(3194 S. K. m. 21, 32)
İSTEMİN ÖZETİ: ……. adresinde (tapuda ......2D25B4D pafta, 885 parsel) bulunan taşınmazda, zemin katta bulunan açık balkonun sabit dikmeli alüminyum sistemle kapatıldığının tespitine ilişkin 11.03.2016 tarih ve 23/10 sayılı yapı tatil tutanağına istinaden, 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca ruhsata aykırı kısımların yıkımına ve davacılara aynı Kanun'un 42/3. maddesi uyarınca 3.161,42-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 10.05.2016 tarih ve 426 sayılı Çekmeköy Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada; "Bu durumda, …… taşınmazda yasaya aykırı imalatlar yapıldığından bahisle düzenlenen yapı tatil tutanağı kapsamında, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca, ruhsata aykırı kısımların yıkılmasına ve davacılara 3.161,42 TL para cezası verilmesine ilişkin 10.05.2016 tarih ve 426 sayılı encümen kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 19/07/2017 tarih ve E:2016/1271, K:2017/1541 sayılı kararının; davalı idare tarafından; balkonun kapatılmasının imar mevzuatına aykırı olduğu, encümen kararının hukuka uyun olduğu öne sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Usul ve Kanun hükümlerine uygun bulunan mahkeme kararına yapılan davalı idare istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin; 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”; 6. Fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükümleri yer almaktadır.
İstinaf başvurusu; …… adresinde (tapuda ....2D25B4D pafta, 885 parsel) bulunan taşınmazda, zemin katta bulunan açık balkonun sabit dikmeli alüminyum sistemle kapatıldığının tespitine ilişkin 11.03.2016 tarih ve 23/10 sayılı yapı tatil tutanağına istinaden, 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca ruhsata aykırı kısımların yıkımına ve davacılara aynı Kanun'un 42/3. maddesi uyarınca 3.161,42-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 10.05.2016 tarih ve 426 sayılı Çekmeköy Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemi iptal eden ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından kaldırılması istemine ilişkindir.
3194 sayılı İmar Kanununun 21. maddesinin 3. fıkrasında; "derz, iç ve dış sıva, boya badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik, sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratların ruhsata tabi olmayacağı", aynı Kanunun 32. maddesinde ise; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmü yer almıştır
Dava dosyasının incelenmesinden; …… adresinde (tapuda F22D25B4D pafta, 885 parsel) bulunan taşınmazda, zemin katta bulunan açık balkonun sabit dikmeli alüminyum sistemle kapatıldığının tespitine ilişkin 11.03.2016 tarih ve 23/10 sayılı yapı tatil tutanağına istinaden, 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca ruhsata aykırı kısımların yıkımına ve davacılara aynı Kanun'un 42/3. maddesi uyarınca 3.161,42-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 10.05.2016 tarih ve 426 sayılı Çekmeköy Belediye Encümeni kararının tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporunda özetle, projesinde her ne kadar açık teras olarak onaylanmışsa da, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği kapsamında değerlendirme yapıldığında, söz konusu alanın kapatılmasının mevzuata aykırılık teşkil etmeyeceği, zemin katlardaki konutlar için zemin kat terasının camlı sistemle kapatılmasının güvenlik açısından önem arz ettiği, balkon ve terasların kapatılması konusunda site yönetimin karar aldığı ve kat maliklerinin tamamına yakınının buna onay verdiği, dava konusu alanın site yönetimin belirlediği sistemle ve malzemelerle kapatıldığı, zaten site kat maliklerinin büyük çoğunluğunun da aynı şekilde ve site yönetim kurulu kararına uygun olarak terasını kapattığı ve açıklanan nedenlerle, davalı idare tarafından, davacılar hakkında İmar Kanununun 32 ve 42 maddeleri gereğince alınan yıkım ve para cezasına yönelik kararların hukuka uygun olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, Mahkemece de bilirkişi raporu esas alınarak işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kararın, yıkım işleminin iptaline ilişkin kısmı yönünden;
Uyuşmazlık konusu olayda, aynı parselde bulunan benzer yapıya (…….'da açık balkonun sabit dikmeli alüminyum sistemle kapatılması) ilişkin olarak Dairemizin 21.11.2017 tarihli ve E:2017/1499 sayılı ara kararıyla davalı idareden dava konusu projede açık balkon olarak gösterildiği belirtilen alanın (KAKS) emsaline dahil olup olmadığı sorularak, konuyu açıklayan dayanak bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, davalı idare tarafından ara karara verilen cevabı yazıda dava konusu alanın balkon olarak tanımlandığı, 12,61 m2 alana sahip olduğu ve KAKS hesabına konu edilerek emsale esas toplam inşaat alanına dahil olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Buna göre; benzer nitelikte olan uyuşmazlığa konu balkonun emsale esas toplam inşaat alanına dahil olması nedeniyle kapatılması suretiyle yeni ve fazladan bir alan kazanılmaması ve çekme mesafesinin ihlal edilmemesi nedeniyle ruhsat gerektirmediği anlaşıldığından, yıkıma ilişkin verilen kararda bu gerekçeyle hukuka uyarlık, ilk derece mahkemesince verilen iptal kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Kararın; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin3. Fıkrası uyarınca verilen para cezasının iptaline ilişkin kısmına gelince;
3194 sayılı İmar Kanununun 09.12.2009 günlü, 5940 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişik 42. maddesinin 3. fıkrasında; "18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 3. fıkrasında; 3194 sayılı İmar Kanununun belirli maddeleri sayılarak bu maddelerdeki mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı sahibine ve sorumluluğu bulunan fıkrada sayılı diğer kişilere verilecek para cezalarına ilişkin düzenleme bulunmakta, sayılan maddeler arasında 32. madde de yer almaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu imalatların ruhsat gerektirmediği dikkate alındığında; davacıların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesindeki mükellefiyeti yerine getirmediğinden veya bu maddeye aykırı davrandığından bahsedilemeyeceğinden davacılara 3194 sayılı Kanunun 42/3. maddesi uyarınca para cezası verilmesinde hukuka uyarlık, ilk derece mahkemesince verilen iptal kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İstanbul 4.İdare Mahkemesinin 19/07/2017 tarih ve E:2016/1271, K:2017/1541 sayılı kararında Kanunun 45/4. maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı Kanunun 45/3. maddesi uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe ile İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 126,20 TL istinaf yargılama giderinin başvuran üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından kalırsa artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 27.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)