(3194 S. K. m. 5, 6, 8, 18)
İSTEMİN ÖZETİ: Antalya İli, Alanya İlçesi, .... Mahallesi, 2776 ada, 1, 2, 3, 6, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların devredilmesi talebinin reddine ilişkin Antalya Valiliği'nin 22/03/2016 tarih ve 62844594-010.01-E:10245 Sayılı işleminin ve Alanya Belediye Başkanlığı'nın 03/07/2012 tarih ve 103 Sayılı Meclis kararı ile yapılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan tadilatlarının ve 15/02/2013 tarihinde tapuya tescil edilen imar uygulamasının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; "Komisyonca alınan kararlara karşı yapılan itirazın da yetki ve usulde paralellik ilkesi gereği aynı komisyon tarafından karara bağlanması gerekmekte olup bu konuda tek başına Vali Yardımcısının karar alma yetkisi bulunmadığından dava konusu Antalya İli, Alanya İlçesi, .... Mahallesi, 2776 Ada,. 1, 2, 3, 6, 8 ve 9 parsellerdeki taşınmazların devredilmesi talebinin reddine ilişkin Antalya Valiliğinin 22/03/2016 tarih ve 62844594-010.01-E,10245 Sayılı işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmaksızın, yalnızca 1/1000 ölçekli imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin dava konusu Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararı ile yapılan 1/1000 ölçekli imar plan değişikliğinde üst ölçekli planlara aykırılık nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planında herhangi bir değişiklik yapılmadığı, sadece 1/1000 ölçekli uygulama imar planında değişiklik yapıldığı anlaşıldığından, davanın Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararı ile yapılan 1/5000 ölçekli imar plan tadilatının iptali istemi kısmı hakkında esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda, Alanya İlçesi, .... Mahallesi, 43 ada, 3, 4, 5, 6, 32, 175 ve 186 parsellerin ( 2776 ada, 1, 2, 3, 6, 8, 9 parseller) onaylı imar planları ile mevcut kullanımlar arasındaki uyumsuzlukların ortadan kaldırılması, özel mülkiyete konu parsellerin 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi gereğince yapılacak parselasyon işlemi ile tek parselde toplanması ve halen yapımı devam eden atık su arıtma tesisinin ruhsata bağlanması amacıyla 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı Alanya Belediye Meclis kararıyla 1/1000 ölçekli uygulama imar plan tadilatının kabul edildiği, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden ise; 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise herhangi bir değişiklik yapılmadığı anlaşıldığından, söz konusu kararın yalnızca 1/1000 ölçekli plan tadilatına ilişkin olması nedeniyle alt ölçekli imar planı tadilatının 1/5000 ölçekli plana aykırı olduğu, plan hiyerarşisine aykırı şekilde işlem tesis edildiğinden Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararı ile yapılan 1/1000 ölçekli imar plan değişikliğinde üst ölçekli planlara aykırılık olması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı, söz konusu taşınmazları kapsayan alanda yapılan, Alanya Belediye Encümeninin 09/08/2012 gün ve 2258 Sayılı kararı ile onaylanan ve 15/02/2013 tarihinde tapuya tescil edilen 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması (parselasyon) işleminde uygulama işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının hukuka aykırı olması nedeniyle bu plana dayalı olarak ve dayanağı plan hukuka aykırı olan uygulama (parselasyon) işleminin de hukuka aykırı olduğu" gerekçesiyle dava konusu Antalya Valiliği'nin 22/03/2016 tarih ve 62844594-010.01-E:10245 Sayılı işleminin, dava konusu 1/1000 ölçekli imar plan değişikliği yapılmasına ilişkin Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararının, Alanya Belediye Encümeninin 09/08/2012 gün ve 2258 Sayılı kararı ile onaylanan ve 15/02/2013 tarihinde tapuya tescil edilen 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması (parselasyon) işleminin iptallerine, davanın Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararı ile yapılan 1/5000 ölçekli imar planı tadilatının iptali istemi yönünden ise incelenmeksizin reddi yolunda verilen Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 06/10/2017 gün ve E:2016/504, K:2017/1321 Sayılı kararının; davalı Alanya Belediye Başkanlığı vekilince, yapılan işlemlerin ve alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğu, dosyanın teknik bilgi ve inceleme gerektirdiği halde bilirkişi raporu alınmaksızın karar verilerek eksik inceleme yapıldığı, davalı Antalya Valiliği tarafından; mevzuat hükmü uyarınca devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu