(213 S. K. m. 19) (488 S. K. m. 1, 3, 24, 1 SAYILI TABLO) (6098 S. K. m. 123, 124, 125) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının alıcı sıfatıyla, 03.11.2015 tarihinde satıcı 3. kişiyle imzalamış olduğu Satış Sözleşmesine ilişkin damga vergisinin ödenmediğinden bahisle davalı idarece 2015/1-12 dönemi için davacı adına resen tarh edilen ve 12.05.2016 tarih ve 2016...010 sayılı vergi/ceza ihbarnamesi ile tebliğ edilen vergi ziyaı cezalı damga vergisine vaki uzlaşma talebi üzerine "uzlaşmaya varılamadığına ilişkin 20.06.2016 tarihli Tutanak" üzerine 01.07.2016 tarihinde ve 17.064,-TL damga vergisi ile 17.064,-TL vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemi ile açılan davada, İstanbul 11. Vergi Mahkemesi'nce özetle; 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK)’nun 19. maddesi, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrası ve bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 2. fıkrasında; "I. Akitlerle İlgili Kağıtlar" başlıklı bölümüne ilişkin düzenlemelerden; damga vergisinin, kişiler tarafından imzalanan kağıtlara, devletçe, herhangi bir hususu ispat ve belli etme gücü tanınmasının karşılığı olduğu; dolayısıyla, bu güce sahip bulunmayan, bir hususu ispat ve belli edici nitelik taşımayan kağıtların damga vergisine tabi tutulamayacağının anlaşıldığı, incelenen dosyadan, alıcı durumunda olan Davacı ile satıcı .... Makina Yapı ve Otomotiv San. Tic.Ltd. Şti. arasında iki şahit huzurunda düzenlenen ve muhtelif mal alımına ilişkin 03.11.2015 tarihli bir Satış Sözleşmesi imzalandığı, Satış Sözleşmesinin, "ödeme yeri ve şartları" başlıklı 7. maddesinde sözleşme bedelinin 900.000,-TL olduğu belirtildikten sonra aynı madde de yer alan "ödeme koşulları ve zamanı" başlığı altında gösterilen ve davacının teminat olarak gösterip vermiş olduğu çeklerin ödeme zamanlarından önce kullanılmaması hususu sözleşmeye bağlanan ve ayrıca 05.11.2015 tarihli bir "çek teslim protokolü" nün de imzalanmış olmasına rağmen .... firmasının sözleşmeye ve "çek teslim protokolü"ne aykırı bir şekilde çekleri kullandığının davacı tarafından anlaşılması üzerine, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde satıcı .... Makina Yapı ve Otomotiv San. Tic.Ltd. Şti. ile ....'e karşı açtığı "menfi tesbit davası"na delil olarak sunduğu 03.11.2015 tarihli bu satış sözleşmesi ve çek protokolünün, menfi tesbit davasında bir hususu ispat ve belli etme vasfında kabul edilebilmesi için Asliye Ticaret Mahkemesince 25.04.2016 tarih ve E:2016/500 esas sayılı yazı ile "bu belgelere ilişkin damga vergilerinin ödenip ödenmediğinin" sorulması üzerine İstanbul İkitelli Vergi Dairesince davacı adına resen dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatı yapıldığı görüldüğü, bu durumda uyuşmazlığın çözümünün, davacı ile .... Makine Yapı ve Otomotiv San Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmenin hukuki değer taşıyıp taşımadığının belirlenmesine bağlı bulunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 123., 124., 125'inci maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden ise, temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahip olduğu, alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebileceği veya sözleşmeden dönebileceği, sözleşmeden dönme hâlinde tarafların, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacağı ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebileceği, bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebileceği düzenlemelerinin yer aldığı, bakılan Olayda ise, alıcı durumunda olan davacı ile satıcı .... Makine Yapı ve Otomotiv San Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmede karşı taraf olan satıcının edimini yerine getirmediği, teminat çeklerini amacı dışında kullanıldığı iddiası ile davacının, Kadıköy 3. Noterliğinin 18.04.2016 tarih ve 04994 yevmiye numaralı ihtarname çekilerek satıcının sözleşme hükümlerine aykırı davranışı sebebiyle sözleşmenin feshedildiği, dolayısıyla olayda olduğu gibi taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin, ispat ve belli etme gücünün varlığından söz edilmesine hukuki olanak bulunmadığı, bu itibarla; ortada, Damga Vergisi Kanunu'nun yukarıda sözü edilen 1. maddesi anlamında vergiye tabi bir kağıt bulunmadığından, dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle verilen" davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatının iptaline'' ilişkin 08/02/2017 gün ve E:2016/1865; K:2017/356 sayılı kararın, davalı idare tarafından; dava konusu vergi/ceza ihbarnamesinin İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2016 tarih ve E:2016/500 sayılı yazısı üzerine tanzim ve tebliğ edildiği, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun (18.06.2014-6545 s.K./19.md) ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi isteminden ibarettir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun (İYUK) (18.06.2014-6545 s.K./19.md) ile değişik 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusu; Davacının alıcı sıfatıyla, 03.11.2015 tarihinde satıcı 3. kişiyle imzalamış olduğu Satış Sözleşmesine ilişkin damga vergisinin ödenmediğinden bahisle davalı idarece 2015/1-12 dönemi için davacı adına resen tarh edilen ve 12.05.2016 tarih ve 2016...010 sayılı vergi/ceza ihbarnamesi ile tebliğ edilen vergi ziyaı cezalı damga vergisine vaki uzlaşma talebi üzerine "uzlaşmaya varılamadığına ilişkin 20.06.2016 tarihli Tutanak" üzerine 01.07.2016 tarihinde ve 17.064,-TL damga vergisi ile 17.064,-TL vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemi ile açılan davada, İstanbul 11. Vergi Mahkemesi'nce verilen "davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatının iptaline'' ilişkin 08/02/2017 gün ve E:2016/1865; K:2017/356 sayılı kararın, davalı idare tarafından istemin özetinde yazılı sebeplerle kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemine ilişkindir.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu 19. maddesinde, vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı, vergi alacağının, mükellef bakımında, vergi borcunu teşkil edeceği hükme bağlanmıştır.
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun "konu" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında; bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, 2. fıkrasında; bu kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konulmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği, "mükellef" başlıklı 3. maddesinde; damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, "vergi ve cezada sorumluluk" başlıklı 24.maddesinde ise, vergiye tabi kağıtların damga vergisinin ödenmemesinden veya noksan ödenmesinden dolayı alınması lazım gelen vergi ve cezadan, mükelleflere rücu hakkı olmak üzere, kağıtları ibraz edenlerin sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır.
488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı Tablonun "I. Akitlerle İlgili Kağıtlar" başlıklı bölümünde de, belli parayı ihtiva eden kağıtlardan, mukavelenamelerin, taahhütnamelerin ve temliknamelerin binde 9,48 oranında damga vergisine tabi olduğu gösterilmiş bulunmaktadır.
Diğer yandan, Noterlik Kanunu Yönetmeliğinde; her türlü hukuki işlemlerde muhatabına, kanun, sözleşme, örf ve adetten doğan hak ve isteklerin yazılı şekilde bildirilmesi veya haber verilmesi için yazılan işlemlere ihtarname veya ihbarname denildiği görülmekte, Noterden çekilen ihtarname ise; açılacak bir dava sırasında ispat kolaylığı açısından önemli bir yarar sağlamak üzere yapılmış bir bildirim niteliğinde olup ihtarname gönderilmekle, açılmış olan davada davalı tarafın, "ihtar konusundan bilgisi olmadığı" sav'ını ileri sürmesinin önlenmesi sağlanmaktadır. Dolayısıyla noter kanalıyla ihtarname tebliğ dilmesi taraflar arasında imzalanmış sözleşmeyi kendiliğinden hükümsüz kılmayacağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, alıcı durumunda olan Davacı ile satıcı .... Makina Yapı ve Otomotiv San. Tic.Ltd. Şti. arasında iki şahit huzurunda düzenlenen ve muhtelif mal alımına ilişkin 03.11.2015 tarihli bir Satış Sözleşmesi imzalandığı, Satış Sözleşmesinin, "ödeme yeri ve şartları" başlıklı 7. maddesinde sözleşme bedelinin 900.000,-TL olduğu belirtildikten sonra aynı madde de yer alan "ödeme koşulları ve zamanı" başlığı altında gösterilen ve davacının teminat olarak gösterip vermiş olduğu çeklerin ödeme zamanlarından önce kullanılmaması hususu sözleşmeye bağlanan ve ayrıca 05.11.2015 tarihli bir "çek teslim protokolü" nün de imzalanmış olmasına rağmen .... firmasının sözleşmeye ve "çek teslim protokolü"ne aykırı bir şekilde çekleri kullandığının davacı tarafından anlaşılması üzerine, çeklerin ilgili olduğu bir banka ile satıcı .... firmaya durumu bildiren birer ihtarname çektikten sonra ayrıca İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesine satıcı .... Makina Yapı ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. ile ....'e karşı açtığı "menfi tesbit davası"na delil olarak 03.11.2015 tarihli bu satış sözleşmesi ile çek protokolü ibraz ettiği, 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, sunulan bu belgelerin menfi tesbit davasında "bir hususu ispat ve belli etme vasfında" kabul edilebilmesi için 25.04.2016 tarih ve E:2016/500 esas sayılı yazı ile "bu belgelere ilişkin damga vergilerinin ödenip ödenmediğinin" vergi dairesinden sorulması üzerine İstanbul İkitelli Vergi Dairesince davacı adına resen dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatı yapılıp tebliğ edildiği görülmektedir.
