(3194 S. K. m. 32, 42) (2577 S. K. m. 45)
Dava konusu istem: İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ...... Mahallesi, G22B16B3B pafta, 1453 parselde mevcut ruhsatsız yapının ön cephesinde 1,70x17,50 metre ebatlarında sundurma yapılıp şeffaf malzeme ile kapatılarak yeni alan oluşturulduğundan bahisle düzenlenen 05/12/2013 günlü, 418/0017 cilt/yaprak numaralı yapı tatil tutanağı dayanak alınarak, kiracı olan davacıya 3194 sayılı İmar Kanununun 42.maddesi uyarınca 55.624,34.-TL para cezası verilmesine ve aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca ruhsatsız yapının tamamının yıktırılmasına ilişkin Tuzla Belediye Encümeninin 06/05/2014 günlü, 314 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin 02/09/2014 günlü, 609 sayılı encümen kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 07/03/2017 günlü, E:2014/2209, K:2017/538 sayılı kararı ile; mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "yapının 2002 yılından itibaren yapıldığının görüldüğü, sundurmanın Nisan 2013 - Ekim 2013 tarihleri arasında yapıldığının anlaşıldığı, yapının tamamının ve ilave sundurmanın ruhsatsız olduğu, tespit tutanağı konusu ilave sundurma olmakla birlikte para cezasının tüm yapı için hesaplanmış olduğu, tutanak konusu ek sundurma olarak değerlendirilir ise temel ceza hesabının uygun olmadığı, tüm yapı olarak kabul edilir ise uygun olduğu" hususunun belirtildiği, bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda yer alan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu yapının yapımına 2002 yılında başlandığı, 27/12/2007 tarihli tapu senedine göre tarla vasıflı olarak el değiştiren yerde sundurma dışında yapının var olduğu, 05/12/2013 tarihinde kiracı olduğu belirtilmek suretiyle davacı ……. adına yapı tatil tutanağı düzenlendiği, 06/05/2014 tarih ve 314 sayılı encümen kararı ile kiracı olan davacıya sadece ilave olarak yapılan sundurma üzerinden değil 2002 yılında yapımına başlanan tüm yapının ruhsatsız olduğundan bahisle idari para cezası uygulandığı ve ruhsatsız yapılan yapının tamamının yıktırılmasına karar verildiği; suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği, davalı belediyece gerekli araştırma yapılarak söz konusu ruhsatsız yapının kim tarafından yapıldığının somut bir şekilde tespit edilmesi ve buna göre işlem yapılması gerekirken, bu yönde bir tespit yapılmaksızın ilave sundurmayı yaptığı anlaşılan kiracıya ruhsatsız yapılan yapının tamamı üzerinden idari para cezası verilmesinde hukuka uyarlık görülmediği; ruhsatsız yapının tamamının yıkımı yönünden ise; yapının tamamının ruhsatsız olduğu hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte, gerek yapı tatil tutanağının ve gerekse yapının tamamının yıkımına yönelik encümen kararının, yapının maliki değil, ilave sundurmayı yapan kiracı adına düzenlenmesi ve yapı sahibine tebliğ edilmemesi nedeniyle hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu parsel üzerinden bulunan yapıda ön cephede 1,70x17,50 m ebatlarında sundurma yapılıp etrafının şeffaf malzeme ile kapatılarak yeni alan oluşturulduğunun tespit edilerek 05/12/2013 günlü, 418/0017 cilt/yaprak numaralı yapı tatil tutanağı ile mühürlendiği, yapının II.Derece Doğal Sit Alanında kalması ve ruhsatsız olması ve ruhsata da bağlanamayacağı için 06.05.2014 tarih ve 314 sayılı encümen kararının alındığı, buna rağmen yapıma devam edilerek çatı örtüsünün yapıldığının 16.12.2013 tarihli durum tespit tutanağı ile tespit edildiği, yapı sahibi sıfatıyla davacı adına 3194 Sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca İmar Para Cezası Hesaplama Raporu esas alınmak suretiyle yapının sınıfı, niteliği, grubu, büyüklüğü ve kanunda sayılan diğer ve cezaya sebebiyet verilen hususlar da dikkate alınarak 55.624,34-TL para cezası verildiği, encümen kararına karşı davacının 22.05.2014 tarih ve 19851 sayılı dilekçe ile yaptığı itirazın reddine ilişkin 02.09.2014 günlü ve 609 sayılı encümen kararının hukuka ve yasaya uygun olduğu öne sürülerek kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin; 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”; 6. fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış olup, ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının istinaf yoluyla kaldırılması ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesinde yer alan sebebin varlığı halinde mümkün bulunmaktadır.