tarafından taşınmazların devir işlemleri imar planları ile tapu kayıtlarındaki durumu göz önüne alarak ilgisine göre gerçekleştirildiği, bu nedenle talebin değerlendirilemediği, söz konusu karar alınırken 6360 Sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda işlemin tesis edildiği, dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Teknik bir bilirkişi incelemesi yapılmasına hukuken gerek olmadığı, mahkemece imar mevzuatına hakim kişilerce değerlendirme yapılabilecek bir konu olduğu, davalı idarenin itirazlarının doğru ve yerinde yapılan itirazlar olmadığı, istinaf taleplerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi ve 5. İdari Dava Dairesi Müşterek Heyetince işin gereği görüşüldü:
KARAR: İstinafa konu kararın, Antalya Valiliği'nin 22/03/2016 tarih ve 62844594-010.01-E 10245 Sayılı işleminin iptaline ilişkin kısmında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından bu kısım yönünden davalıların istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.
İstinafa konu kararın, 1/1000 ölçekli imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararının iptaline yönelik kısmı yönünden;
Dava konusu plan tadilatlarının yapıldığı tarihte yürürlükte olan 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde, Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olduğu, Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, "Planlama Kademeleri" kenar başlıklı 6. maddesinde, Planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından; "Bölge Planları" ve "İmar Planları", imar planlarının ise, "Nazım İmar Planları" ve "Uygulama İmar Planları" olarak hazırlanacağı belirtilmiş, 8. maddesinde de, planların hazırlanması ve yürürlüğe konulmasına ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Anılan maddenin (b) bendinde, imar planlarının Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana geleceği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni planı kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de maddede açıklanan usullere tabi olacağı belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca planlar arasında belirlenen hiyerarşik sıralamaya göre, alt ölçekli imar planlarının üst ölçekli imar planlarına uygun olması, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının 1/5000 ölçekli nazım imar planlarına aykırı düzenlemeler getirmemesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, Dairemizce istinabe suretiyle mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 07.02.2019 havale tarihli ve hükme esas alınabilecek nitelikteki bilirkişi raporunda, 1/5000 nazım imar planı tadilatının üst ölçekli 1/25000 ölçekli nazım imar planı ile uyumlu olduğu, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadilatının da üst ölçekli 1/5000 nazım imar planı tadilatına; plan alan kullanım kararları ve yoğunluk kararları açısından uyumlu olduğunun belirtildiği hususları dikkate alındığında, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadilatının hukuka uygun olduğundan, aksi yöndeki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan, bilirkişi raporunda; "Ancak, dava konusu alanda yer alan Arıtma Tesisi Alanının teknik altyapı alanı olması nedeniyle davaya konu plan değişikliği kapsamında bu alanın küçültülmesi nedeniyle yönetmelik hükmü gereği eşdeğer alan ayrılması gerektiği, dava konusu planlarda böyle bir eşdeğer alanın ayrılmadığı, her ne kadar yukarıda sözü edilen hususlar bağlamında, kısa vadede dava konusu planda ayrılan alan yeterli olarak görülse de, orta ve uzun vadede farklı, daha uygun ve daha geniş bir alanda alanı küçültülen Arıtma Tesisi Alanının yer aldırılması, yönetmelik hükmü gereği de davaya konu plan değişikliklerinde eşdeğer alanın ayrılması gerektiği, eşdeğer alanın ayrılmaması nedeniyle dava konusu planların imar mevzuatı, planlama esasları ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı" hususu belirtilmiş ise de, dava konusu Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararı ile yapılan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı tadilatına ilişkin olarak istinafa konu karar ile verilen incelenmeksizin ret kararına karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmadığından kararın bu kısmının kesinleştiği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadilatının üst ölçekli 1/5000 nazım imar planı tadilatına uygun olduğu hususları dikkate alındığında, bilirkişi raporunun bu kısmı hükme esas alınabilecek nitelikte görülmemiştir.
