(3194 S. K. m. 32) (2577 S. K. m. 15, 45)
İSTEMİN KONUSU: Bursa 3. İdare Mahkemesinin 09/05/2017 tarih ve E:2017/1, K: 2017/825 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bursa İli, Mudanya İlçesi, .... Mahallesi, 2049 ada, 2 parsel sayılı taşınmazda 02/03/2007 günlü, 08/06 sayılı yenileme ruhsatına istinaden inşasına başlanan yapının (vaziyet planına göre E Blok) ruhsatı hükümsüz sayılmasına rağmen inşai faaliyetlerin devam ettiğinden bahisle mühürlenmesine ilişkin 29/08/2016 günlü, 19/1049 sayılı yapı tespit ve tatil zaptı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacıya 91.015,57.-TL idari para cezası verilmesine ve aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca ruhsat alması için bir ay süre verilmesine, ruhsat alınmadığı takdirde söz konusu yapının yıkımına ilişkin 31/08/2016 günlü, 2016/841 sayılı Mudanya Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: Bursa 3. İdare Mahkemesinin 09/05/2017 tarih ve E:2017/1, K:2017/825 sayılı kararı ile; yapı tatil zaptının yapı üzerine asıldığı tarihten itibaren altmış günlük yasal dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra, 02/01/2017 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, 29/08/2016 gün ve 19/1049 sayılı yapı tatil zaptının iptali istemi açısından davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı, dava konusu encümen kararının, ruhsatsız olarak yapılan yapı için ruhsat alması için 1 ay süre verilmesine, ruhsat almadığı takdirde 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin kısmının iptali istemi incelendiğinde; uyuşmazlığa konu yapıya ilişkin olarak Güzelyalı Belediyesi tarafından 02/03/2007 tarih 08/06 ruhsat nolu yapı ruhsatı verilmiş olsa da, söz konusu imalatın ruhsat süresi geçtikten sonra yani ruhsatsız olarak yapıldığı ve ruhsatsız olarak yapılan imalatın kim tarafından yapıldığından bağımsız olarak ruhsat alınması veya ruhsata uygun hale getirilmesi gerektiği açık olduğundan, dava konusu 31/08/2016 gün ve 2016/841 sayılı Mudanya Belediye Encümeni kararının, ruhsat alınması için 1 ay süre verilmesine, ruhsat alınmadığı takdirde yıkımına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, encümen kararının, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca verilen 91.015,57-TL para cezasına ilişkin kısmının iptali istemine gelince; ruhsatsız olarak inşa edilen dava konusu yapıya ilişkin olarak Güzelyalı Belediyesi tarafından verilen 02.03.2007 tarihli yapı ruhsatının hükümsüz hale geldiği, yapının bulunduğu alanın ise tapuda ...., ...., .... ve .... adına kayıtlı olduğu, inşa edilen yapının ise kim tarafından yapıldığının kesin olarak ortaya konulamadığı göz önüne alındığında, davacının yapı sahibi/müteahhidi/fenni mesulü olduğu ortaya konulmadan tesis edilen encümen kararının davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında cezaların şahsiliği ilkesi gereğince hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu yapı tatil tutanağı yönünden 2577 sayılı Yasanın 15/1-b maddesi hükmü uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle, dava konusu encümen kararının ruhsat alınması için 1 ay süre verilmesine, ruhsat alınmadığı takdirde 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin kısmı yönünden ise esastan reddine, encümen kararının idari para cezasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANTARAFLARIN İDDİALARI:
1- (DAVACI)
İdari para cezasının cezaların şahsiliği ilkesi gereği iptaline karar verilmesine karşın encümen kararının yıkıma ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesinin çelişkili olduğu ileri sürülerek dava konusu işlemin bu kısım yönünden de iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2- (DAVALI)
Encümen kararına konu imalatların ruhsatı hükümsüz kalmasına rağmen davacı tarafından yapıldığının yapı tatil tutanağı ile de saptanması nedeniyle 3194 sayılı Kanunun 32. ve 42. maddelerine göre tesis edilen encümen kararının hukuka uygun olduğu öne sürülerek, davanın bu kısım yönünden de reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
DAVACI: Savunma verilmemiştir.
DAVALI: İlk derece mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davacı istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Bursa İli, Mudanya İlçesi, .... Mahallesi, 2049 ada, 2 parsel sayılı taşınmazda 02/03/2007 günlü, 08/06 sayılı yenileme ruhsatına istinaden inşasına başlanan yapı (vaziyet planına göre E Blok) ruhsatı hükümsüz sayılmasına rağmen inşai faaliyetlerin devam ettiğinden bahisle 29/08/2016 günlü, 19/1049 sayılı yapı tespit ve tatil zaptı ile mühürlenmiştir.
