(2709 S. K. m. 125) (657 S. K. m. 36, 37, 64) (5434 S. K. Ek. m. 18)
İSTEMİN ÖZETİ: Elbistan E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan davacı tarafından, terfisinin yeniden düzenlenerek kazanılmış hay aylığının 2. derecenin 6. kademesinden 3. derecenin 7. kademesine düşürülmesine ilişkin 10.03.2016 tarih ve 2016/158 sayılı Elbistan Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin anılan komisyonun 19.04.2016 tarih ve 2016/238 sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle alamadığı maaş farklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının maaş ödemelerinin yeni derece ve kademesi üzerinde yapılması sebebiyle mahrum kaldığı maaş farkının iadesi talebi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 21.12.1973/22.12.1973 günlü K:1973/14 sayılı içtihadı ile ilgili ise de terfi işleminin geri alınmasına ilişkin işlemin yargısal denetiminin 26.9.1952 günlü, K:1952/244 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı esas alınarak yapılması gerekeceğinin açık olduğu, söz konusu İçtihadı Birleştirme Kurulu kararına göre, kanunsuz bir terfi işleminden sonra aynı memur hakkında kanuna uygun müteaddit terfiler yapıldığı takdirde kanunsuz terfiin artık geri alınmasının mümkün olmadığının belirtildiği, bu durumda, davacının 2001 yılında aldığı ek derece ve kademenin, gizli sicil ve notları incelendiğinde 2001 yılına ilişkin son altı senelik sicil ortalaması 90 ve üzeri olmadığı gerekçesiyle, bu tarihten yaklaşık 15 yıl sonra 10.03.2016 günlü işlemle geri alınması söz konusu olup, bu durumun istikrar ilkesiyle bağdaştığını kabul etmenin olanaklı bulunmadığı, öte yandan, davacının almış olduğu ek derece ve kademenin geri alınmasından sonra maaş ödemelerinin yeni derece ve kademesi üzerinde yapılması sebebiyle mahrum kaldığı maaş farkının da iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile yargı kararıyla hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş farklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi yolunda Kahramanmaraş İdare Mahkemesi'nce verilen 13/10/2016 gün ve E:2016/587, K:2016/1098 sayılı kararın; davacının terfisinin düzeltilmesine ilişkin işlemin 657 sayılı Kanun'un 37 ve 64.maddeleri çerçevesinde ve mevzuata uygun olarak yapıldığı, Kanun değişikliğinden kaynaklı yeni bir durum bulunmadığı, Kanunun eski ve yeni hallerinde davacı lehine durumların olmadığı, işlemin hukuka uygun olduğundan bahisle istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, Elbistan E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan davacı tarafından, terfisinin yeniden düzenlenerek kazanılmış hay aylığının 2. derecenin 6. kademesinden 3. derecenin 7. kademesine düşürülmesine ilişkin 10.03.2016 tarih ve 2016/158 sayılı Elbistan Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin anılan komisyonun 19.04.2016 tarih ve 2016/238 sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle alamadığı maaş farklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlığın hukuksal çerçevesinden önce maddi çerçevesinin incelenmesi suretiyle davanın konusunun ortaya konulması gerekmektedir. Dosya bu kapsamda incelendiğinde;
İnfaz koruma memuru olarak görev yapan ve ortaokul mezunu olarak 14.01.1988 tarihinde göreve başlayan davacının, memuriyet öncesi 1 yıl 6 aylık askerlik süresinin bulunduğu, memuriyete girdikten sonra liseyi bitirdiği ve 1992 yılında intibakının yapıldığı, göreve başladığı tarihten dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe kadar askerlik süresi dahil 29 yıl 9 ay 5 gün hizmetinin bulunduğu, işlem tarihi itibariyle 2.derenin 6.kademesinden maaş aldığı, 657 sayılı Kanun'un 36.maddesi uyarınca eğitim durumu itibariyle yükselebileceği son derece ve kademe 3.derecenin son kademesi olan davacının, 3.derecenin 4.kademesine geldiği tarih itibariyle önceki altı yıllık sicil notu ortalamasının 90 ve üzeri olmadığının görülmesi nedeniyle terfi intibakının yeniden değerlendirildiği, bu