İdare Mahkemesi kararının para cezasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın; yıkıma ilişkin kısmına gelince;
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonucunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir. Ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmü yer almıştır.
Bu düzenlemeye göre, ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı hakkında kanunda öngörülen yaptırımların uygulanabilmesi, ihtilaf konusu imalatın ilgili fen elemanları tarafından açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanarak usule uygun şekilde düzenlenecek bir tutanağa bağlanması ile mümkündür. Söz konusu tutanakta yer alması gereken hususların ise yine yasa hükmünde belirtildiği görülmektedir. Buna göre; yapının denetimini yapan ilgili idare elemanlarının yapıyla ilgili saptamaları ve imzalarının bulunduğu tutanağın düzenlendiği sırada yapı sahibinin de hazır bulunması halinde imzalatılması, yapı sahibi bulunamamış ise tutanağın yapı yerine asılması, bu hususa da tutanakta yer verilmesi, yapının mühürlenerek inşaatın derhal durdurulduğunun belirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca yasa hükmünde yapı yerine asılan yapının durdurulduğuna dair tutanağın bir örneğinin muhtara bırakılması gerektiği de belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ...... Mahallesi, G22B16B3B pafta, 1453 parselde mevcut ruhsatsız yapının ön cephesinde 1,70x17,50 metre ebatlarında sundurma yapılıp şeffaf malzeme ile kapatılarak yeni alan oluşturulduğu tespit edilerek 05/12/2013 günlü, 418/0017 cilt/yaprak numaralı yapı tatil tutanağının düzenlendiği, bu tutanak esas alınarak, kiracı olan davacıya 3194 sayılı İmar Kanununun 42.maddesi uyarınca 55.624,34.-TL para cezası verilmesine ve aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca ruhsatsız yapının tamamının yıktırılmasına ilişkin Tuzla Belediye Encümeninin 06/05/2014 günlü, 314 sayılı kararının alındığı, bu karara karşı yapılan itirazın 02/09/2014 günlü, 609 sayılı encümen kararı ile reddedildiği, anılan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, dava konusu işlemin dayanağı olan 05/12/2013 günlü yapı tatil tutanağında, ruhsatsız olduğu belirtilen zemin+1 normal kattan oluşan yapıya ilişkin krokiye de yer verilmekle birlikte “II. Derece Doğal Sit Alanında bulunan ruhsatsız yapının ön cephesinde 1,70x17,50 metre ebatlarında sundurma yapılıp şeffaf malzeme ile kapatılarak yeni alan oluşturulduğu görülerek yapı mühürlenerek tatil edilmiştir” şeklindeki açıklama ile sadece sundurmanın tespit altına alındığı ve mühürlendiği, 06/05/2014 günlü, 314 sayılı encümen kararında ise ruhsatsız yapılan yapının tamamının yıktırılmasına karar verildiği, bilirkişi raporunda yer alan “tespit tutanağı konusu ilave sundurma olmakla birlikte para cezasının tüm yapı için hesaplanmış olduğu, tutanak konusu ek sundurma olarak değerlendirilir ise temel ceza hesabının uygun olmadığı, tüm yapı olarak kabul edilir ise uygun olduğu" yönündeki değerlendirmeler de göz önünde bulundurulduğunda, yapı tatil tutanağının mevcut binaya ilave olarak yapılan sundurmanın tespitine ve mühürlenmesine ilişkin olduğu, dolayısıyla yapı tatil tutanağı ile dava konusu encümen kararının içeriğinin örtüşmediği görülmektedir.
Bu itibarla, 06/05/2014 günlü, 314 sayılı Tuzla Belediye Encümeni kararının içeriği ile bu kararın dayanağı olan 05/12/2013 günlü yapı tatil tutanağının içeriği örtüşmediğinden, dava konusu 02/09/2014 günlü, 609 sayılı encümen kararının yıkıma ilişkin kısmında hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bu kısmında da sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Karar sonucu: Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 07/03/2017 günlü, E:2014/2209, K:2017/538 sayılı kararının para cezasına ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun REDDİNE, yıkıma ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise yukarıda belirtilen gerekçeyle REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan 129,20.-TL istinaf giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3-Posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince davalı idareye iadesine,
4-Kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
5.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 29/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)