İSTEMİN ÖZETİ: Suriye uyruklu olan davacının, 6458 sayılı Yasa'nın 54.maddesi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 25.10.2016 tarih ve 2733625.101.18.03.2 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Suriye uyruklu olan davacının 24.10.2016 tarihinde İzmir Adnan Menderes Havaalanından Berlin/ALMANYA'ya çıkış yapmak isterken yapılan araştırmada; davacının üzerinden çıkan Suriye pasaportunun kendisine ait ve orijinal olduğu, pasaportun 6.sayfasında bulunan Antalya Havalimanı giriş damgasının sahte olduğu, davacının ülkemize yasal olmayan yollardan giriş yaptığı, ibraz etmiş olduğu Litvanya oturum kartının sahte olduğunun tespiti üzerine 6458 sayılı Yasa'nın 54/1-d maddesini ihlal ettiğinden bahisle İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 25.10.2016 tarih ve 2733625.101.18.03.2 sayılı kararı ile hakkında sınır dışı etme kararı alındığı, bu kararın kendi dilinde 25.10.2016 tarihinde bizzat davacıya tebliğ edildiği, buna göre bu işlemin iptali istemiyle bu tarihi takiben 15 gün içinde dava açılması gerekirken, dava açma süresi geçtikten sonra 07.12.2016 tarihinde bakılan davanın açıldığı görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı Yasa'nın 15/1-b maddesi uyarınca davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen İzmir 1. İdare Mahkemesi'nin 21/12/2016 gün ve E: 2016/1876, K: 2016/1750 sayılı kararının; tercüman vasıtasıyla açıklama yapılmadığı, sadece bir evrak imzalatıldığı tebliğ edilen evrakın bir örneğinin verilmediği, tebligatın Tebligat Kanunu'nun 100. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kararın yasal ve yerinde olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir...
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemeleri'nin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay'da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" bozma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dava, Suriye uyruklu olan davacının, 6458 sayılı Yasa'nın 54.maddesi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 25.10.2016 tarih ve 2733625.101.18.03.2 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlığın maddi çerçevesinin dayandığı 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun "sınır dışı etme kararı" başlıklı 53. maddesinde, "(1) Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.
(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. " kurallarına yer verilmiştir.
Dairemizce; öncelikle 6458 sayılı Yasa kapsamında verilen sınırdışı etme kararları için özel yasasında öngörülmüş başvurusu üzerine, idare mahkemesi kararlarının "kesin" niteliğinin kapsamı ve anlamı gözönünde bulundurularak; verilmiş olan kararların istinaf yoluyla incelenmesi olanağı bulunup bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu çerçevede; 6545 sayılı Yasa ile değişik 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 1. fıkrasının, başka kanunlarda aksi kurala bağlanmış olsa dahi, istinaf yolunu açık tuttuğu uyuşmazlıkların idari yargı düzeni içindeki mahkemelerin önünde "dava" yoluyla görülen uyuşmazlıkları kapsadığı, "itiraz" yoluyla görülen ve/veya yargılama usulü bakımından da özel usul kurallarına sahip olan uyuşmazlıkları kapsamadığı kabul edilmelidir. Değişiklik öncesi dönemde de benzer kurallara karşın; özel yasasında kesin olduğu belirtilen itiraz üzerine verilmiş kararların temyiz yada itiraz kanun yolu başvurularının itiraz ve temyiz mercileri tarafından incelenmeksizin reddedilmesi yerleşik bir içtihat haline gelmiştir. Ancak; hak arama özgürlüğünün bir gereği olarak maddi nitelikli özel yasa kuralları uyarınca tesis edilmiş işlemlere yönelik olarak çıkarılan uyuşmazlıklarda; mahkemelerce dayandığı maddi yasal düzenlemeler uyarınca "esası" incelenmeden, davanın kabul koşullarına ilişkin kurallar uyarınca ilk inceleme üzerine verilen kararlar yönünden; istinaf başvurularının incelenmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Bu bakımdan; Dairemizce 6458 sayılı Yasa uyarınca tesis edilen işleme yönelik olarak davacı tarafından yapılan başvuru üzerine, uyuşmazlığın esası incelenmeden özel yasasındaki dava açma sürelerine ilişkin kurallar uyarınca süreaşımı nedeniyle davanın reddine yönelik olarak verilen karara yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Benzer bir yaklaşım ve inceleme için; Danıştay 10. Dairesinin, 19.01.2016 tarih, E:2014/1508, K:2016/276 sayılı kararına bakılabilir.)
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İzmir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/12/2016 gün ve E: 2016/1876, K: 2016/1750 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun REDDİNE, davanın adli yardım talepli olması nedeniyle istinaf başvurusu sırasında alınmayan 79,70-TL başvuru harcı ile 22,00-TL posta gideri ücretinin davacıdan tahsili için ilgili idareye müzekkere yazılmasına, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesi'nce yatırana iadesine, 23/02/2017 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)