(2577 S. K. m. 17, 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından; ….. Yanı/ MALATYA adresinde bulunan akaryakıt istasyonu tesisine LPG (otogaz) bayilik lisansı başvurusunun, asgari mesafe tespit tutanağı bulunmaması nedeniyle reddine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 28/07/2016 tarih 6408-1 sayılı kararına istinaden tesis edilen 29/7/2016 tarih ve E.38359 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, akaryakıt ve LPG istasyonları arasındaki mesafelerin aynı yönde olmak üzere şehirler arası yollarda on kilometre, şehiriçi yollarda bir kilometreden az olamayacağı, bayilik lisansı almak için başvuran isteklilerin mevzuatta yer verilen bu düzenlemeye ilişkin gerekli tespitleri yaparak Kurul'a ibraz etmeleri gerektiği öte yandan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 25.03.2008 tarih ve 1549 sayılı kararıyla, İmar Kanunu hükümlerine göre 01.01.2005 tarihinden önce akaryakıt istasyonu olarak tanzim edilmiş yerler için hâlen geçerli olan inşaat ruhsatı veya yapı kullanma ruhsatına sahip kişilerin yapacakları başvurularda asgari mesafe şartının aranmayacağına karar verilmiş olmakla birlikte, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 09.03.2009 tarih ve E:2008/10927 sayılı kararıyla, yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle anılan Kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği; yine, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 30.04.2009 tarih ve 2081 sayılı "01.01.2005 tarihinden önce İmar Kanunu hükümlerine göre imar planına LPG Otogaz İstasyonu alanı olarak işlenmiş veya geçerli inşaat ruhsatı veya yapı kullanım ruhsatı olan yerler için asgari mesafe şartının aranmayacağına (mesafe tespit tutanağı aranmaz)" ilişkin kararının 30.07.2009 tarih ve 2194 sayılı kararıyla kaldırıldığının görüldüğü, buna göre asgari mesafe muafiyetinin herhangi bir başvuru/imar planı değişikliği tarihi sınırlaması olmaksızın uygulama kabiliyeti bulunmadığı, 01.01.2005 tarihinden sonra gerçekleşen imar planı değişikliklerine konu yerlerin asgari mesafe muafiyetinden yararlanamayacağının açık olduğu, yasal dayanağı bulunmayan uygulamalar için kazanılmış hakkın varlığından da söz edilemeyeceği, her ne kadar davacı tarafından 11/12/2004 tarihli otogaz bayilik sözleşmesinin bulunduğu, buna göre Malatya Belediyesi tarafından davacının adresinin imar durumuna, Yapı Ruhsatına ve Yapı Kullanma Ruhsatına Akaryakıt ve LPG istasyonu olarak işlenmiş olduğu, davalı idare tarafından davacı adına 21/03/2005 tarih ve VAY/462-396/07592 sayılı bayilik lisansı düzenlendiği, Malatya Belediye Meclisinin 02/06/2006 tarih ve 76 sayılı kararıyla davacının parselin akaryakıt ve LPG istasyonu olarak tadil edildiği belirtilmekte ise de; gerek 5015 gerek 5307 sayılı Kanun hükümleri; gerekse ilgili Yönetmelik hükümleriyle açıkça düzenlenen asgari mesafe şartının sağlandığına ilişkin bilgi ve belgelerin Kurula sunulması gerektiği tartışmasız olduğundan, davacının diğer yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahisle kendisinden asgari mesafe şartı aranmaması gerektiğine ilişkin iddiasına itibar edilmediği, diğer taraftan belli bir dönem davalı idare tarafından, LPG otogaz bayilik faaliyeti 01/01/2005 tarihinden sonra İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına işlenen, ancak 5307 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13/03/2005 tarihinden önce LPG otogaz bayilik faaliyetinde bulunduğunu usulüne uygun olarak düzenlenen belgelerle ispat eden kişilerden asgari mesafe şartı aranmayacağı şeklinde Kurul kararı alınmışsa da, söz konusu Kurul kararının ve asgari mesafe şartının aranmayacağına ilişkin diğer Kurul kararlarının Danıştay Onüçüncü Dairesince yasal dayanağı olmadığı gerekçesiyle yürütmesinin durdurulması nedeniyle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun sonraki kararlarıyla yürürlükten kaldırıldığı, nitekim davacının dava dilekçesinde asgari mesafe şartına istisna getirdiğini iddia ettiği 16/03/2006 tarih ve 691/192 sayılı Kurul kararının, 02/06/2011 tarih ve 3251/1 sayılı Kurul kararıyla kaldırıldığının anlaşıldığı, bu durumda, davacının 18/02/2009 tarih ve 8615 sayılı LPG (Otogaz) Bayilik Lisans başvurusu kapsamında ilgili mevzuata uygun bir asgari mesafe tespit tutanağını davalı idareye sunmadığı sabit olduğundan, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/04/2017 gün ve E:2016/3239, K:2017/1232 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 17/2 maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyip, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi hükmü gereği dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/04/2017 gün ve E:2016/3239, K:2017/1232 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde ilgili tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 18/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)