(2577 S. K. m. 45) (634 S. K. 4) (1319 S. K. m. 2) (213 S. K. m. 305)
İSTEMİN ÖZETİ: Emlak vergisine esas gayrimenkulün brüt m2 sinin eksik beyan edilmesi sebebiyle davalı idarece değer farkı üzerinden resen tarhiyat yapılarak davacı adına 330660-62-63-65-70-72 nolu ihbarnameler ile tanzim ve tebliğ olunan, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı bina vergileri ile TKVK katkı paylarının kaldırılması istemiyle açılan davada; konuya ilişkin yasal hükümler ve davalı idarece resen tarhın sebebini oluşturan alanın, taşınmazın ortak kullanımında olan otopark olduğu hususunda taraflar arasında bir itilaf bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde; binanın ortak alanlarının bina vergisi değerinin tespitinde binaya tabi ve değerini tayin eden unsurlardan olduğu, tahsis edildiği amaç dışında kullanılmadığı müddetçe çamaşırlık, sığınak, kapıcı ve kalorifer dairesi, bahçe, ortak garaj ve benzeri yerlerin binanın eklentilerinde olduğu gibi emlak rayiç değerinin kapsamında kabul edildiği anılan yasal hükümler doğrultusunda sabit olduğundan, davalı idarece aksi somut bir tespit ile ortaya konulmadan yalnızca bina inşaat ruhsatında belirlenen m2 alanı esas alınarak davacı adına 2011,2012,2013,2014,2015 dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı bina vergileri ile TKVK katkı paylarına ilişkin tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne ve dava konusu cezalı tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin 02/03/2017 gün ve E:2016/1946, K:2017/426 sayılı İstanbul 10. Vergi Mahkemesi Hakimliği kararının; bağımsız bölümlerin yüzölçümlerinin ortak kullanım alanlarıyla birlikte düşünülmesi zorunlu olduğundan, yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 4/a maddesinde; "Ortak yerlerin konusu sözleşme ile belirtilebilir. Aşağıda yazılı yerler ve şeyler bu kanun gereğince her halde ortak yer sayılır. Temeller ve ana duvarlar, (Ek ibare: 14/11/2007-5711 S.K./2.mad) taşıyıcı sistemi oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar ile taşıyıcı sistemin parçası diğer elemanlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, tavan ve tabanlar, avlular, genel giriş kapıları, antreler, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar ve buralardaki genel tuvalet ve lavabolar, kapıcı daire veya odaları, genel çamaşırlık ve çamaşır kurutma yerleri, genel kömürlük ve ortak garajlar, elektrik, su ve havagazı saatlerinin korunmasına mahsus olup bağımsız bölüm dışında bulunan yuvalar ve kapalı kısımlar, kalorifer daireleri, kuyu ve sarnıçlar, yapının genel su depoları, sığınaklar..." hükmü ile müşterek kullanılan otoparkların her halde ortak yer kabul edileceği hükmüne yer verilmiştir.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun "Bina tabiri" ni düzenleyen 2. maddesinin 2. fıkrasında; "Bu Kanunun uygulanmasında Vergi Usul Kanununda yazılı bina mütemmimleri de bina ile birlikte nazara alınır." hükmü ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununa atıf yapan fıkranın atıf yaptığı, 213 sayılı Kanunun "Mütemmimat" ı düzenlenen 305. maddesinde; "Belediye teşkilatı bulunan yerlerde belediye sınırları içindeki binaların ve belediye teşkilatı bulunmıyan yerlerde köyü teşkil eden binaların işgal eylediği saha dahilindeki binaların mütemmimatından olan arazi; B) Her nerede olursa olsun, ticaret ve sanata tahsis edilmiş olan ve bunlarla birlikte aynı işte kullanılan arazi; İrat takdirinde binaya tabidir. Bina ile sınırlanmış olup kullanış tarzı itibariyle de bina ile birlik teşkil eden avlu, bahçe ve sair arazi binanın mütemmimatındandır." şeklinde hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca, 6 seri nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde bina vergisini düzenleyen kısmın c fıkrasında ortak yerlerin değerlemesi düzenlenmiş olup, "... Buna karşılık, Kat Mülkiyeti Kanununa göre kat maliklerinin ortak kullanımına tahsis edilen ve müstakillen tasarrufu mümkün olmayan (çamaşırlık, sığınak, kapıcı ve kalorifer dairesi, bahçe, ortak garaj ve benzeri.) yerler için, eklentilerde olduğu gibi, bunlar da bağımsız bölümlerin değerini tayin eden kısımlar olduğundan, ayrıca vergi değeri tayin ve takdir edilmeyecek ve bağımsız bölümlerle bağlantıları ölçüsünde bu bölümlerle birlikte değerleme konusu yapılacaktır." hükmü mevcuttur.
Dava dosyasının incelenmesinden, emlak vergisine esas gayrimenkulün brüt m2 sinin eksik beyan edildiğinden bahisle davalı idarece değer farkı üzerinden resen tarhiyat yapıldığı ve davacı adına 2011 ila 2015 yıllarına ait vergi ziyaı cezalı bina vergileri ile TKVK katkı paylarının tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından eksik beyan edildiği iddia edilen alanın müşterek otopark olarak kullanıldığı, 6 ve 14 seri nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğleri gereğince ayrıca matrah takdirine konu olamayacağı ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, mülkiyeti davacıya ait 4 adet bağımsız bölümün bulunduğu binanın otoparkının Kat Mülkiyeti Kanununa göre kat maliklerinin ortak kullanımına tahsis edilmiş olması nedeniyle, her bir bağımsız bölüm için, sahip olduğu arsa payı oranında otoparktan aldığı payın ilavesi suretiyle belirlenecek yüzölçümü esas alınarak hesaplanacak vergi değeri üzerinden bina vergisi ödenmesi gerektiğinden, uyuşmazlık konusu dönemler için re'sen yapılan vergi ziyaı cezalı bina vergileri ile TKVK katkı payları tarhiyatında hukuka aykırılık, aksi yönde ve dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 10. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 02/03/2017 günlü ve E:2016/1946, K:2017/426 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, 77,50.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 139,30.-TL istinaf giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.210,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 11/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)