(5957 S. K. m. 8) (Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmelik m. 47)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Toptancı Hal Kayıt Sistemine bildirimde bulunulmadan (künye oluşturulmadan) toptan mal alım ve satımı yapıldığının Cezalı Hal Rüsum Tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle 7.628,62-TL cezalı hal rüsumu istenilmesine ilişkin davalı Bursa Büyükşehir Belediye Encümenince verilen 21.07.2015 tarih ve 2015/3205 sayılı encümen kararının iptali istemiyle açılan davada, Bursa 1. Vergi Mahkemesince özetle; dava konusu encümen kararına dayanak alınan Tutanağın, davacı veya yetkili adamı tarafından imzalanmadığı, davacının veya yetkili adamının yoklama anında olmadığına veya imzadan imtina ettiğine dair hiçbir şerhe yer verilmediği gibi, polis, muhtar, jandarma veya ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalatılmadığı görülmüş, 5957 sayılı Yasa'nın 8. maddesiyle, toptancı halinde satılan mallardan yüzde bir, toptancı hali dışında satılan mallardan yüzde iki oranında alınması öngörülen hal rüsumunun, 5957 sayılı Yasanın 8. maddesinde cezalı alınabileceği hallerin sayıldığı, uyuşmazlıkta, hal kayıt sistemine bildirilmediği tespit edilen malın satışa konu edildiğine ilişkin hukuken geçerli bir tespit söz konusu olmayıp, tespitin sevk halinde bulunan mal için yapıldığı ve söz konusu kanun hükümlerinde, toptancı haline bildirilmeden mal sevk edilmesi halinde hal rüsumunun cezalı olarak alınacağına ilişkin bir hükmün de bulunmadığı, bu bağlamda, cezaya dayanak alınan ve 213 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak tutulmayan tutanağın, davacı tarafından toptancı haline bildirilmeden mal satıldığını tespit etmekten de uzak olduğu, tüm bu veriler ışığında, 213 sayılı Yasa'nın yoklama ile ilgili hükümlerine uygun şekilde düzenlenmeyen tutanak esas alınarak, ..... ve ..... plakalı araçlarda yüklü olan kiraz cinsi ürünün, davacı tarafından "Hal Kayıt Sistemi"ne bildirim yapılmadan satılmak üzere sevk edildiğinin tespit edildiğinden bahisle cezalı hal rüsumu kesilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle verilen 08/02/2017 gün ve E:2016/475; K:2017/238 sayılı "davanın kabulüne" ilişkin kararın; davalı idare tarafından, 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 8/8-a maddesi ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 07.07.2012 tarihli 28346 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmeliğin 47. maddesi gereği Hal kayıt sistemine bildirilmeden toptan mal alım ve satımı yapılmasının cezayı gerektirdiği, Belediye görevlilerinin denetim yapma görevinin bulunduğu, yapılan denetimde, …. ve … plakalı araçlarda yüklü mallara ilişkin olarak Hal Kayıt Sistemine bildirimde bulunulmadığının tespiti üzerine, 07.07.2015 tarih 00086 sayılı cezalı hal rüsum tutanağı tanzim edildiği, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun (18.06.2014-6545 s.K/19.md.) değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi isteminden ibarettir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Yöntem ve Yasaya uygun nitelik taşıyan Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği yolundadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun (18.06.2014-6545 s.K/19.md.) değişik 45. maddesi uyarınca birlikte incelenerek, işin gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusuna konu Bursa 1. Vergi Mahkemesince verilen 08/02/2017 gün ve E:2016/475; K:2017/238 sayılı kararda Kanunun 45/4.maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı kanunun 45/3. maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 69,70-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, davalı idareden 31,40-TL karar harcının alınması için Bursa Vergi Dairesi Başkanlığına harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 28/09/2017tarihinde karar verildi.
AZLIK OYU: İncelenen dosyadan, davacı tarafından, Hal Kayıt Sistemine bildirimde bulunulmadan toptan mal alım ve satımı yapıldığının tutanakla tespit edildiğinden bahisle 7.628,62-TL cezalı hal rüsumu verilmesine ilişkin 21.07.2015 tarih ve 2015/3205 sayılı encümen kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2464 sayılı (29/05/1981-17354 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren) Belediye Gelirleri Kanunun, "Vergi Usul Kanunu'nun Uygulaması" başlıklı 102.maddesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanununda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç olmak üzere, 1.Belediye Gelir Şube Müdürü, Gelir Şube Müdürü olmayan yerlerde Belediye Hesap İşleri Müdürü, Hesap İşleri Müdürü olmayan yerlerde Muhasebeci, Vergi Dairesi Müdürü sıfat ve yetkisini haizdir. 2.Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük malmemuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanunu uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır." hükmü yer almaktadır.
