(1319 S. K. m. 30) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına kayıtlı İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, …… mevkiinde ve 1/5000 ölçekli "Boğaziçi Geri Görünüm Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı"nda (09.10.2009-20.04.2011) "yol ve park alanında" kalmakta olan davacıya ait 52 pafta, 1855 ada 1 parsel sayılı hissedarı olduğu taşınmaza ait emlak vergilerinin kısıtlılık hükümlerine göre tahsil edilmekte iken kısıtlılığın kaldırıldığını kendisine tebliğ edilen ödeme emirleri ile öğrenmesi üzerine davalı idareye taşınmazının kısıtlı sayılması istemiyle yapılan 03.06.2016 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 30.06.2016 tarih ve E:4214 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, İstanbul 9. Vergi Mahkemesince özetle; davacının hissedarı olduğu söz konusu taşınmaza ilişkin olarak 21.06.2002 tarihinde kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemiyle açılan davada Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vermiş olduğu 10.04.2003 tarih ve E:2002/700, K:2003/163 sayılı kararı incelendiğinde; kamulaştırmasız el atma tazminatı hükmedilmesine ve davacının taşınmazının yol olarak kullanılan kısmının tapu kaydının iptaline karar verildiği, dolayısıyla davacının söz konusu arazi üzerinde kamulaştırmasız el koyma nedeniyle herhangi bir tasarrufunun bulunmadığı, istimlak edilememesi sebebiyle kısıtlılık hükümlerinin yer aldığı 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 30. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı belediyenin 14.06.2016 tarih ve 24605 sayılı yazısında; söz konusu taşınmazın kısmen plansız alanda kısmen de "09.10.2009 tarihli 1/5000 Ölçekli Üsküdar Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgeleri Revizyon Nazım İmar Planı" kapsamında "Parklar ve Dinlenme Alanları ile Yol Alanı" lejandında bulunduğu, bölgede henüz İmar Uygulama Planı yapılmadığının belirtildiği, davalı idare tarafından daha sonra herhangi bir imar planı değişikliği yapıldığına ilişkin bilgi belge sunulmadığı, taşınmaza yol olarak el atıldığının Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararının kesinleşmesiyle sabit olması sebebiyle kısıtlı vergi ödemesinin kaldırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle verilen ''davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline" ilişkin 24/02/2017 gün ve E:2016/2355; K:2017/333 sayılı kararın; Söz konusu taşınmaza ilişkin kısıtlı vergi uygulamasının sehven yapıldığı, taşınmazın bulunduğu bölgede İmar Uygulama Planı bulunmadığı, taşınmazın,1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 30. maddesinde belirtilen kısıtlılıkla ilgili şartları taşımadığı, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yöntem ve Yasaya uygun nitelik taşıyan Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddi gerektiği yolundadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu İstanbul 9. Vergi Mahkemesi 24/02/2017 gün ve E:2016/2355; K:2017/333 sayılı kararında Kanunun 45/4. Maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı kanunun 45/3. Maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 36,00-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 02/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)