(442 S. K. Ek. m. 16, 17, Geç. m. 2) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının 1990 ile 2000 yılları arasında geçici köy koruculuğu yaptığından bahisle tarafına 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 17'nci maddesi uyarınca tazminat ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Yazıhan Kaymakamlığının 09.06.2016 tarih ve 869 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; Malatya İdare Mahkemesi'nce verilen 13/04/2017 tarih ve E:2016/745, K:2017/695sayılı "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın; davacının görevine haksız olarak son verildiğini somut belgelerle ispat etmesi gerektiği, Malatya İdare Mahkemesinin sadece davacının soyut beyanlarına dayanarak dava konusu işlemi iptal etmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenip kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Dördüncü İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava; davacının 1990 ile 2000 yılları arasında geçici köy koruculuğu yaptığından bahisle tarafına 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 17'nci maddesi uyarınca tazminat ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Yazıhan Kaymakamlığı'nın 09.06.2016 tarih ve 869 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
02/06/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5673 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 442 sayılı Köy Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte olan Ek 17. maddesinde; "55 yaşını doldurup onbeş yıldan az hizmeti olan veya 55 yaşını doldurmamış olan geçici köy korucularından; sağlık ve idarî nedenlerle görevine son verilenler ile ölenlere (55 yaşını doldurmamış olmakla birlikte onbeş yıl veya daha fazla hizmeti bulunanlardan görevleri ile ilişikleri devam etmekte iken vefat edenler hariç), 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödenir. 55 yaşını doldurmadan kendi istekleri ile görevlerinden ayrılan geçici köy korucularına, hizmet sürelerine bakılmaksızın 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödenir. Tazminat hesabında bir yıldan az olan hizmet süresi bir yıl kabul edilir. Bir tam yılı aşan süreler için; ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süre ile orantılı ödeme yapılır. Vefat eden geçici köy korucularının hak ettiği tazminat kanunî mirasçılarına ödenir. Verilecek tazminat tutarından herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Ek 16 ncı madde uyarınca aylık bağlanan veya disiplin hükümlerinin uygulanması sonucu görevlerine son verilen geçici köy korucularına bu madde hükümlerine göre tazminat ödenmez. Geçici köy korucularından görev süresi içinde vefat edenlerin eşine ve çocuklarına, bunlar yoksa anne ve babasına, bunlar da yoksa kardeşlerine, 50.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın ölüm yardımı ödenir. Geçici köy korucularından engelli hâle gelenlerin kendilerine, ölenlerin ise dul ve yetimlerine 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle malûllük ya da dul ve yetim aylığı bağlanmış olması durumunda; bu madde hükümlerine göre ayrıca tazminat ödenmez, önceden bu madde hükümlerine göre tazminat ödenmiş olanların almış oldukları tazminat tutarı 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenmesi gerekecek nakdî tazminat tutarından düşülür. Ek 16 ncı madde ile bu madde kapsamındaki ödemeler, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılır ve ödemenin yapılmasını takip eden iki ay içinde Hazineden tahsil edilir." hükmü yer almaktadır.
04/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6353 sayılı Kanun'un 67. maddesi ile değişik 442 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesinde ise; "5673 sayılı Köy Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce geçici köy koruculuğu yapanlardan Ek 16 ncı ve Ek 17 nci maddelerde yer alan şartları taşıyanlara yazılı müracaatları üzerine bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren bu madde hükümleri uygulanır. Ancak geçmiş süreler için herhangi bir ödeme yapılmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Malatya İli, Yazıhan İlçesi, ..... Köyü'nde görev yapmak üzere 18.12.1990 tarih ve 6350 sayılı Valilik olur'u ile geçici köy korucusu olarak atanan davacının 2000 yılında bu görevine haksız yere son verildiğinden bahisle 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 17. maddesine göre hesaplanacak tazminatın tarafına ödenmesi istemiyle ilk olarak 29.02.2016 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurduğu, tazminat talebinin iletildiği Yazıhan İlçe Jandarma Komutanlığınca davacının geçici köy koruculuğundan ne şekilde ilişiğinin kesildiği veya istifa ettiğine dair herhangi bir evraka rastalanılmadığı hususunun 11.04.2016 tarihinde davacıya bildirildiği, bunun üzerine davacının Devletin resmi makamlarının resmi belge ve bilgileri özenle saklama yükümlülüğü bulunduğundan bahisle söz konusu belgelerin incelenerek 442 sayılı Kanun'un Ek 17.maddesinin sağladığı haklardan yararlandırılmak istemiyle 03.05.2016 tarihli dilekçe ile Yazıhan Kaymakamlığına başvurduğu, davalı idarece 12.05.2016 tarih ve 47667012 sayılı yazı ile İlçe Jandarma Komutanlığından davacının geçici köy koruculuğuyla ilgili tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, İlçe Jandarma Komutanlığının yapılan arşiv araştırması neticesinde davacının göreve başlama evrakının bulunduğu, ancak görevi ne şekilde bıraktığına ya da göreviyle ilişiğinin nasıl kesildiğine dair herhangi bir evraka rastlanılmadığının bildirimine ilişkin 26.05.2016 tarih ve 577 sayılı yazısının davalı idarenin 09.06.2016 tarih ve 869 sayılı işlemiyle davacıya tebliği suretiyle tazminat talebinin reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, 02/06/2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5673 sayılı Kanunun 2. maddesiyle 442 sayılı Köy Kanunu'na eklenen Ek 17. maddede, 55 yaşını doldurmadan sağlık ve idarî nedenlerle görevine son verilenler ile ölenlere (55 yaşını doldurmamış olmakla birlikte onbeş yıl veya daha fazla hizmeti bulunanlardan görevleri ile ilişikleri devam etmekte iken vefat edenler hariç), 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödeneceğinin hükme bağlandığı, ancak anılan kanun hükümlerinin incelenmesinden getirilen bu düzenlemenin Ek 17. maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (02/06/2007) öncesine yönelik olarak uygulanacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, nitekim davacının görevine de Ek 17. maddenin yürürlük tarihinden önce 2000 yılında son verildiği görülmektedir.
Kaldı ki; 442 sayılı Kanun'un Ek 16. ve Ek 17. maddelerine yönelik olarak 04/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 2. maddesinin son cümlesinde, geçmiş süreler için herhangi bir ödeme yapılmayacağı düzenlemesi yer almaktadır.
Bu durumda yeni getirilen düzenlemenin davacının durumunda olanları kapsamadığı anlaşıldığından, davanın reddi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Malatya İdare Mahkemesi'nce verilen 13/04/2017 tarih ve E:2016/745, K:2017/695 sayılı "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 117,70-TL ilk aşama yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 73,80-TL istinaf yargılama giderinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, davalı idarenin harçtan muaf olması sebebiyle istinaf aşamasında alınmayan 85,70-TL istinaf başvuru harcının 492 sayılı Kanun'un 13/j maddesi uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince Maliye İdaresine müzekkere yazılmasına, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa resen iadesine, 19/12/2017 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
AZLIK OYU: İstinafa konu mahkeme kararı hukuka uygun olduğundan, davalı idarenin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)