(2577 S. K. m. 2, 14, 15, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, İstanbul İli, Şişli İlçesi, …. Sokağı, (10262 ada, 1 sayılı parselde) bulunan taşınmaz için tapu tahsis belgesi verilmesi veya 4706 sayılı Kanun uyarınca tarafına satılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü'nün 25.01.2016 tarihli ve 2407 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davayı; "uyuşmazlığa konu taşınmazın 1983 yılı itibariyle zeminin vakfa ait olduğu ve davacının vefat eden eşi tarafından 2981 sayılı Kanun hükümleri uyarınca başvuruda bulunulduğu, dolayısıyla davacının vefat eden eşinden dolayı 2981 sayılı Kanun uyarınca davacıya, yerinde korunabiliyorsa bulunduğu yerden, yerinde korunamıyorsa başka bir gecekondu önleme veya ıslah bölgelerinden veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parsellerinden müstakil, hisseli veya kat mülkiyetine göre tahsis yapılması gerekirken davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 22.09.2016 tarih ve E:2016/260, K:2016/1273 sayılı kararının; davalı idare tarafından, davacının eşi tarafından daha önce açılan davaların yargı kararı ile reddedildiği, davacının tapu tahsis belgesi alma şartlarını taşımadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir" hükmü yer almış, 5. fıkrasında da "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir" hükmü düzenlenmiş bulunmaktadır.
İstinaf başvurusu; İstanbul İli, Şişli İlçesi, ...... Sokağı, 10262 ada, 1 sayılı parselde bulunan taşınmaz için tapu tahsis belgesi verilmesi veya 4706 sayılı Kanun uyarınca tarafına satılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü'nün 25/01/2016 tarihli ve ….. sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davayı iptali istemiyle açılan davayı; iptal eden ilk derece mahkemesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türleri arasında sayılmış, 3.maddesinde, iptal ve tam yargı davalarına ait dilekçelerde bulunması zorunlu hususlar açıklanmış; 14. maddesinin 3.fıkrasında dilekçelere yönelik ilk inceleme konuları belirtilmiş; 15. maddesinde ise, ilk inceleme üzerine verilecek kararlar gösterilmiştir.
Bu hükümlere göre; davanın konusuyla bağlı olarak uyuşmazlığı çözümlemekle görevli ilk derece yargı yerlerince verilen kararlara yapılan istinaf taleplerinin Bölge İdare Mahkemelerince incelenebilmesi, mahkemesince, öncelikli olarak uyuşmazlığın konusu net olarak ortaya konulduktan sonra inceleme yapılmak suretiyle dava konusu edilen idari işlem/işlemlerin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinin (1/a) bendi ve uyarınca; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olup olmadığı denetlenerek bir karar verilmiş ise mümkün olabilecektir.
Olayda, davacı tarafından, İstanbul İli, Şişli İlçesi, … Sokağı, (….. ada, 1 sayılı parselde) bulunan taşınmaz için tapu tahsis belgesi verilmesi veya 4706 sayılı Kanun uyarınca tarafına satılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçelerinde, iptal istemlerinin açık ve net olarak ortaya konulması gerekli olup, idari yargı yerinde "tapu tahsis belgesi verilmesi" veya "4706 sayılı Kanun uyarınca tarafına satılması" istemlerinin reddine ilişkin işlemin (terditli istem) iptali istemiyle dava açılması mümkün değildir.
Bu durumda, dava dilekçesinde, tapu tahsis belgesi verilmesi veya 4706 sayılı Kanun uyarınca tarafına satılması şeklindeki istemlerle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, öncelikle davacının 15.01.2016 günlü başvuru içeriğinin, 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Kanunu ile 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi hakkında Kanun olmak üzere farklı Kanun hükümlerine dayalı olduğu ve esasen 4706 sayılı Kanun yönünden yapılan başvurunun reddi işlemi yönü ile yapılacak yargısal inceleme neticesi verilecek kararın, istinaf incelemesinin Dairemiz görev alanında bulunmadığı dikkate alındığında, 15.01.2016 günlü başvurunun, hangi kanun yönünden tesis edilen idari işlem için açıldığı netleştirilerek, terditli isteme mahal verilmeden yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 22/09/2016 tarih ve E:2016/260, K:2016/1273 sayılı kararının KALDIRILMASINA, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/5. maddesi uyarınca dava dosyanın MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, yargılama giderleri mahkemesince yeniden verilecek kararla hüküm altına alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına aynı Kanun maddesi uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 29/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)