(3194 S. K. m. 5, 8, 18) (2577 S. K. m. 10, 15) (6360 S. K. Geç. m. 1) (5216 S. K. m. 7)
İSTEMİN ÖZETİ: Antalya İli, Alanya İlçesi, ..... Mahallesi, 2776 ada, 1, 2, 3, 6, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların önceki imar planındaki durumuna dönüştürülmesi ve devredilmesi işlemlerinin yapılması talebinin zımmen reddine ilişkin işlemin ve Alanya Belediye Başkanlığı'nın 03/07/2012 tarih ve 103 Sayılı Meclis kararı ile yapılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan tadilatları ile 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi gereğince yapılan imar uygulamasının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu Antalya İli, Alanya İlçesi, ..... Mahallesi, 2776 ada, 1, 2, 3, 6, 8 ve 9 parsellerdeki taşınmazların önceki imar planındaki durumuna dönülmesi ve taraflarına devredilmesi işlemlerinin yapılması istemiyle davacı tarafından 04/02/2016 tarihinde yapılan başvurunun zımmen reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu Alanya Belediye Başkanlığının 03/07/2012 tarih ve 103 Sayılı Meclis kararı ile yapılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan tadilatları ile 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi gereğince yapılan imar uygulamasının iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 06/10/2017 gün ve E:2016/1074, K:2017/1322 Sayılı kararının; davalı idare vekilince, dosyanın teknik bilgi ve inceleme gerektirdiği halde bilirkişi raporu alınmaksızın karar verilerek eksik inceleme yapıldığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunduğu, plan tadilat işlemleri ve imar uygulamasının başka bir davada derdest olduğu halde bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Teknik bir bilirkişi incelemesi yapılmasına hukuken gerek olmadığı, mahkemece imar mevzuatına hakim kişilerce değerlendirme yapılabilecek bir konu olduğu, davalı idarenin itirazlarının doğru ve yerinde yapılan itirazlar olmadığı, istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi ve 5. İdari Dava Dairesi müşterek heyetince işin gereği görüşüldü:
KARAR: İstinafa konu kararın, Antalya İli, Alanya İlçesi, ..... Mahallesi, 2776 ada, 1, 2, 3, 6, 8 ve 9 parsellerdeki taşınmazların devredilmesi işlemlerinin yapılması talebinin zımmen reddine ilişkin işlem yönünden;
Mahkemece, "davalı Belediyenin davacı ASAT Genel Müdürlüğünün görev alanında bulunan kanalizasyon ve arıtma tesis alanı olarak ayrılan yeri 6360 Sayılı Kanun kapsamında devredilecek taşınmazlar arasında Antalya Valiliği Devir Tasfiye Komisyonuna bildirme yükümlülüğünün bulunduğu anlaşıldığından, davacının başvurusunun zımmen reddine yönelik davanın bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de;
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde; "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmü yer almıştır.
Yukarıda yer alan 2577 Sayılı Kanun'un 10. maddesinde bahsedilen başvurunun, belirli şartlara haiz olmasının gerektiği içtihatlar ve doktrince kabul edilmiş olup, buna göre; başvurunun; idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem tesisi için yetkili makama yapılması gerekmekte olup, yetkisiz makama yapılan veya yetkili makama yapılmış olsa bile idari davaya konu olabilecek nitelikte olmayan bir işlem tesisi için yapılan başvuru sonucunda tesis ettirilen işlem, idari davaya konu olabilecek, kesin ve yürütülebilir nitelikte olmayacaktır.
6360 Sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde; "(1) Bu Kanundaki devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yürütmek üzere vali tarafından, bir vali yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve ilgili belediye başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kurulur. Bu komisyona yardımcı olmak üzere valinin görevlendirmesi ile alt komisyonlar da kurulabilir.
...(8) Bu Kanunla büyükşehir ilçe belediyesi olan belediyelerce yürütülen su, kanalizasyon, katı atık depolama ve bertaraf, ulaşım, her çeşit yolcu ve yük terminalleri, toptancı halleri, mezbaha, mezarlık ve itfaiye hizmetlerine ilişkin olmak üzere personel, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik yatırım, alacak ve borçları, komisyonca ilgisine göre büyükşehir belediyesi ile ilgili bağlı kuruluş arasında paylaştırılır.." hükümleri yer almaktadır.
