(2577 S. K. m. 45, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul-Eskişehir otoyolunda bulunan taş örme istinat duvarının yıkılmasıyla meydana gelen heyelan neticesinde Bilecik İli, Merkez İlçesi, ……. Mevkii, 174 numaralı parselde bulunan davacıya ait binanın yıkılmasına sebep olduğundan bahisle Bilecik Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/10 D.İş dosyası üzerinden tespit edilen 43.860,00-TL hasar bedelinin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, tazminat isteminin 3.225,00-TL.lik kısmının kabulüne, 40.635,00-TL'lik kısmının reddine ilişkin Sakarya 1. İdare Mahkemesince verilen 31/05/2017 tarih ve E:2016/1047, K:2017/629 sayılı kararın; davalı idare tarafından; meydana gelen zararla idarenin faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığı, tazminat miktarının fahiş olduğu iddialarıyla, davacı tarafından da, ek bilirkişi raporunda varsayımsal açıklama ile %32 olan yıpranma payının %95'e çekilmesinin hiç bir mantığa dayanmadığı, binanın köy statüsünde iken yörenin yapı imarına uygun çiftlik evi-taş bina olarak yapıldığı, tadilat ve yenilemelerin yapıldığı iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul-Eskişehir otoyolunda bulunan taş örme istinat duvarının yıkılmasıyla meydana gelen heyelan neticesinde Bilecik İli, Merkez İlçesi, ……. Mevkii, 174 numaralı parselde bulunan davacıya ait binanın yıkılmasına sebep olduğundan bahisle Bilecik Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/10 D.İş dosyası üzerinden tespit edilen 43.860,00-TL hasar bedelinin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Sakarya 1. İdare Mahkemesince; mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasının bu aşamada mümkün olmadığı ve usul ekonomisi yönünden gerekli görülmediğinden yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, ancak Mahkemelerinin 25.01.2017 ve 22.02.2017 tarihli ara kararları ile "Bilecik İli, Merkez İlçesi, …… Mevkii, 174 numaralı parselde bulunan ve 1985 yılında yapılan yapının yapılmadan önce yapı projelerinin fen ve sağlık kurallarına uygun olduğuna dair valilik görüşü alınıp alınmadığı ile dava konusu yapı yapılmadan önce muhtarlıktan izin alınıp alınmadığı, muhtarlıkça izin verilmişse, yapının bu izne uygun olarak yapılıp yapılmadığı" hususlarının araştırıldığı, gelen cevabi yazıların incelenmesinden yapının yapılmadan önce fen ve sağlık kurallarına uygun olduğuna dair valilik görüşü alınmadığı ve muhtarlık izni bulunmadığının anlaşılması üzerine Bilecik Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/10 D.İş esasına kayden yaptırılan tespit raporunda inşaat bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda, yapının değerinin hesaplandığı, hesaplama işleminde bina yıpranma oranının 16-20 yıl arası bina üzerinden değerlendirildiği ve yapının ruhsatlı-izinli bir yapı olduğu dikkate alınmak suretiyle yapı değerinin hesaplandığının görüldüğü, bilirkişi Emre Sağdaş'tan "dava konusu yapının 1985 yılında yapıldığı dikkate alınarak enkaz bedelinin hesaplanması ile konuya ilişkin ek raporun Mahkemelerine sunulmasının istenildiği, 19.04. 2017 tarihli ek raporda özetle; "Dava Tarihi Enkaz Bedeli: Cinsi = Kagir-Yığma Bina, Bina Yaşı= 21-30 yıl arası (1985-2015), Yapı Sınıfı = C-II, Yapı alanı= 150 m², 2015 yılı enkaz yapı yaklaşık birim maliyeti = 430,00-TL/ m², 2015 yılı enkaz yapı yaklaşık maliyeti = 150,00 m² x 430,00-TL/ m² = 64.500,00-TL, Binanın yıpranma oranı = Kural olarak binaların yıpranma oranını tespit edilirken, öncelikle binanın sınıfını ve yaşını tespit ettikten sonra bu bilgilerin ışığında, 2.12.1982 gün ve 17886 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren yıpranma paylarına ilişkin oranları gösteren cetveldeki yıpranma oranları alınmak suretiyle yıpranma payı tespit edilmiştir ve bu oran = % 32 olmalıdır. (Yığma Binalar, 21-30 Yaş Arası) Ancak; binanın yıkım öncesi yapım şartları, işçilik vb. şartları düşünüldüğünde ve yıkım sonrası yığma bina olması dolayısıyla demir çıkmaması, tüm kiremitlerinin kırılması, çatı ahşabının kullanımının minumum düzeyde olabileceği düşünüldüğünde bu oranın % 95 olarak alınmasına kanaat getirilmiş, 2015 yılı itibariyle yıkılan yapının enkaz değeri: 64.500,00*% (100-95) = 3.225,00-TL..."olarak belirlendiği, hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilince yapılan itirazın, raporu kusurlandırıcı nitelikte bulunmadığı, İstanbul-Eskişehir otoyolunda bulunan taş örme istinat duvarının yıkılması sonucu meydana gelen heyelan nedeniyle oluşan ve davacıya ait binanın zarara uğramasına yol açan davalı idarece enkaz bedelinden ibaret 3.225,00 TL maddi zararın tazmini gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle; tazminat isteminin 3.225,00-TL lik kısmının kabulüne, 40.635,00-TL'lik kısmının reddine kararı verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2.fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
İstinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararının tazminat isteminin 3.225,00-TL'lik kısmının kabulüne ilişkin kısmında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve davalı idare istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden bu kısım yönünden davalı idarenin başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dava konusu, talep edilen taşınmaz bedelinin 40.635,00-TL'lik kısmının reddine ilişkin kısmı açısından istinaf incelemesine gelince;
İstinaf incelemesine konu kararda davalı idarenin zararın meydana gelmesinde hizmet kusurunun bulunduğuna ilişkin tespiti yerinde olmakla birlikte, davacının talep ettiği toplam 43.860,00 TL tazminatın, yol çalışması sırasında yıkılan istinat duvarının heyelan ve deprem etkisi yaratarak davacıya ait binanın yıkılması sonucu yıkılan yapının değeri olduğu, davacının enkaz bedelini talep etmediği, buna rağmen alınan ek raporda bilirkişiden enkaz bedelinin belirlenmesinin istenildiği dikkate alındığında enkaz bedelinin belirlenmesine ilişkin ek rapor dikkate alınarak verilen kararın redde ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamakta olup, Bilecik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/10 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda binanın değeri belirlendiğinden bu raporun esas alınarak karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Sakarya 1. İdare Mahkemesince verilen 31/05/2017 tarih ve E:2016/1047, K:2017/629 sayılı kararın, tazminat isteminin 40.635,00-TL'lik kısmının reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, 40.635,00-TL'nın da 07.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, dava tamamen "kabul" ile sonuçlandığından yargılama giderlerinin yeniden hesaplanmasına, hükmedilen 43.860,00 TL üzerinden hesaplanan 2.996,08 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 749,20 TL harcın mahsubu ile kalan 2.246, 88 TL harcın davalı idareden alınmasına, bu hususta Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, davacı tarafından yapılan esas ile istinaf aşamasına ilişkin 1.054,65-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasına ilişkin 40,15-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ve hükmedilen tutar dikkate alınarak belirlenen 5.174,60-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, davacı tarafından istinaf aşamasında fazladan yatırılan 31,40-TL karar harcının adına tahsilat yapılan Sakarya İl Muhasebe Müdürlüğünce davacıya iadesine, posta avansından artan kısmın Mahkemesince ilgililerine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 13.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)