(2577 S. K. m. 54, Geç. m. 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Tekirdağ İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 28/03/2016 gün ve E:2015/970, K:2016/346 Sayılı davaya konu işlemin iptaline dair kararın bozulması istemiyle yapılan itiraz başvurusunu reddederek mahkeme kararını onayan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesinin 19/10/2016 gün ve E:2016/340, K:2016/341 Sayılı kararının davalı Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından; davaya konu işlemin tesisinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, usulüne uygun olarak tesis edildiği, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı Tekirdağ Valiliği tarafından ise; Müdürlükçe hatalı yapılan ödemenin iade edilmesi için davacıya yapılan bildirim işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, yerel mahkemenin idari işlemi iptal etmesinin yerinde olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 Sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen geçici 8. maddenin 1. fıkrası uyarınca işin gereği görüşüldü:
KARAR: Bölge İdare Mahkemesi kararlarının düzeltme yolu ile incelenebilmesi, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin varlığı ile mümkündür. Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen sebepler bunlardan hiçbirine uymadığından yerinde bulunmayan istemin reddine, karar düzeltme aşamasında yapılan yargılama giderlerinin karar düzeltme isteyen üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin ilgililerine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ilgili Mahkemeye gönderilmesine, 19/06/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU:
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun kamu zararı başlıklı 71. maddesinde kontrol denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının ilgililerden tahsil edileceği belirtilmiş, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 7. maddesinde de tespit edilen kamu zararlarının a) Rızaen ve sulh yolu ile ödenmek b) 22/4/1926 tarihli ve 818 Sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas yapılmak c) 2004 Sayılı Kanun Hükümleri uygulanmak suretiyle tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda davaya konu işlemin anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda tesis edildiği, söz konusu kamu zararının rızaen ve sulhen tahsilinin sağlanamaması halinde aynı mevzuat uyarınca uygulama yapılacağı dolayısıyla işlemin kesin ve icrai bir niteliği bulunmadığı anlaşıldığından davanın incelenmeksizin reddi yönünde hüküm kurulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum. (¤¤)