Bursa 1. Vergi Mahkemesince, yukarıda yazılı 2464 S. K. 102. maddenin yaptığı atıf nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 131. maddesine dayanarak verildiği anlaşılan itiraza konu kararda, yapılacak tesbite ait cezalı hal rüsum tutanağının nasıl tutulacağına ilişkin olarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 131. maddesinde, "yoklama mahallinde yükümlü veya yetkili adamının bulunmaması yahut imzadan çekinmesi hallerinde yoklama fişlerinin polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar heyeti üyelerinden biri tarafından imzalanması gerektiğinin belirtildiğinden hareketle, dava konusu encümen kararını dayanağı olan "Cezalı Hal Rüsum Tutanağı"nın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 131. maddesinde belirtilen şekilde düzenlenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle "davanın kabulüne" karar verildiği görülmektedir.
5957 sayılı (26/03/2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan)" Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun" un yürürlük maddesinde; a) 15 inci maddesi yayımı tarihinde, b) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası yayımı tarihinden itibaren üç yıl sonra, c) Diğer maddelerinin 01/01/2012 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.
5957 sayılı Kanunda ve Kanunun uygulanmasına ilişkin çıkarılan bir dizi Uygulama Yönetmeliklerinde yer alan "AMAÇ" başlıklı hükümlerin birlikte incelenmesinden, Sebze ve Meyve ticaretinin kaliteli, standartlara ve gıda güvenirliğine uygun olarak serbest rekabet şartları içinde yapılmasını sağlamak, toptancı hal içinde ve dışında işlem gören sebze ve meyvelere ilişkin bilgileri elektronik ortamda tutmak, izlemek ve duyurmak, meslek mensupları ile diğer ilgilileri kayıt altına almak bunlara yönelik veri tabanı oluşturmak ve toptancı haller arasında ortak bilgi paylaşımını ve iletişiminin sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Sebze ve meyve ticaretine ilişkin konulara yönelik takip edilecek yol ve tesis edilecek işlemler bakımından da 5957 sayılı Yasada belirtilen yukarıda yazılı "amacın gerçekleştirilmesi bakımından" bu konulara ilişkin özel mevzuat durumunda bulunan 5957 sayılı Yasa ile bu Yasanın uygulamasına ilişkin yapılan düzenlemelerin uygulanması gerektiği hususunun, Özel yasanın Genel yasaya önceliğine ilişkin genel hukuk kuralı karşısında kabulü gerekmektedir.
5957 sayılı Kanunun, "Tanımlar" başlıklı 2/g maddesinde, KÜNYE: Malların üretim yerini, cinsini, miktarını, hangi üretici ve işletmeye ait olduğunu, varsa sertifika bilgilerini ve Bakanlık ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca uygun görülecek diğer hususları ihtiva eden barkodlu etiketi veya bu bilgileri içeren belgeyi ifade edeceği, "DENETİM" başlıklı 17/5.maddesinde,"Belediyeler, yetki alanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla bu Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri ile Bakanlık düzenlemeleri çerçevesinde gerekli denetim ve uygulamaları yapmakla görevli ve yetkilidir. Denetim yapmakla görevli yetkili belediye personelinin talebi üzerine, kolluk kuvvetlerince gerekli yardım sağlanır." hükmü yer almaktadır.
Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Haller Hakkında (07.07.2012 tarih ve 28346 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan) YÖNETMELİK'te yer alan "Bildirim" başlıklı 41. maddesinde (1) Bildirim; bildirim miktarı veya üzerindeki malların üretildiği yerden veya girdiği gümrük kapısının bulunduğu yerden her ne sebeple olursa olsun sevkinden önce bildirimciler tarafından sisteme yapılan beyan işlemi olduğu,(5) Bildirim işlemi: a) Toptancı haline doğrudan başvurularak yapılacak bildirimlerde, bildirimcinin veya yetkilendirdiği kişinin beyanına göre toptancı halinde görevli personelce, b) Sistem internet sayfası üzerinden çevrimiçi yapılacak bildirimlerde, doğrudan bildirimcilerce, c) Çağrı merkezi üzerinden telefonla yapılacak bildirimlerde ise, bildirimcinin beyanına göre çağrı merkezinde görevli personelce, sistem üzerinden yapılır. (7) Bildirim işlemi, sistem tarafından istenilen bilgilerin tamamının doldurulmasıyla tamamlanır. Alıcı ve fiyat gibi hususların belli olmaması nedeniyle tamamlanamayan bildirim işlemi, eksik bu bilgilerin daha sonradan beyan edilmesi ile tekemmül eder. Bildirimi tamamlanmadığı halde satışa sunulan mallar hakkında 47 nci maddeye göre işlem yapılacağı hükümleri, "Künye" başlıklı 42. maddesi(1) Bildirim yapıldıktan sonra, sistem tarafından bu işleme ilişkin bir künye oluşturulur. Künye, malın üretim yerini, cinsini, miktarını, hangi üretici/işletmeye ait olduğunu, varsa sertifika bilgilerini ve Bakanlıkça uygun görülen diğer hususları içerir. (2) Her bir künye için sistem tarafından özgün bir künye numarası üretilir. Bu numara ve Bakanlıkça belirlenecek diğer bilgiler, bildirimde bulunulan mal miktarına göre ilgililer tarafından sistem üzerinden belge veya barkodlu etiket olarak basılır. Bakanlık, barkodlu etiket kullanımını zorunlu kılabilir ve sistem üzerinden basılacak etiket adedini uygulama veya standartları dikkate alarak sınırlandırabilir. Hükümleri yer almaktadır.
Meyve ve Sebze Ticareti ile Hal Kayıt Sistemi Hakkında TEBLİĞ"in, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (n) fıkrasında Sistem: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde elektronik ortamda kurulan ve internet tabanlı çalışan merkezi hal sistemini ifade ettiği, aynı Tebliğ de, "sisteme kayıt", "bildirim", "künye ve "künye numarası", "bildirimcilerin yükümlülükleri", "Hal rüsumu", "cezalı hal rüsumu", maddelerinden sonra 12. maddesinde "Belediyenin görev yetki ve sorumlulukları" ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş, c) bendinde; yetki alanı içinde kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli denetimleri yapmak yapılan denetim sonucunda mevzuata aykırı eylemleri tesbit edilenlere idari para cezalarına ilişkin bu Tebliğde belirtilen diğer iş ve işlemleri yapmak olarak belirtilmiş bulunmaktadır.
Bakılan olayda ise; Belediye görevlilerince düzenlenen ve davaya konu encümen kararının dayanağı olan 07.07.2015 tarih ve 00086 sayılı "Cezalı Hal Rüsum Tutanağı"nın incelenmesinden, bu Tutanağın, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde elektronik ortamda kurulan ve internet tabanlı çalışan merkezi Hal sistemi olarak ifade edilen "Toptancı Hal kayıt sistemine" yukarıda belirtilen usullerden herhangi birini kullanarak davacının bir başvuruda bulunup bir künye alıp almadığının diğer bir ifade ile de Elektronik sistemde bir kaydı bulunup bulunmadığının tesbiti ve kayıt altına alınmasına ilişkin bir fiili durum tesbitine ilişkin bir Tutanak olduğu anlaşıldığından, yukarıda yazılı ve olayına özel mevzuat niteliğinde olan 5957 sayılı Kanun ile bu kanunun uygulamasına ilişkin yapılan diğer düzenlemelere ilişkin mevzuatı hükümleri birlikte değerlendirildiğinde ise İtiraza konu Mahkeme kararı gerekçesinde yazıldığı üzere bu Tutanağın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 131. maddesinde belirtilen şekilde düzenlenmemiş olmasının, belediye zabıta memurlarının 5957 sayılı Kanunun 17/5. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde 07.07.2015 tarih ve 00086 sayılı "Cezalı Hal Rüsum Tutanağı düzenleyerek yaptıkları, davacının bildirimde bulunmadığı, künye almadığına ilişkin tesbiti geçersiz kılacak bir eksiklik niteliğinde olduğunun kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, Vergi Mahkemesi kararında yer alan, "yoklama mahallinde yükümlü veya yetkili adamının bulunmaması yahut imzadan çekinmesi hallerinde yoklama fişlerinin polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar heyeti üyelerinden biri tarafından imzalanması gerektiğine" ilişkin yazılı gerekçesinde; 5957 sayılı Yasa ve Uygulama Yönetmelikleri ile Tebliğlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemesince verilen "davanın kabulüne" ilişkin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine" şeklinde karar verilmesi gerektiği görüşü ile davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)