Uyuşmazlıkta, Antalya İli, Alanya İlçesi, ..... Mahallesi, 2776 ada, 1, 2, 3, 6, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların davacı idareye devredilmesi işleminin, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca valilik bünyesinde oluşturulan devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonunun yetkisinde bulunduğu, davalı idarenin ise devre karar verme noktasında yetkili olmadığı hususları dikkate alındığında, davacının söz konusu taşınmazların devredilmesi işlemlerinin yapılması için gereğinin yapılması talebinin, davalı idareden, taşınmazların devrinin değerlendirilmesi kapsamında yapılacak işlemlerin (tespit, bildirim vb.) tesisine yönelik olduğu ve bu işlemlerin devir işleminin hazırlık işlemleri mahiyetinde olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, devir konusunda yetkili olmayan idareye, devre yönelik hazırlık işlemi niteliğindeki işlemlerin tesisi için yapılan başvuru 2577 Sayılı Kanun'un 10. maddesindeki başvuru niteliğinde bir başvuru olmadığından, bu yönde ortada idari davaya konu olabilecek, kesin ve yürütülebilir nitelikte zımni ret işlemi tesis edilmediğinden, davanın bu kısmı hakkında 2577 Sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken iptaline ilişkin istinafa konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
İstinafa konu kararın, Antalya İli, Alanya İlçesi, ..... Mahallesi, 2776 ada, 1, 2, 3, 6, 8 ve 9 parsellerdeki taşınmazların önceki imar planındaki durumuna dönüştürülmesi talebinin zımmen reddine ilişkin işlem yönünden;
Mahkemece, "söz konusu istemin dayanağı olan uyuşmazlık konusu alanda 1/1000 ölçekli imar plan değişikliği yapılmasına ilişkin Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararının, Mahkememizin 06/10/2017 gün ve E:2016/504, K:2017/1321 Sayılı kararıyla iptaline karar verildiği anlaşıldığından, işlemin dayanağı planın hukuka aykırı olması nedeniyle iptal edilmesi üzerine eski plana dönüleceğinden... davacının başvurusunun zımmen reddine yönelik davanın bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etmiş ise de;
Kararın dayanağı olan Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 06/10/2017 gün ve E:2016/504, K:2017/1321 Sayılı kararının 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptaline yönelik kısmının, Dairemizin 09.01.2020 günlü, E2017/3105, K:2020/29 Sayılı kararı ile kaldırılarak davanın bu kısmı yönünden reddine karar verildiğinden istinafa konu kararın bu gerekçesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun "Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinde; ...b) Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak. c) Kanunlarla büyükşehir belediyesine verilmiş görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili her ölçekteki imar plânlarını, parselasyon plânlarını ve her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak, 20.7.1966 tarihli ve 775 Sayılı Gecekondu Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmak." hükmü yer almıştır.
Dava konusu plan tadilat talebinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde, Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme
yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olduğu, Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, "Planlama Kademeleri" kenar başlıklı 6. maddesinde, Planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından; "Bölge Planları" ve "İmar Planları", imar planlarının ise, "Nazım İmar Planları" ve "Uygulama İmar Planları" olarak hazırlanacağı belirtilmiş, 8. maddesinde de, planların hazırlanması ve yürürlüğe konulmasına ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Anılan maddenin (b) bendinde, imar planlarının Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana geleceği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni planı kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de maddede açıklanan usullere tabi olacağı belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen ve önceki imar durumuna dönüştürülme talebinin yapıldığı 04.02.2016 tarihinde yürürlükte mevzuat hükümleri uyarınca, büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde 5216 Sayılı Kanun'un 7/c maddesindeki istisna hariç 1/5000 ölçekli nazım imar planı yapma yetkisinin büyükşehir belediyesinde, uygulama imar planı yapma yetkisinin ise ilçe belediyesinde olduğu, aynı şekilde usulde paralellik ilkesi gereği plan tadilatlarının da aynı usule tabi olduğu, planlar arasında belirlenen hiyerarşik sıralamaya göre, alt ölçekli imar planlarının üst ölçekli imar planlarına uygun olması, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının 1/5000 ölçekli nazım imar planlarına aykırı düzenlemeler getirmemesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacının Alanya Belediye Başkanlığı'nın 03/07/2012 tarih ve 103 Sayılı Meclis kararı ile yapılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan tadilatları öncesindeki imar planındaki durumuna dönüştürülmesi talebi, plan tadilat talebi niteliğindedir. Bu konuda 1/5000 ölçekli nazım imar planı tadil yetkisi Antalya Büyükşehir Belediyesinde, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadil yetkisi ise Alanya Belediye Başkanlığında olduğundan, davalı idarece 1/5000 ölçekli nazım imar planı tadilat talebinin değerlendirilmesi için talebin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına iletilerek buradan çıkan sonuca göre 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadilat talebinin değerlendirilmesi gerekirken talebin zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
