödenemeyeceği, olmayan bir kadroya vekaleten veya asalaten atamanın mümkün olmadığı, vekaleten atama yetkisinin bakanlığa ait olduğu, davacının görevlendirilmesine ilişkin işlemin niteliği itibariyle tedviren görevlendirme olduğu, tedviren görevlendirme durumunda ise vekâlet ücreti ya da her ne ad altında olursa olsun buna eşit bir ücret ödemesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenip kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Dördüncü İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava; Kilis Adliyesi'nde yazı işleri müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, zabıt katibi olarak görev yaptığı 13/04/2015 tarihi ile 15/03/2016 tarihleri arasında zabıt katipliği görevinin yanında yürüttüğü yazı işleri müdürlüğü görevi nedeniyle hak ettiğini iddia ettiği yazı işleri müdürlerine ödenen vekalet ücretinin ödenmesi talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin 05/04/2016 tarih ve 15345 sayılı işlemin iptali ve mahrum kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
İstinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararının "dava konusu işlemin 15/01/2016 tarihinden itibaren vekalet aylığı ödenmemesine ilişkin kısmının iptaline, davacının 15/01/2016 tarihinden itibaren vekalet ücretine eşdeğer tazminat isteminin kabulüyle vekalet ücretine eş değer bir ücretin işbu dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine" yönelik kısmında, kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşılmış ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın anılan kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davanın, 15/01/2016 tarihinden önceki dönemlere yönelik kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 12. maddesinde ise, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri; bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu kurala bağlanmıştır.
Belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde; uygulama üzerine davacı tarafından İdareye başvurulmuş ise, 12. maddenin yollamada bulunduğu 11. maddeye göre, İdarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde, uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün; İdarenin cevap verdiği durumlarda ise, uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari davanın açılmış olması gerekir.
Başka bir anlatımla dava, davacının İdareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi; İdareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da İdarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan parasal hakların ödenmesi mümkündür.
Davacı, yazı işleri müdürlüğü görevlerini yürütmek üzere yetkilendirildiği 13/04/2015 tarihinden itibaren hak ettiği vekâlet ücreti veya vekâlet ücretine eşdeğer bir ücretin ödenmesine karar verilmesini istemekte ise de; adı geçenin 16/03/2016 tarihinde parasal haklarının tazminini talep ettiği, idari başvuru tarihinden geriye doğru 60 ve dava tarihinden (12/05/2016) geriye doğru 120 günlük süreler içinde kalan ilk uygulama tarihine (15/01/2016) kadar olan dönemi içeren ödememe uygulamalarının gerçekleştiği tarihlerden itibaren 2577 sayılı Kanunun 12.maddesi uyarınca doğrudan veya 11.maddedeki süreç de işletilmek suretiyle yasal süresi içinde tam yargı davası açmayarak, yapılan tüm ödememe uygulamalarından (icradan) doğan parasal haklar yönünden dava süresini geçirmiş bulunmaktadır.
Buna göre, davanın, 15/01/2016 tarihinden önceki dönemlerde yürütülen yazı işleri müdürlüğü görevlerinden kaynaklanan parasal haklara yönelik tazminat isteminin süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığından, davacının 15/01/2016 tarihinden önceki dönemlere yönelik tazminat isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenmek suretiyle verilen Mahkeme kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Buna karşılık, Mahkeme kararının, 15/01/2016 tarihinden sonraki döneme yönelik tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı hukuka uygun bulunduğundan, bu kısım yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin, Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/03/2017 tarih ve E:2016/419, K:2017/785 sayılı kararın "dava konusu işlemin 15/01/2016 tarihinden itibaren vekalet aylığı ödenmemesine ilişkin kısmının iptaline, davacının 15/01/2016 tarihinden itibaren vekalet ücretine eşdeğer tazminat isteminin kabulüyle vekalet ücretine eş değer bir ücretin işbu dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına yönelik istinaf talebinin reddine, kararın "dava konusu işlemin 15/01/2016 tarihinden önceki dönemlere yönelik vekalet aylığı ödenmemesine ilişkin kısmının iptaline, davacının 15/01/2016 tarihinden önceki dönemlere yönelik vekalet ücretine eşdeğer tazminat isteminin kabulüyle vekalet ücretine eş değer bir ücretin işbu dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına yapılan istinaf talebinin kabulü ile Mahkeme kararının buna yönelik kısımlarının kaldırılmasına, bu kısımlar yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca süre yönünden davanın reddine, dava kısmen süre ret, kısmen de iptal-kabulle sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan 104,70-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre 69,80-TL'lik kısmının davalı idare tarafından davacıya verilmesine, kalan 34,90-TL yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, istinafa konu kararda hükmedildiğinden davacı vekili için yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine gerek olmadığına, istinaf aşamasında davalı idarece karşılanan 39,00-TL istinaf yargılama giderinin yine haklılık oranına göre 13,00-TL'lik kısmıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.090,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, kalan 26,00-TL'lik yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin harçtan muaf olması sebebiyle istinaf aşamasında alınmayan 85,70-TL istinaf başvuru harcının haklılık oranına göre 28,60-TL'sinin 492 sayılı Kanun'un 13/j maddesi uyarınca davacıdan tahsili için mahkemesince ilgili birime müzekkere yazılmasına, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa resen iadesine, 05/06/2018 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)