kapsamda dava konusu işlemle 2.derecenin 6.kademesinden aylık almakta iken, kazanılmış hak aylığının 3.derecenin 7.kademesi olarak düzeltildiği, davacı tarafından yapılan itirazın da adalet komisyonunca reddedildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının, 1994, 2001 ve 2007 yıllarında 657 sayılı Kanunun 6111 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki 37. maddesi gereğince altı senelik sicil notu ortalaması 90 ve üzeri olması nedeniyle ek kademe aldığı, ayrıca 2001 yılında ek kademe verilmesine ilişkin komisyon kararı ile 5 ay 27 günlük sigortalılık hizmet süresinin de maaşa esas derece / kademe hesabına dahil edildiği, 14.5.2009 tarihinde 3.derecenin 3.kademesine gelen ve 14.05.2010 tarihi itibariyle eğitim durumu itibariyle yükselebileceği son derecenin 4.kademesine ulaşacak olan davacıya, 657 sayılı Kanun'un 37.maddesi uyarınca 1 derece verilmek suretiyle 2.derecenin 1.kademesine yükseltildiği, daha sonraki yıllar itibariyle her yıl için 1 kademe verilen davacının, işlemin tesis edildiği tarihte 2.derecenin 6.kademesine yükseldiği, gizli sicil bilgileri üzerinde yapılan inceleme sonucu, davacının 5 ay 27 günlük sigortalılık hizmet süresinin 5434 sayılı Kanun'un ek 18.maddesi hükmü uyarınca kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilmesine olanak bulunmayıp emeklilik müktesebinde değerlendirilmesi gerektiği tespit edildiğinden, dava konusu işlemle 30.05.2001 günlü, 83 sayılı işlemin sigortalı hizmet süresinin hak aylığından değerlendirilmesine ilişkin kısmı ile 18.06.2007 günlü, 2007/159 sayılı kararın olumlu sicilden faydalandırılmasına ilişkin kısmının iptaline karar verildiği, bunun dışında bir karar alınmamakla birlikte 2.derecenin 6.kademesinden maaş alan davacının maaş müktesebinin 3.derecenin 7.kademesi olarak düzeltildiği görülmekte olup, bu haliyle idari işlemin, davacı yönünden içeriğinde belirtilen değişiklikten daha fazla hukuksal sonuç doğurduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu 10.03.2016 günlü, 158 sayılı Elbistan Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı kararı bir bütün halinde incelendiğinde, işlemin; davacının askerlik hizmetinin sayılması, her yıl için 1 kademe, her üç yıl için bir derece verilmesi, 1994 yılında 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi uyarınca davacıya verilen bir kademe, 1991 yılında 458 sayılı KHK ile verilen 1 derece ile 1992 yılında yapılan üst öğrenim intibakına ilişkin belirlemelere yönelik herhangi bir düzeltmeyi içermediği, işlemin açıklamalar kısmında yalnızca 2001 yılında 5 ay 27 günlük sigortalılık süresinin maaş müktesebinden sayılmasına ilişkin kısım ile 2007 yılında 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi uyarınca 6 yıllık sicil notu ortalaması nedeniyle verilen bir kademenin iptal edildiği belirtilmesine karşın, maaş müktesebine ilişkin hesap cetveli ve davacının sicil notları birlikte değerlendirildiğinde, davacıya 2007 yılında 6 yıllık sicil notu ortalamasının 90 ve daha yukarı olması nedeniyle verilen kademe yanında 2001 yılında yine 6 yıllık sicil notu ortalamasının 90 ve üzerinde olması nedeniyle verilen kademenin de, sicil notu ortalamasının 90 ve daha yukarı olmaması nedeniyle iptal edilerek 2005 yılından önceki 6 yıllık sicil notu ortalamasının 90 ve daha yukarı olduğu belirlenmek suretiyle davacıya 2005 yılı için 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi uyarınca bir kademe verildiği, bu haliyle davacıya sicil notu ortalamaları nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi uyarınca 1994 ve 2005 yıllarında olmak üzere 2 kez kademe ilerlemesi uygulandığı, yine bunun yanında 14.05.2010 tarihinde, eğitim durumu itibariyle yükselebileceği 3.derecenin 4.kademesine getirilmiş olması nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 37.maddesi uyarınca davacıya verilen 1 derecenin de iptal edilerek kazanılmış hak aylık derecesinin 2.dereceden 3.dereceye düşürüldüğü görülmektedir.
