(2577 S. K. m. 17, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Şırnak İli, Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde geçici köy korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, çağrıldığı halde göreve gitmediğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin 25.12.2015 tarihli Valilik Oluru'nun iptali istemiyle açılan davada, Mardin 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/03/2017 tarih ve E:2016/241, K:2017/852 sayılı "davanın reddine" dair kararın, davacı tarafından, savunma istem yazısında isnat edilen fiilin karşılığı olan cezaya yer verilmediği, savunma süresinin iki gün ile sınırlandığı, bu durumda savunma hakkının kullandırıldığından söz edilemeyeceği, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu, disiplin soruşturması açılmadığı, muhakkik tayin edilmediği, muhakkik olmayan bir kişi tarafından savunmasının alındığı, lehe ve aleyhe delil toplanmadığı, soruşturma raporu düzenlenmediği, göreve ve savunma vermeye yazılı bir tebligatla çağrılmadığı, göreve çağrıldığı tarihte Silopi İlçesinde yoğun çatışmaların yaşandığı, sokağa çıkma yasağı ilan edildiği, göreve gitmemesinin zaruret halinden kaynaklandığı, bölücü terör örgütünün infaz listesinde yer aldığı, bu konuda emniyet tarafından uyarıldığı, evi ile göreve çağrıldığı yer arasında 4,25 km mesafe olduğu, gece vakti, geç bir saatte ve kim olduğu bilinmeyen bir kişi tarafından telefonla aranarak göreve çağrıldığı, evinden alınmak üzerer zırhlı bir araç gönderilmediği, İlçede can güvenliğinin bulunmadığı, geçici köy korucularının görev alanlarının genişletilmesine ilişkin Valilik Oluru'nun diğer ilçe sınırları içinde görevlendirilmeyi kapsadığı, oysa çağrıldığı görevin Şırnak İli merkezinde gerçekleştirilmesi planlanan operasyonel faaliyete yönelik olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenip bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf yoluyla incelenen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep 4. İdari Dava Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyip, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü;
442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18'inci maddesinde, "Güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Bakanlar Kurulu kararı ile 9.1.2008 tarihinde yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 11'inci maddesinde, geçici köy korucularının görev alanının, görevli oldukları köyün hudutları içinde kalan alan olduğu, gerektiğinde vali veya kaymakam onayı ile geçici köy korucularının görevli oldukları köy hudutları dışında da, görev alanlarının geçici ve süresi belirli olarak genişletilebileceği ve görev yerlerinin değiştirilebileceği, ... bu şartlar doğrultusunda, güvenlik güçleri ile birlikte takip, haber alma, iz sürme, bu kuvvetlere klavuzluk, yol gösterme ve benzeri operasyonel görevleri esnasında geçici köy korucularının görev alanının, birlikte hizmet gördüğü güvenlik güçlerinin görev alanı olduğu ... belirtilmiş; 12'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (g) bendinde, çağrıldığında hemen en seri vasıta ile bağlı bulunduğu jandarma karakolunda veya 11'inci madde çerçevesinde birlikte görev yapacağı güvenlik güçlerinin bulunduğu yerde hazır bulunmak, yapacağı işlere dair talimat almak, ... görev alanında kontrol, genel arama, iz sürme ve suçluları yakalama faaliyetlerine katılmak, gerektiğinde güvenlik güçlerine klavuzluk yapmak ve yol göstermek konularında verilen görevleri yapmak ... geçici köy korucularının görevleri arasında gösterilmiş; 17'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (ç) bendinde, görevden çıkarma, bir daha geçici köy korucusu olarak görevlendirilmemek üzere, tazminat ödenmeksizin, görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesi şeklinde tanımlanarak, 9) Kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin, bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağırmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının Şırnak İli, Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde geçici köy korucusu olarak görev yaptığı, Silopi İlçesinde bölücü terör örgütü mensuplarınca açılan hendekler ve tuzaklanan