(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ….. Mahallesi, 360 parsel sayılı ve 2.645,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 14.00 m²'si üzerinde baz istasyonu yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle, 11/02/2010-22/08/2014 tarihleri arasındaki 4 yıl 6 ay 12 günlük dönem için 59.221,17 TL ecrimisil talep edilmesine ilişkin 11/02/2016 tarih ve 17738 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu taşınmaz hakkında ...... isimli şahsa ait 06.05.1986 tarihli tapu tahsis belgesinin bulunduğu, ......'in ….'ı 02.03.2005 tarihinde Kartal 10. Noterliği tarafından düzenlenmiş vekaletname ile kendisini temsile yetkili kıldığı, davacı tarafından mahkemeye ibraz edilen dava konusu taşınmaz hakkındaki kira sözleşmesinin incelenmesinden, kira sözleşmesinin taraflarının ….. ile davacı şirket olduğu, kira sözleşmesinin süresinin 22.01.2007 tarihinden itibaren 5 yıl süreli yapıldığı, 31.01.2011 tarihinde ......'in …..'ı kendisini temsil edebileceğine dair vekaletnameden Gebze 5. Noterliği vasıtasıyla azlettiği, daha sonra ......'in anılan tapu tahsis belgesi üzerindeki haklarından 27.12.2012 tarihinde …… lehine Kartal 20. Noterliği'nde feragat ettiği, …..'ün de 04.01.2013 tarihinde lehine feragat edilen tapu tahsis belgesi üzerindeki haklarını imar planında belirtilen amaçları doğrultusunda dini tesis ve cami yapılması koşuluyla Tuzla İlçe Müftülüğü'ne devrettiği, davalı idarece 04.01.2013 tarihinde hüküm ve tasarruf yetkisi kendisine geçmiş olan taşınmaz hakkında ancak bu tarihten sonrası için ecrimisil istenebilecekken 22.08.2014 tarihli taşınmaz tespit tutanağına istinaden 11/02/2010-22/08/2014 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil istenilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 11. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/04/2017 tarih ve E:2016/345, K:2017/907 sayılı kararın; davalı idare tarafından, tapu tahsis belgesindeki haklar kendisine devredilen ….. tarafından, sahip olduğu haklardan cami ve dini tesis alanı yapılmak üzere feragat edildiği, tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden başvurunun reddine, başvuru aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 29.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)