Yukarıda belirtilen şekilde gelişen olayda; alıcı durumunda olan Davacı ile satıcı durumunda olan .... Makina Yapı ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. arasında iki şahit huzurunda düzenlenerek imzalanmış ve muhtelif mal alımına ilişkin olan "03.11.2015 tarihli Satış Sözleşmesi" hükümlerine, satıcı .... firmasını aykırı davrandığından bahisle, davacı tarafından Kadıköy 3. Noterliği aracılığı ile çekilmiş olan 18.04.2016 tarih ve 04994 yevmiye numaralı ihtarname ile davacının, açacağı dava sırasında ispat kolaylığı açısından önemli bir yarar sağlamak üzere yaptığı bir bildirim niteliğinde olduğu ve bu bildirim ile davacı bu ihtarnameyi göndermekle davalı tarafın, açılacak davada ihtar konusundan bilgisi olmadığı sav'ını ileri sürmesinin önlenmesini amaçladığı açık olup satıcıya noterden belirtilen ihtarnamenin gönderilmiş olması ayrıca sözleşmede de sözleşme hükümlerine aykırı davranılması durumunda sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz kalacağı yolunda bir maddenin yazılı olmasının, taraflar arasında imzalanmış olan 03.11.2015 tarihli bu Satış Sözleşmesinin hukuken feshedilmiş olduğu sonucunu doğurmayacağı, diğer yandan, taraflar arasında imzalanan 03.11.2015 tarihli sözleşmeye bakıldığında ise bu sözleşmenin; 488 sayılı Damga vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde atıf yapılan Kanuna ekli I sayılı tablosunun I.A'da gösterilen "belli bir parayı ihtiva eden" bir "mukavelename" niteliğinde olduğunun görülmesi karşısında aynı Kanunun; Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğuna ilişkin yazılı hükmü karşısında, sözleşmeye ilişkin bu kağıdın damga vergisine tabi olacağı, ayrıca 24.madde hükmüne göre de; vergiye tabi bu kağıdın damga vergisinin ödenmemesinden veya noksan ödenmesinden dolayı alınması lazım gelen vergi ve cezadan, mükelleflere rücu hakkı olmak üzere, kağıtları ibraz edenlerin sorumlu olduğu anlaşıldığından, istinaf Başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararında, alıcı davacı ile satıcı karşı taraf .... Makine Yapı ve Otomotiv San Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan satış sözleşmesine aykırı olacak biçimde satıcının teminat çeklerini amacı dışında kullandığı iddiası ile davacı tarafından satıcı firmaya Kadıköy 3. Noterliğince 18.04.2016 tarih ve 04994 yevmiye numaralı ihtarname çekilerek sözleşmenin feshedildiği, dolayısıyla olayda olduğu gibi taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin, ispat ve belli etme gücünün varlığından söz edilmesine hukuki olanak bulunmadığı, bu itibarla; ortada, Damga Vergisi Kanunu'nun yukarıda sözü edilen 1. maddesi anlamında vergiye tabi bir kağıt bulunmadığından, dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisinde hukuka uyarlık görülmediğine ilişkin yazılı gerekçesinde hukuka uyarlık görülmediğinden, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 11. Vergi Mahkemesince verilen 08/02/2017 günlü, E:2016/1865; K:2017/356 sayılı "davanın kabulüne" ilişkin KARARIN KALDIRILMASINA, DAVANIN REDDİNE, aşağıda dökümü gösterilen istinaf aşamasına ilişkin ve posta giderinden ibaret 36,00 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 4.55 oranında ve 31,40 TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcının İstanbul Vergi Dairesi Müdürlüğünce davacıdan tahsiline, aşağıda dökümü gösterilen dava aşamasına ait 130,90 TL yargılama giderlerinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, posta ücretinden artanının kararın kesinleşmesinden sonra taraflardan ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, dava değeri (2017 yılı için hesaplanan) 103.000-TL'nin altında olduğundan 2577 sayılı İYUK'un 46/b ile 45/6. Maddesi uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 21/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)