mayın/eyp düzeneklerinin temizlenmesi ve örgüt mensuplarının yakalanması amacıyla Şırnak Valiliğince 14.12.2015 tarihi saat 23.00'ten itibaren (Silopi İlçesinde) sokağa çıkma yasağı ilan edildiği, gerçekleştirilmesi planlanan operasyonel faaliyet kapsamında Silopi İlçe merkezine giriş ve çıkışları kapatmak için oluşturulan tecrit noktalarında görevlendirilen kuvvetlerin takviyesi amacıyla geçici köy korucusu görevlendirilmesinin gerekmesi üzerine, Jandarma Komutanlığı emrinde görevli davacının da aralarında bulunduğu geçici köy korucularının belirlenen tecrit noktalarında operasyonel kuvvetler ile birlikte görevlendirilmek için 14.12.2015 tarihi saat 17:00'den itibaren cep telefonlarından aranılarak göreve çağrıldığı, ancak davacının göreve katılmayacağını bildirerek göreve gitmediği, bu durumun aynı tarihli tutanağa bağlandığı, davacıdan 21.12.2015 tarihli savunma istem yazısı ile 23.12.2015 tarihine kadar savunmasını vermesinin istenildiği, davacı tarafından savunma istem yazısının altına "Savunmamı fotokopi olarak ekte sundum. Can güvenliğim açısından gelmedim..." ifadesi yazılıp, ad, soyadı ve tarih bilgilerine yer verilerek, imza atıldığı, savunması yeterli görülmeyerek tesis edilen dava konusu işlem ile de davacının görevine son verildiği, ancak, savunma istem yazısının ekinde sunulduğu belirtilen savunmanın dosyada bulunmadığı, Mardin 1. İdare Mahkemesinin 7.2.2017 tarihli ara kararıyla davalıdan istenildiği, davalı tarafından verilen 28.2.2017 tarihli cevapta istenilen belgenin fotokopisinin bulunduğu ve (onaylı) bir suretinin en kısa zamanda ibraz edileceğinin belirtildiği, buna rağmen belgenin ibraz edilmediği, davacının 23.2.2017 tarihinde alınan ifadesinde ise, mahallesinde aşırı derecede silah sesi olduğunu, çocuklarını bırakarak göreve gidemediğini beyan ettiği ve aynı tarihli ifade tutanağının düzenlendiği, öte yandan, İlçe Emniyet Müdürlüğünce bölücü terör örgütünün infaz listesinde olduğunun davacıya tebliğ edilip, daha dikkatli olması gerektiği bildirilerek, koruma isteyip istemediğinin sorulduğu, davacının ise daha önce de defaatle tehdit aldığını, koruma istemediğini beyan ettiği ve bu hususlara ilişkin 16.11.2014 tarihli tebliğ-tebellüğ tutanağının düzenlendiği, Silopi İlçe Jandarma Komutanlığının 23.2.2017 tarihli ve HRK 0450-2895-17/Hrk.Eğt.Ks. sayılı yazısına göre de, geçici köy korucularının gereken durumlarda zırhlı araçlarla evlerinden alınarak görev yerlerine sevk edildikleri anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının çağrıldığı halde göreve gitmediği sabit olmakla birlikte, savunma istem yazısının altındaki ifadesinde göreve gitmemesinin can güvenliğinin bulunmamasından kaynaklandığını belirttiği, ancak, davalı tarafından, bu beyanın doğru olup olmadığı, somut bir nedene dayanıp dayanmadığı, göreve gitmemenin geçerli bir mazereti olarak kabul edilip edilemeyeceği ve davacının zırhlı bir araçla evinden alınarak görev yerine sevk edilmeyi gerektiren bir durum içinde bulunup bulunmadığı gibi hususlara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığı, savunma istem yazısının ekinde sunulduğu belirtilen savunmanın irdelenmediği, sadece savunma istem yazısında yer verilen ifade ile istem yazısının ekinde sunulduğu belirtilen savunmanın alınmış olması ile yetinilerek dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Bu durumda, davalı tarafından, 16.11.2014 tarihli tebliğ-tebellüğ tutanağı ile 23.2.2017 tarihli ifade tutanağı da dikkate alınarak, yukarıda belirtilen hususlarda değerlendirme yapıldıktan ve istem yazısının ekinde sunulduğu belirtilen savunma irdelendikten sonra bir işlem tesisi gerekirken, anılan değerlendirme ve irdeleme yapılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Mardin 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/03/2017 tarih ve E:2016/241, K:2017/852 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda ayrıntısı gösterilen ilk derece ve istinaf yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.510,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan tutarın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 13/06/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)