(6331 S. K. m. 14, 26) (5510 S. K. m. 102) (5326 S. K. m. 3, 27)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı kurumun, iş kazası ve meslek hastalığı bildirimini yasal süresi içinde yapmadığı gerekçesiyle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca 2.466,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı süre yönünden reddeden İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin 01/08/2016 gün ve E:2016/1288, K:2016/1205 sayılı kararının, davacı Sağlık Bakanlığı tarafından, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, davacı kurumun, iş kazası ve meslek hastalığı bildirimini yasal süresi içinde yapmadığı gerekçesiyle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca 2.466,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; "14 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir yükümlülük için ayrı ayrı binbeşyüz Türk Lirası, ikinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene ikibin Türk Lirası, dördüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen sağlık hizmeti sunucuları veya yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına ikibin Türk Lirası," idari para cezası verileceği düzenlenmiştir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 26. maddesinin ikinci fıkrasında; "Bu Kanunda belirtilen idari para cezaları, 14 üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları hariç gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler için uygulanan idari para cezaları hariç tahsil edilen idari para cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları ise doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumunca verilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğer idari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içinde ödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliği bulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına da düzenlenebilir." hükmüne yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinin (a) bendinde, "Bu Kanunun a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde... uygulanır." 27. maddesinin 1. fıkrasında ise, "İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir." hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda, bu kanun uyarınca verilecek idari para cezalarına karşı kanun yoluna ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği, 14.maddeye aykırılık nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesi hükümleri uygulanacağı belirtilmiş ise de, dava açma yoluna ilişkin 6331 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanuna atıfta bulunulmadığı, 6331 sayılı Kanunun 26.maddesinde 5510 sayılı Kanuna tabi olduğu belirtilen itirazın idari anlamda komisyon nezdinde idari para cezasına karşı yapılacak itiraz olduğu, bunun ötesinde dava açma yoluna ilişkin 6331 sayılı Kanunda 5510 sayılı Kanuna atıfta bulunulmadığı görülmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı kurumun, iş kazası ve meslek hastalığı bildirimini yasal süresi içinde yapmadığı gerekçesiyle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca 2.466,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin 01/08/2016 gün ve E:2016/1288, K:2016/1205 sayılı kararı ile davanın süre yönünden reddine karar verildiği, davacı kurum tarafından bu kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılmasının istenildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca verilecek idari para cezalarına karşı kanun yoluna ilişkin, anılan kanunda herhangi bir hüküm bulunmaması nedeniyle, sözkonusu kanun hükümleri uyarınca verilen idari para cezasına karşı açılan iş bu davanın görüm ve çözümünde görevli mahkemenin, Kabahatler Kanunu'nun yukarıda yer verilen 3. maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın görev yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 01/08/2016 tarih ve E:2016/1288, K:2016/1205 sayılı kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar ile yargılama giderleri hakkında da hüküm kurulacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına 30/03/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)