(2709 S. K. m. 73) (2464 S. K. m. 97) (2577 S. K. m. 45)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacıdan, … plaka numaralı aracın devri sebebiyle 26.8.2011 ve 3.10.2011 tarihlerinde tahsil edilen toplam 14.169,59-TL devir temlik ücretinin, ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle yapılan 6.6.2016 tarih ve 17497 sayılı düzeltme başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve söz konusu ödemenin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi açılan davada; davalı idarenin usul itirazlarının yerinde bulunmadığı, Anayasanın 73. maddesinde yer alan verginin kanuniliği ilkesi ile yasal mevzuatın değerlendirilmesinden, belediye sınırları içerisinde toplu taşıma faaliyetinde kullanılan araçların devredilmesi halinde, devir işlemi sebebiyle alıcıdan ve satıcıdan tahsil edilecek devir temlik ücreti adı altında herhangi bir hükme yer verilmediği, ayrıca bu türden bir mali yükümlülüğün ancak yasa yapma yetkisine sahip yasama organı tarafından ihdas edilebileceği, yürütme organına mensup belediye meclisince ihdas edilmesinin hukuken mümkün olamayacağı, öte yandan, her ne kadar 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 97. maddesinde, belediyelerin bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgilerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclisince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları hükmü yer almakta ve davalı idarece bu maddeye istinaden davacıdan devir temlik ücreti alındığı belirtilmekte ise de, söz konusu maddeye göre ücret talep edilebilmesi için belediyeler tarafından ilgilerin talebi üzerine sunulan bir hizmetin bulunması gerektiği, olayda, yasal dayanağı bulunmamasına rağmen mali yükümlülük addedilmek suretiyle devir temlik ücreti adı altında davacıdan tahsil edilen ücretin, açık bir vergilendirme hatası oluşturduğu sonucuna varıldığından, davacı tarafından ödenen devir temlik ücretinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, devir temlik ücreti adı altında tahsil edilerek, davacının yoksun bırakıldığı toplam tutarın, tahsil tarihlerinden itibaren hesaplanmak suretiyle, Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunda öngörülen oranda faiz ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davacıdan tahsil edilen toplam 14.169,59-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak Denizli Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 07/12/2016 gün ve E:2016/886; K:2016/1120 sayılı kararın; devir-temlik ücreti alınmasının yasal dayanağının Belediye Gelirleri Kanununun 97. maddesi ve Belediye Kanununun 15/d, 18/f ve 59/e maddeleri olduğu, ticari hatlı minibüslerin çalışma yer ve şekillerinin idareleri tarafından düzenlendiği, Yasada mali yükümlülüklere ilişkin çerçevenin belirlendiği, aksi halde Yasa hükmünün Anayasaya aykırı düştüğünün kabulü gerekeceği, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Süresinde savunma yapılmamıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun İstinaf kanun yolu düzenleyen 6545 sayılı Yasa ile değişik 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının vekili aracılığıyla davalı idareye yaptığı başvuruda … plakalı minibüsüne ilişkin devir temlik ücreti olarak makbuzlarıyla tutarlı biçimde 14.169,59-TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesini istenildiği, dava dilekçesinde ise, süre geçmek ve yanıt verilmemek suretiyle oluşan zımni işlemin iptali yanında 14.169,59-TL'nin değil, 14.160,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesinin talep edildiği; istinaf başvurusuna konusu kararda da, dava dilekçesinde yazılı istemle bağlı kalınmaksızın, dayanak makbuzlara ve düzeltme/şikayet başvurusuna itibar edilmek suretiyle istem aşılarak 14.169,59-TL'nin ödenmesi yolunda hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde talep edilen miktardan fazla bir miktara hükmolunması olanaklı bulunmadığından, yukarıda belirtilen durumun kararda yapılan maddi hatadan kaynaklandığı, Denizli Vergi Mahkemesi Hakimliğinin 07/12/2016 gün ve E:2016/886; K:2016/1120 sayılı kararında başka bir usul hatası veya yasaya aykırılığın söz konusu olmadığı, sonuç itibarıyla yerinde bulunan kararın sadece hüküm fıkrasında yazılı olan "14.169,59-TL'nin" ibaresinin "14.160,00-TL'nin" biçiminde düzeltilmesiyle oluşan aykırılığın giderilebileceği, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle; kararın hüküm fıkrasında yazılı olan "14.169,59-TL'nin" ibaresinin "14.160,00-TL'nin" olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 138,70-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, 31,40-TL karar harcının davalı idareden tahsili için mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 28/02/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)