(1905 S. K. m. 6) (6100 S. K. m. 333)
BAŞVURULARIN KONUSU: Davacı tarafından 06.11.2014 tarihinde yapılan ihbar sonrasında, ihbar ikramiyesi ödenmesi yönündeki 02.03.2016 tarihli dilekçe ile yaptığı müracaatın, 15.06.2015 tarih ve 2015-A-920/26 sayılı rapora istinaden reddi yönünde tesis edilen 16.03.2016 tarih ve 963 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının 06.11.2014 tarihli ihbar dilekçesi ile mükellef ....'ın 2009,2010,2011,2012 ve 2013 yıllarında ....bank Bahreyn Şubesindeki off shore hesabı üzerinden opsiyon prim gelirini beyan etmeyerek haksız olarak opsiyon prim kazancı elde ettiğinin iddia edilmekte olduğu, davalı idare tarafından savunma dilekçesinde, ihbar tarihinden 7 ay önce mükellef hakkında vergi inceleme raporu olduğu, 15.06.2015 tarih ve 2015-A-920/26 sayılı görüş ve öneri raporunda mükellef .... hakkında 2009 ve 2010 yılları için 16.04.2014 tarih ve 2014-B-714/1 ve 2 numaralı vergi inceleme raporlarının düzenlendiği, 21.01.2015 tarih ve AGB-A-9208-1 sayılı bilgi isteme yazısı ile mükellef ....'ın off shore hesabına ilişkin ....bank A.Ş.'den alınan bilgiler üzerinden incelemelerin yapıldığının bildirildiği anlaşılmakla birlikte, Mahkemelerinin 25.10.2016 tarihli ara kararında, ihbara konu mükellef hakkında 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin ihbar dileçkesi tarihinden önce, off shore faiz gelirlerinin incelenmesi kapsamında vergi tekniği raporu, vergi inceleme raporu veya takdir komisyonuna sevk yazısı ve benzeri işlemlerin yapılıp yapılmadığı ve inceleme sonrasında vergi veya ceza tahakkuk ettirilip ettirilmediğinin sorulması üzerine davalı idarece verilen cevapta özetle, 2010, 2011, 2012 ve 2013 dönemlerine ilişkin 05.06.2016 tarih ve 2015/A-920/22,23,24 ve 25 sayılı vergi inceleme raporlarının düzenlendiği ve bu raporlara istinaden tarh edilen vergi ve kesilen cezalar üzerinde ihbara konu mükellef ile uzlaşıldığı, 05.06.2016 tarih ve 2015/A-920/22,23,24 ve 25 sayılı vergi inceleme raporlarının tarafımızca tetkikinden, Vergi Denetleme Kurulu Muğla Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 17.12.2014 tarih ve 3381 sayılı yazısı ile ihbara konu mükellefin 2010-2013 dönemi hesaplarının yurtdışı off shore faiz ve opsiyon vb. gelirleri ile ilgili olarak inceleme istenmesi üzerine yapılan inceleme sonucu kaleme alınığının anlaşıldığı, Mahkemelerince 10.01.2017 tarihli ara kararı ile 2009 ve 2010 yılı hesaplarının off shore faiz gelirleri kapsamında incelenmesi amacıyla düzenlenen 16.04.2014 tarih ve 2014-B-714/1 ve 2 numaralı vergi inceleme raporlarının (vergi inceleme tutanakları dahil) ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin aslı veya okunaklı ve onaylı suretinin istenmesi üzerine 16.04.2014 tarih ve 2014-B-714/1 ve 2 numaralı vergi inceleme raporlarının tetkiki neticesinde, 2011 yılı ve sonrası için inceleme başlatılmasını önerir bir ifadenin yer almadığının anlaşıldığı, bu durumda, 16.04.2014 tarih ve 2014-B-714/1 ve 2 numaralı vergi inceleme raporları irdelendiğinde, davacının 06.11.2014 tarihinde yaptığı ihbar öncesinde, hakkında ihbarda bulunan mükellef .... hakkında off shore faiz gelirlerini 2009 ve 2010 takvim yılları içinde vermiş olduğu gelir vergisi beyannamesinde beyan etmediğinden bahisle tarhiyata gidildiği, bu durumda, hakkında ihbarda bulunana yönelik vergi incelemesi başlatılması ve sonucunda haklarında tarhiyat yapılması ve ceza kesilmesi, başka ifadeyle davalı idarenin hareket geçmesi ile ihbar dilekçesi arasında illiyet bulunmadığından, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin olarak yapılan tarhiyata yönelik dava konusu işlemde ve ihbar ikramiyesi ödenmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin ihbar dilekçesi tarihinden önce, off shore faiz gelirlerinin incelenmesi kapsamında vergi tekniği raporu, vergi inceleme raporu veya takdir komisyonuna sevk yazısı ve benzeri işlemlerin yapılıp yapılmadığı ve inceleme sonrasında vergi veya ceza tahakkuk ettirilip ettirilmediğinin anlaşılması amacıyla verilen 25.10.2016 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevapta, 2011, 2012 ve 2013 dönemlerine ilişkin 05.06.2016 tarih ve 2015/A-920/23,24 ve 25 sayılı vergi inceleme raporlarının düzenlendiği ve bu raporlara istinaden tarh edilen vergi ve kesilen cezalar üzerinde ihbara konu mükellef ile uzlaşıldığının belirtildiği, söz konusu vergi inceleme raporlarının tetkiki ile, Vergi Denetleme Kurulu Muğla Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 17.12.2014 tarih ve 3381 sayılı yazısı ile ihbara konu mükellefin 2010-2013 dönemi hesaplarının yurtdışı off shore faiz ve opsiyon vb. gelirleri ile ilgili olarak inceleme istenmesi ve ihbar dilekçesi tarihinden sonra kaleme alındığı ve ayrıca 16.04.2014 tarih ve 2014-B-714/1 ve 2 numaralı vergi inceleme raporlarının tetkiki