İstinafa konu kararın, Alanya Belediye Encümeninin 09/08/2012 gün ve 2258 Sayılı kararı ile onaylanan ve 15/02/2013 tarihinde tapuya tescil edilen 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması (parselasyon) işleminin iptaline ilişkin kısmı yönünden;
Mahkemece, dava konusu imar uygulaması işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının hukuka aykırı olması nedeniyle, uygulama (parselasyon) işleminin de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu imar uygulaması işlemi iptal edilmiş ise de, Dairemizce, dava konusu imar uygulamasının dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadilatı hukuka uygun bulunduğundan mahkemenin bu gerekçesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan, Dairemizce istinabe suretiyle mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 07.02.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda; "İmar Uygulaması Açısından;
-Alanya Belediyesi Encümeninin 16.08.2012 tarih ve 2338 Sayılı kararı ile 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. Maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin,
-Tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına uygun olarak yapıldığı, düzenleme sınırının uygulama yönetmeliğine uygun olduğu,
-Düzenleme ortaklık payının mevzuata uygun olarak hesaplandığı ancak 43 ada 175 numaralı parsel 139.73 m2 yüzölçümlü uygulamaya girmiş 3.80 m2 düzenleme ortaklık payı kesintisi (DOP) yapılarak, 135.93 m2 imar parseline tahsisi ile, eski yerinde 2776 ada 5 numaralı parsele hisseli tahsis ve dağıtımının, trafo arsası olarak geçmiş yıllarda kamulaştırılarak ilgili kuruma tahsisi yapılan 43 ada 175 numaralı parselin düzenleme ile bir değer artışı söz konusu olmayacağından, uygulama ile geometrilerinin korunmak suretiyle DOP kesintisi yapılmaması gerektiği değerlendirilmiş ve davaya konu uygulamanın, 43 ada 175 numaralı parselin DOP kesintisi yapılmaması gerekirken, kesinti yapılması nedeniyle imar mevzuatına uygun olmadığı,
-Dava konusu Alanya Belediyesi 16.08.2012 tarih ve 2338 Sayılı encümen kararında 43 ada 32 parselin 2981/3290 Sayılı Kanununun 10/b,c ve Ek-1 maddesi uygulamasına tabi tutulduğu ifade edilmiştir. Ancak, 18. Madde imar uygulamasında, müşterek mülkiyete konu olan bir taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutulması halinde oluşacak tüm imar parsellerinin hissedarlara yine müşterek mülkiyet şeklinde tahsis edilmesi zorunludur. Bu konuda dava konusu uygulama incelendiğinde, Dava konusu encümen kararı alınırken 3290 Ek-1 maddesinin uygulanacağı belirtilmiş olmasına rağmen, 1985 yılından evvel davacı veya davalı tarafa hisseleri oranında maliki oldukları 43 ada 32 no'lu kadastral parsel hissedarlarına ait ne rıza-i taksim sözleşmesi, ne rıza-i taksim krokisi, ne de noter onaylı özel parselasyon planının dosyada bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu uygulamada, 3290 Ek-1 maddenin uygulanabilmesi için gerekli şartların oluşmadığından imar mevzuatına uygun olmadığı" görüşü belirtilmiştir.