Bu tutanak esas alınarak, Mudanya Belediye Encümeninin 31/08/2016 günlü, 2016/841 sayılı kararı ile, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacıya 91.015,57.-TL idari para cezası verilmesine ve aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca ruhsat alması için bir ay süre verilmesine, ruhsat alınmadığı takdirde söz konusu yapının yıkımına karar verilmiştir.
Söz konusu yapı tespit ve tatil zaptı ile encümen kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.)45. maddesinin; 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”; 6. Fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış olup, ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının istinafen kaldırılması ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesinde yer alan sebebin varlığı halinde mümkün bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare mahkemesi kararının, yapı tespit ve tatil zaptı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının istinaf dilekçesinde öne sürülen hususlar, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İdare Mahkemesi kararının, 31/08/2016 günlü, 2016/841 sayılı Mudanya Belediye Encümeni kararına ilişkin kısmına gelince;
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 4. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir...” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16’ncı maddesi ile eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş; 31.12.2018 günlü ve 538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 30/06/2019 tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde de, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu yapı için yukarıdaki madde hükümleri uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 05/07/2018 tarihli, 171178 başvuru numaralı, G07AA8P8 belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin düzenlendiği, Dairemizin 27/03/2019 günlü ara kararına cevaben davalı idare tarafından gönderilen ve 17/04/2019 tarihinde Dairemiz kayıtlarına giren dilekçe ve ekindeki belgelere göre; 25/07/2018 günlü, 2018/517 sayılı Mudanya Belediye Encümeni kararı ile, imar para cezalarının ödenmeyen kısımlarının ve yıkımlarına ilişkin encümen kararlarının iptal edilebilmesi için evrakın İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne tevdiine karar verildiği, davacının 26/09/2018 günlü ve 29541 kayıt numaralı dilekçesine istinaden 02/10/2018 günlü, E.29902 sayılı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yazısı ile anılan encümen kararı gereği 31/08/2016 günlü, 841 sayılı ve 07/12/2016 günlü, 1056 sayılı encümen kararlarına konu idari para cezalarının tahsil edilmeyen kısımları ile yıkıma ilişkin kısmının iptal edildiği hususunun davacıya bildirildiği görülmüştür.
Bu durumda, davacıya 91.015,57.-TL idari para cezası verilmesine ve aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca ruhsat alması için bir ay süre verilmesine, ruhsat alınmadığı takdirde söz konusu yapının yıkımına ilişkin 31/08/2016 günlü, 2016/841 sayılı Mudanya Belediye Encümeni kararı yönünden uyuşmazlığın ortadan kalktığı, bir diğer deyişle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, söz konusu encümen kararının idari para cezasına ilişkin kısmının iptali, yıkıma ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki mahkeme kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, yargılama giderlerinin kapsamı belirlenmiş; bu çerçevede, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yasada yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği kurala bağlanmış, böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Bilindiği üzere, yargılama sonucu bir tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o tarafın dava açmak ya da dava açılmasına sebebiyet vermek suretiyle karşı tarafın yargılama masrafı yapmasına neden olunmasıdır.
Olayda, dava konusu işlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi uyarınca yıkım kararının iptal edilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davada, dava konusu işlem yönünden hukuksal denetim yapılamadığından ve tarafların haklılık durumu değerlendirilmediğinden yargılama giderleri bakımından sorumlu tutulmalarının, adalet, hakkaniyet, hukuk devleti ilkelerine uygun düşmeyeceği açık olup, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve taraflar lehine veya aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Karar Sonucu: Açıklanan nedenlerle;
1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Bursa 3.İdare Mahkemesinin 09/05/2017 tarih ve E:2017/1, K:2017/825 sayılı kararının yapı tespit ve tatil zaptına ilişkin kısmına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine,
2- Aynı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kararın 31/08/2016 günlü, 2016/841 sayılı Mudanya Belediye Encümeni kararına ilişkin kısımlarına yönelik tarafların istinaf başvurularının kabulüne, kararın bu kısımlarının kaldırılmasına,7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde uyarınca alınan Yapı Kayıt Belgesine istinaden dava konusu encümen kararı davalı idare tarafından iptal edildiğinden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3- Aşağıda dökümü yapılan 115,15.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından karşılanan 119,10.-TL istinaf giderinin istemde haklılık oranına göre belirlenen 59,55.-TL’sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan 59,55.-TL istinaf giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarece karşılanan 119,10.-TL istinaf giderinin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4- Davanın karar verilmesine yer olmadığına şeklinde sonuçlanan kısmı nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine,
5- Mahkeme kararının davacının istinaf başvurusu reddedilmek suretiyle kesinleşen kısmında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, davalı idare lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine gerek bulunmadığına,
6- Artan posta giderlerinin mahkemesince istinaf isteminde bulunanlara iadesine,
7- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
8- Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 24.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)