neticesinde, 2011 yılı ve sonrası için inceleme başlatılmasını önerir bir ifade olmadığı da anlaşıldığından, hakkında ihbarda bulunana yönelik vergi incelemesi başlatılması ve sonucunda haklarında tarhiyat yapılması ve ceza kesilmesi başka ifadeyle davalı idarenin harekete geçmesi ile ihbar dilekçesi arasında illiyet bulunduğundan, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin olarak yapılan tarhiyata yönelik dava konusu işlemde ve ihbar ikramiyesi ödenmemesinde yasal isabet bulunmadığı, dolayısıyla davacıya 1905 sayılı Kanunun 6. maddesinde belirtilen kıstaslar çerçevesinde ihbar ikramiyesi ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ihbar ikramiyesi ödemesinin 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin olarak davanın reddine ve ihbar ikramiyesi ödenmemesine; dava konusu işlemin 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin olarak davanın kabulüne ve ihbar ikramiyesi ödenmesine ilişkin olarak Muğla Vergi Mahkemesince verilen 07/02/2017 gün ve E:2016/506, K:2017/106 sayılı kararın; davalı idarece, yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen 15/06/2015 tarih ve 2015-A-920/26 sayılı görüş ve öneri raporunda ihbara konu mükellefin 2009 ve 2010 yılı hesaplarının off shore faiz geliri kapsamında, 06/04/2014 tarih ve 2014-B-714/1 ve 2 numaralı vergi inceleme raporlarının düzenlendiği, bu incelemenin ihbara dayalı olmaksızın bankalar aracılığıyla elde edilen tüm off shore faiz gelirini tespit etmek için Türkiye Bankalar Birliği'ne kayıtlı tüm bankalara yazı yazmak suretiyle yapıldığı, ihbara konu mükellefle 2009 ve 2010 yılları için uzlaşma sağlandığı, 2011 ve sonrası yıllara ilişkin incelemenin daha sonra yapılacağının bildirildiği, davacının ihbar dilekçesinde tamamen teorik bir hesaplama yapıldığı ve sağlıklı veriler eklenmediği, ilgili off shore hesabına ilişkin ....bank A.Ş.'den alınan bilgileri ile ihbar dilekçesinde bulunan bilgiler faiz geliri açısından karşılaştırıldığında çok büyük farkların olduğu belirtilerek 05/06/2016 tarih ve 2015/A-920/23, 24 ve 25 sayılı vergi inceleme raporlarına göre tarh edilecek vergi ve kesilecek cezalar üzerinden ihbar ikramiyesi verilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, davalı idarece yapılan değerlendirme sonrasında davacının müraacatının reddedildiği, ihbar ikramiyesi verilmemesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı ileri sürülerek kabule ilişkin kısmının; davacı tarafından, ihbardan evvel 16/04/2014 tarihli düzenlenen 2014-B- 714/1 ve 2 numaralı rapor ve tespit edilen vergi ziyaı ile ilgili ihbar ikramiyesi talebinin bulunmadığı, 16/04/2014 tarihli rapora istinaden ihbardan önce incelemenin sonuçlandığı ve vergi tarh edildiği, bu hususun dava konusu olmadığı, 06/11/2014 tarihli vergi ihbarından 7 ay önce incelemesi tamamlanan vergi ziyaı ile ilgili talebi olamayacağı, gizlenen 06/11/2014 tarihinden sonra ihbarı ile tespit olunan vergi ziyaı üzerinden ihbar ikramiyesi ödenmesi gerektiği, 06/11/2014 tarihinden sonra kaleme alınan vergi inceleme raporları ile ihbar sonucu tespit edilen vergi ziyaı üzerinden ihbar ikramiyesi ödenmesi talebi olduğu, 16/04/2016 tarihli rapor ile vergi incelemesi tamamlanan idari işlem ile ilgili talebinin olamayacağı, ihbar ikramiyesi gizlenen ancak ihbar ile ortaya çıkarılan vergiler üzerinden ödeneceğinden, ihbardan önce düzenlenen rapor ile ihbar ikramiyesinin reddi 1905 sayılı Kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek redde ilişkin kısmının kaldırılması istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Vergi ihbarında bulunan ihbarcının vergi ile ilgili teknik bilgiye sahip olmasının mümkün olmadığı, ihbarcının vergi teknik bilgisine sahip olmasına gerek olmadığı, vergi ile ilgili teknik inceleme vergi müfettişlerince yapılacağı, 1905 sayılı Kanun gereği muhbirin vergi teknik bilgisine sahip olması gerekmediği, Kanunun muhbire ikramiye ödenmesi şartını yanlızca ihbar etmesine bağladığı, Danıştay kararlarınca da bunun sabit olduğu mahkeme kararının hukuka uygun olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun aleyhte olan kısmının reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DAVALI İDARE SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Muğla Vergi Mahkemesi'nce verilen 07/02/2017 gün ve E: 2016/506, K:2017/106 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle; istinaf başvurularının reddine, davacı tarafından yapılan ve aşağıda gösterilen 112,80-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 31,40-TL karar harcının davacıdan tahsiline, davalı idare tarafından yapılan ve aşağıda gösterilen 22,00-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara iadesine, kararımızın tebliğini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 25/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)