İstinafa konu kararın, Alanya Belediye Başkanlığı'nın 03/07/2012 tarih ve 103 Sayılı Meclis kararı ile yapılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan tadilatları ile 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi gereğince yapılan imar uygulaması yönünden;
Mahkemece, "Uyuşmazlık konusu olayda, Alanya Belediye Başkanlığının 03/07/2012 tarih ve 103 Sayılı Meclis kararı ile yapılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan tadilatları ile 3194 Sayılı Kanun'un 18 maddesi gereğince yapılan imar uygulamasının iptali istemiyle açılan dava sonucunda Mahkememizin 06/10/2017 gün ve E:2016/504, K:2017/1321 Sayılı kararıyla, 1/1000 ölçekli imar plan değişikliği yapılmasına ilişkin Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararının, Alanya Belediye Encümeninin 09/08/2012 gün ve 2258 Sayılı kararı ile onaylanan ve 15/02/2013 tarihinde tapuya tescil edilen 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması (parselasyon) işleminin iptallerine, davanın Alanya Belediye Meclisinin 03/07/2012 gün ve 103 Sayılı kararı ile yapılan 1/5000 ölçekli imar plan tadilatının iptali istemi yönünden ise incelenmeksizin reddine karar verildiği anlaşıldığından, davanın Alanya Belediye Başkanlığının 03/07/2012 tarih ve 103 Sayılı Meclis kararı ile yapılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan tadilatları ile 3194 Sayılı Kanun'un 18 maddesi gereğince yapılan imar uygulamasına yönelik kısmının konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davanın bu kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de;
Uyuşmazlıkta, dava konusu Alanya Belediye Başkanlığı'nın 03/07/2012 tarih ve 103 Sayılı Meclis kararı ile yapılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan tadilatları ile 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi gereğince yapılan imar uygulamasının aynı zamanda Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin E:2016/504 esas sayılı dosyasında da dava konusu edildiği ve mahkemenin bu davada verdiği 06.10.2017 günlü, K:2017/1321 Sayılı kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 09.01.2020 günlü, E:2017/3105, K:2020/29 Sayılı kararı ile istinaf istemi hakkında karar verildiği görülmekle, davanın bu kısmının derdestlik nedeni ile esasının incelenemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Diğer yandan, davanın bu kısmında mahkemenin usul yönünden verdiği (karar verilmesine yer olmadığına) kararın yine usul yönünden (derdestlik nedeniyle incelenmeksizin ret) kaldırıldığından, usul ekonomisi gereği dosyanın mahkemesine iadesine gerek bulunmamaktadır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Antalya İli, Alanya İlçesi, ..... Mahallesi, 2776 ada, 1, 2, 3, 6, 8 ve 9 parsellerdeki taşınmazların devredilmesi işlemlerinin yapılması talebinin zımmen reddine ilişkin işlem yönünden davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, istinafa konu Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 06.10.2017 günlü, E:2016/1074, K:2017/1322 Sayılı kararının bu kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısmının 2577 Sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca incelenmeksizin reddine, dava konusu Antalya İli, Alanya İlçesi, ..... Mahallesi, 2776 ada, 1, 2, 3, 6, 8 ve 9 parsellerdeki taşınmazların önceki imar planındaki durumuna dönüştürülmesi talebinin zımmen reddine ilişkin işlem yönünden davalı idarenin istinaf talebinin yukarıda yer verilen gerekçe ile reddine, dava konusu Alanya Belediye Başkanlığı'nın 03/07/2012 tarih ve 103 Sayılı Meclis kararı ile yapılan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan tadilatları ile 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi gereğince yapılan imar uygulamasının yönünden ise davalı idarenin istinaf talebinin kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına ve davanın bu kısmının derdestlik nedeni ile incelenmeksizin reddine, davada haklılık durumu değiştiğinden yargılama giderlerine yeniden hükmedilmesine, aşağıda dökümü yapılan 149,30-TL ilk derece yargılama giderinin, 100,00-TL kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 49,30-TL ile Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca belirlenen 2.590,00-TL vekalet ücretinin ödemede mükerrerlik olmaması kaydıyla davalı idarece davacıya ödenmesine, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca belirlenen 2.590,00-TL vekalet ücretinin ödemede mükerrerlik olmaması kaydıyla davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 2.728,80-TL davacı istinaf yargılama giderlerinin 1.819,20-TL kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 909,60-TL kısımının ise davalı idarece davacıya ödenmesine, 253,80-TL keşif harcının davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili idareye müzekkere yazılmasına, aşağıda dökümü yapılan davalı istinaf yargılama giderinin 285,20-TL kısmının davacı tarafından davalıya ödenmesine, kalan 142,60-TL kısmının ise davalı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin ve keşif avansının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince resen taraflara iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 46/1-f maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)