(3194 S. K. m. 42) (775 S. K. m. 18)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, … Mahallesi, F22D24A2A Pafta, 154 Ada, 2-9 ve 1088 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ruhsatsız ve ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacıya 169.709,33-TL para cezası verilmesine ilişkin 12/07/2016 günlü, 598 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu ruhsata aykırı imalatların yapıldığı 154 ada, 2 ve 1088 parsel sayılı taşınmazların Maliye Hazinesine ait olduğu, 775 sayılı Yasanın 18. maddesinde, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerde izinsiz olarak yapılan yapıların herhangi bir karar alınmaksızın yıktırılabileceğinin öngörüldüğü, ancak sözü edilen Kanunda başka bir yaptırım öngörülmediği, buna karşılık ayrı uygulama prosedürü olan 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinde sayılan fiiller nedeniyle para cezası verilebileceği, uyuşmazlığa konu olayda ise Maliye Hazinesine ait taşınmazlar da hesaplamaya dâhil edilmek suretiyle davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesine göre para cezası verildiği görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nce verilen 14/07/2017 günlü, E:2016/1391, K:2017/1616 sayılı kararın; yapılan imalatların vaziyet planının tamamını etkilemesi nedeniyle aykırılıktan etkilenen alan hesabında Maliye Hazinesine ait taşınmaz içinde kalan yapıların alanları da dâhil edilmek suretiyle yapı tatil tutanağı düzenlendiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğundan bahisle istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi davalı idare tarafından istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Usul ve kanun hükümlerine uygun bulunan mahkeme kararına yapılan davalı idare istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı(Değişik 6545 S.K./19. md.)45. maddesinin;3. fıkrasında; Bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği;46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, bölge idare mahkemelerinin, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davaları, hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği;belirtilmiştir.
Dava; İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, … Mahallesi, F22D24A2A Pafta, 154 Ada, 2-9 ve 1088 parsel sayılı taşınmazlarda ruhsatsız ve ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacıya 169.709,33-TL para cezası verilmesine ilişkin 12/07/2016 günlü, 598 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmıştır.
775 sayılı Gecekondu Kanununun 18. maddesinde bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, belediye sınırları içinde veya dışında, belediyelerce, Hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak, daimi veya geçici bütün izinsiz yapılar, inşa sırasında olsun veya iskan edilmiş bulunsun, hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtası tarafından derhal yıktırılacağı hükmüne yer verilmiş, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 1. fıkrasında bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
775 sayılı Gecekondu Kanununun 18. maddesi uyarınca işlem tesis edilebilmesi için, yapının tamamının izinsiz olarak belediye sınırları içinde veya dışında, belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere veya üçüncü bir özel veya tüzel kişiye ait arazi veya arsa üzerinde yapılmış olması gerekmekte olup, somut olayda, bir kısmının Maliye Hazinesine ait 1188 parsel sayılı taşınmazda inşa edildiği tespit edilen yapılar yönünden 775 sayılı Yasanın 18. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı açıktır.
Somut olayda da, uyuşmazlığa konu yapılar için 775 sayılı Kanunun 18. ve 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi hükmünün bir arada uygulanmasının söz konusu olmadığı, bir kısmı Hazineye ait taşınmaz üzerinde ruhsatsız olarak yapıldığı sabit olan yapılar hakkında 775 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca verilmiş yıkım kararının bulunmadığı anlaşıldığından, ayrı uygulama prosedürü olan 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinde sayılan fiiller nedeniyle para cezası verilebileceği anlaşılmakla, Maliye Hazinesine ait taşınmazların da hesaplamaya dâhil edilmesi suretiyle 3194 sayılı Kanunun 42. maddesine göre para cezası verilmesi yönüyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle verilen mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ancak ve öte yandan, Anayasanın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir.” hükmü yer almaktadır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 1. fıkrasında ise; bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmış, anılan fıkranın devamında temel ceza miktarının hesaplanmasına ve cezaya uygulanacak artırımların belirlenmesine ilişkin esaslar hükme bağlanmıştır.
Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, bir başka ifade ile yapı sahibi adına verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, … Mahallesi, F22D24A2A Pafta, 154 Ada, 2-9 ve 1088 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ruhsatsız ve ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının 24.06.2016 günlü, 35 sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacıya 12/07/2016 günlü, 598 sayılı belediye encümeni kararı ile 169.709,33-TL para cezası verildiği ve bu kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı yapıların sahibi olmadığını, kendisi tarafından yapılmadığını, taşınmazların maliki veya hissedarı olmadığını, yapıların bulunduğu sitede oturmadığını iddia etmiş, Dairemizin 05/12/2018 günlü ara kararına cevaben, hissedarı olduğu 8 parsel sayılı taşınmaz malikleri ile … İnş. Yapı Gayr. Geliş. A.Ş. arasında imzalanmış Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığı, ancak kendisinde bulunmadığı, bu sözleşme ile izin ve ruhsat alma haklarının adı geçen şirkete devredildiği, yapılan inşaatlardan kendisine düşen hisseleri sattığı davacı tarafından beyanla yapıları inşa edenin kendisi olmadığı tekrar edilmiş, ara kararı gereği yerine getirilmediği takdirde dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre karar verileceği hususu da hatırlatılmasına karşın davalı idarece ara kararına süresi içinde cevap verilmemiştir.
Dava dışı 8 parselin davacı ve hissedarlarına ait olduğu, söz konusu parsel üzerinde bulunan ve yapı müteahhidinin … İnş. Yapı Gayr. Geliş. A.Ş. olduğu anlaşılan yapılar için 27.1.2011 tarih ve 2011/36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 sayılı; 28.1.2011 tarih ve 2011/59, 60, 61, 62, 63 ve 65 sayılı yeniden yapı ruhsatlarının düzenlendiği, 8 parsel hissedarlarının 9 parselde de hisseleri oranında malik olduklarının davalı idarece öne sürülerek tapu kaydının ibraz edildiği görülmüş, buna göre, para cezasına konu sosyal tesis, yüzme havuzu, tenis ve basketbol sahaları ile diğer yapıların üzerinde bulunduğu taşınmazlardan 9 parsel sayılı taşınmazın, davacının hissedarı olduğu 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı ve hissedarları adına düzenlenen 27.1.2011 tarih ve 2011/36, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 sayılı; 28.1.2011 tarih ve 2011/59, 60, 61, 62, 63 ve 65 sayılı yapı ruhsatlarına istinaden inşa edilen bağımsız bölümlerin ortaklaşa kullanımına (müşterek medhal) ayrıldığı, faydalanan 154 ada 8 parselin kütük sayfasının beyanlar bölümüne “154 ada 9 parsel ve 154 ada 10 parsel, 8 parselin ortak yeridir” belirtmesi yapıldığı, 2 ve 1088 parselin ise Maliye Hazinesi adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır.
Olayda; taşınmazlara ilişkin mülkiyet durumu da göz önüne alındığında, ruhsatsız yapıların ve ruhsata aykırılıkların davacı tarafından yapıldığına dair idarece herhangi bir tespit yapılmadığı gibi bu hususu kanıtlayacak herhangi bir bilgi, belge ve verinin de sunulmadığı, bu nedenle davacının dava konusu karara esas teşkil eden ruhsatsız yapıları veya ruhsata aykırılıkları yapan "yapı sahibi" olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinde para cezası yaptırımının uygulanacağı ruhsata aykırı veya ruhsatsız "yapının sahibi" ibaresinden, inşai faaliyeti yapan kişilerin anlaşılması gerekmekte olup, idarenin yapı tatil tutanağı düzenlemekteki amacının o anki fiili durumu tespit etmek olduğu açık ise de, somut uyuşmazlıkta yapıyı yapanın kendisi olmadığının ispat külfetinin davacıya ait olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, yapı tatil tutanağında tespit edilen ruhsatsız yapıları veya aykırılığı yapanın davacı olduğunun ispat külfetinin davalı idareye ait olduğunun kabulünün gerekeceği, davalı idarece bu durumun ortaya konulmadığı anlaşılmakla, “ruhsata aykırı yapıyı veya ruhsata aykırılıkları yapan" kişi imar para cezasının muhatabı olacağından, bu hususta araştırma yapılarak ona göre para cezası tesis edilmesi gerekirken, 9 parselin kütük sayfasının beyanlar bölümünde 10 parselle birlikte davacının hissedarı olduğu 8 parselin ortak yeri olduğunun belirtilmesinden ve site yönetiminin beyanından hareketle davacı adına idari para cezası verilmesine dair encümen kararında hukuka uyarlık, İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin 14/07/2017 günlü, E:2016/1391, K:2017/1616 sayılı kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmediğinden, 2577 sayılı Kanunun 45/3. maddesi uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan182,20-TL istinaf yargılama giderinin başvuran üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından kalırsa artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine, temyiz süresi geçtikten sonra dava dosyasının ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanun ile değişik 46. maddesi uyarınca 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 16/01/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)