(213 S. K. m. 5) (2577 S. K. m. 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına, takdir komisyonu kararına istinaden 2009/10-12 hesap dönemine ilişkin olarak 20151016135030000003 sayılı ihbarnameyle yapılan vergi ziyaı cezalı Kurumlar Geçici vergisi tarhiyatının kaldırılması istemiyle açılan davanın, "...olayda, dava dosyasında mevcut dava konusu ihbarnamelere ilişkin tebliğ alındısı incelendiğinde, dava konusu ihbarnamelerle birlikte dayanak takdir komisyonu kararlarının tebliğ edilmesine rağmen, takdir komisyonu kararının dayanağını oluşturan 19.08.2015 tarih ve 2015-A-3564/22 vergi tekniği raporunun davacıya tebliğ edilmediğinin görüldüğü, bu durumda, davacının hangi suç ile isnat edildiğini öğrenme ve bu duruma göre savunma yapma hakkı elinden alınmış bulunduğu, bu durum karşısında, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı davacının savunma hakkının engellendiği tartışmasız olduğu gibi kendisine ait bilgilerin verilmemesi, 213 sayılı Kanunun "Vergi Mahremiyeti" başlıklı 5. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, sadece vergi ve ceza ihbarnamesi ve takdir komisyonu kararları tebliğ edilmek suretiyle, işlemlerin dayanağı olan ve davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun davacıya tebliğ edilmemesinde hukuka uygunluk bulunmadığından dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılması gerektiği..." gerekçesiyle kabulü yönünde verilen İstanbul 12. Vergi Mahkemesi'nin 06/03/2017 tarih ve E:2015/1805, K:2017/745 sayılı kararının, davalı idare vekili tarafından, davacının 2009 hesap döneminin incelenmesi sonucu davacı hakkında 19.08.2015 tarih ve 2015-A-3564/22 sayılı Vergi Tekniği Raporu tanzim edildiği, raporda davacının 2009 hesap döneminde bir kısım mal ve hizmet satışlarını belgesiz gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, bunun üzerine takdire sevk edilerek ilgili tarhiyatların yapıldığı, yapılan işlemlerin vergi kanunlarına uygun olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Cevap dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; dosyadaki belgeler incelenip istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2. fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında da, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi-belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, başvuru aşamasında yapılan 39,00-TL tutarındaki yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra Mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 29.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)