Bu durumda, davaya konu imar uygulaması ile 43 ada 175 numaralı parselden DOP kesintisi yapılmaması gerekirken, kesinti yapılması nedeniyle imar mevzuatına uygun olmadığı, dava konusu encümen kararı alınırken 3290 Ek-1 maddesinin uygulanacağı belirtilmiş olmasına rağmen, 1985 yılından evvel davacı veya davalı tarafa hisseleri oranında maliki oldukları 43 ada 32 no'lu kadastral parsel hissedarlarına ait ne rıza-i taksim sözleşmesi, ne rıza-i taksim krokisi, ne de noter onaylı özel parselasyon planının dosyada bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu uygulamada, 3290 Ek-1 maddenin uygulanabilmesi için gerekli şartlar oluşmadığından dava konusu imar uygulamasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, dava konusu Antalya Valiliği'nin 22/03/2016 tarih ve 62844594-010.01-E 10245 Sayılı işlemi yönünden davalı idarelerin istinaf istemlerinin reddine, dava konusu Alanya Belediye Encümeninin 09/08/2012 gün ve 2258 Sayılı kararı ile onaylanan ve 15/02/2013 tarihinde tapuya tescil edilen 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması (parselasyon) işlemi yönünden davalı idareler istinaf istemlerinin yukarıda yer verilen gerekçe ile reddine, dava konusu 1/1000 ölçekli imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararının iptali yönünden ise, davalı idareler istinaf istemlerinin kabulüne, istinafa konu Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 06/10/2017 gün ve E:2016/504, K:2017/1321 Sayılı kararının bu kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısmı yönünden reddine, davada haklılık durumu değiştiğinden yargılama giderlerine yeniden hükmedilmesine, aşağıda dökümü yapılan 263,50-TL ilk derece yargılama giderinin, 131,75-TL kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 131,75-TL ile Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca belirlenen 2.590,00-TL vekalet ücretinin ödemede mükerrerlik olmaması kaydıyla davalı idarelerce davacıya müştereken ve müteselsilen ödenmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.590,00-TL vekalet ücretinin ödemede mükerrerlik olmaması kaydıyla davacı tarafından davalı idarelere ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 2.728,80-TL davacı istinaf yargılama giderlerinin 1.364,40-TL kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 1.364,40-TL kısmının ise davalı idarelerce davacıya müştereken ve müteselsilen ödenmesine, 253,80-TL keşif harcının davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili idareye müzekkere yazılmasına, aşağıda dökümü yapılan davalı Alanya Belediye Başkanlığı istinaf yargılama giderinin 151,20-TL kısmının davacıdan alınarak davalı Alanya Belediye Başkanlığı'na ödenmesine, kalan 151,20-TL kısmının ise davalı Alanya Belediye Başkanlığı üzerinde bırakılmasına, aşağıda dökümü yapılan 165,00-TL davalı Antalya Valiliği istinaf yargılama giderinin davalı Antalya Valiliği üzerinde bırakılmasına, artan posta ve keşif ücretinin talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince resen taraflara iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 46/1-f maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 09/01/2020 tarihinde; dava konusu 1/1000 ölçekli imar plan değişikliği yapılmasına ilişkin Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararının iptali istemi yönünden oy çokluğu, kalan kısımlar yönünden ise oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Olayda, davaya konu 1/1000 ölçekli plan değişikliğinin aynı kararla onaylandığı anlaşılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine uygun olduğu ve istinafa konu mahkeme kararının 1/5000 ölçekli plan değişikliğine yönelik olarak davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmının istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmekte ise de; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davaya konu meclis kararı kapsamında (işlem tarihinde yürürlükte bulunan) Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 27. maddesine aykırı biçimde teknik altyapı niteliğinde bulunan atık su arıtma tesisinin küçültülen alanı için eşdeğer bir yer ayrılmadığı, bu nedenle dava konusu meclis kararı ile yapılan plan değişikliğinin hem 1/1000, hem de 1/5000 ölçekli plan değişikliği yönünden Yönetmeliğe açıkça aykırı olduğu, hâl böyle olunca her ne kadar 1/5000 ölçekli plan tadilatı istinafa konu edilmese de 1/1000 ölçekli plan değişikliği işleminin doğrudan (imar planlarına dair esasları belirleyen ve bu nedenle imar hukuku kapsamında planlara nazaran üst düzenleyici işlem mahiyetinde bulunan) anılan Yönetmeliğe aykırı olması sebebiyle iptalinin gerektiği kanaatiyle, bu kısım yönünden çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)