Sonuç olarak dava konusu işlemde, 2001 yılında 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi çerçevesinde aldığı 1 kademe, aynı işlemle 5 ay 27 günlük sigortalılık süresinin maaş müktesebinden değerlendirilmesine ilişkin işlem, 2007 yılında yine 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi çerçevesinde aldığı 1 kademe ve 2010 yılında 657 sayılı Kanun'un 37.maddesi çerçevesinde davacıya verilen 1 derecenin iptal edilerek davacıya 2005 yılı için 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi çerçevesinde 1 kademe verilmek suretiyle kazanılmış hak aylık derece ve kademesinin 3.derecenin 7.kademesi olarak düzeltildiği görülmektedir.
Buna karşılık İdare Mahkemesi tarafından, uyuşmazlık yalnızca 2001 yılında 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi çerçevesinde verilen 1 kademenin iptal edilmesi ile sınırlı olarak incelenmiş, davacının maaş müktesebine yönelik yapılan diğer değerlendirmeler ve hesap cetveli üzerinden herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 243 sayılı KHK'nın 9.maddesi ile değişik 64.maddesinde; "...Devlet Memurlarından 6 yıllık sicil notu ortalaması 90 ve daha yukarı olanların aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır..." hükmüne, aynı Kanun'un 1327 saylı Kanun'un 10.maddesi ile değişik 37.maddesinde de; "Bu kanun hükümlerine göre öğrenim durumları, hizmet sınıfları ve görev unvanları itibariyle azami yükselebilecekleri derecelerin dördüncü kademesinden aylık almaya hak kazanan ve son atı yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlardan son sicil notu olumlu bulunanların kazanılmış hak aylıkları kadro şartı aranmaksızın bir üst dereceye yükseltilir" hükmüne yer verilmiştir.
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga ek 18.maddesinde ise, Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi görevlerde bulunduktan sonra iştirakçi olanların emeklilik keseneklerine personel kanunları gereğince kazanılmış hak olarak aldıkları derece ve kademe aylıkları üzerine sigorta primi ödemek suretiyle geçirdikleri sürelerin her yılı bir kademe ilerlemesine ve her üç yılı bir derece yükseltilmesine esas olacak şekilde eklenerek bulunacak derece ve kademe aylığının esas alınacağı kuralı getirilmiştir.
Anılan hükümler uyarınca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 64.maddesi uyarınca kamu personeline bir kademe ilerlemesi yapılabilmesi için son altı yıllık sicil notu ortalamasının 90 ve üzeri olması gerektiği, aynı Kanun'un 37.maddesi çerçevesinde kamu personelinin öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği derece üzerinde bir derece verilebilmesi için ise, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği derecenin 4.kademesine yükselmiş olması, son sicil notunun olumlu olması ve son altı yıllık sicil notu ortalamasının 90 ve üzeri olması koşullarının birlikte gerçekleşmiş olması gerektiği, memuriyet öncesi Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalı hizmeti bulunan ve daha sonra memur olan kamu personelinin sigortalılıkta geçen hizmet sürelerinin maaşa esas hizmet süresi hesabında ise hiç bir şekilde değerlendirilmesine olanak bulunmayıp bu hizmetlerin emeklilik keseneklerine esas hizmet süresi hesabında değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır.
Ancak, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 26.9.1952 günlü, K:1952/244 sayılı kararı ile kanunsuz bir terfi işleminden sonra aynı memur hakkında kanuna uygun müteaddit terfiler cereyan ettiği takdirde idare tarafından kanunsuz terfiin artık geri alınmasına tecviz edilemeyeceğine karar verilmiştir.
Anılan içtihadı birleştirme kararında sözü edilen ''müteaddit terfiiler" ibaresinden en az iki derece terfiinin yapılmış olmasının anlaşılması gerektiği, bunun da altı yıllık bir süreye karşılık geldiği konuya ilişkin çeşitli kararlarda ve yerleşik içtihatlarda vurgulanmıştır.
Öte yandan, yine Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 günlü, E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararı ile; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere (90) günlük dava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra geri alınamayacağı kurala bağlanmış olup, 6.11.1982 günlü 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda dava açma süresi 60 gün olarak belirlenmiş olduğundan hatalı ödemenin ancak bu süre içinde geri alınabileceği, bu süre geçtikten sonra geri alınamayacağı tartışmasızdır.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararının konusu her ne kadar hatalı terfi ve intibaktan doğan ödemelerin geri alınmasına ilişkin ise de, bu karar ile idari işlemlerin geriye alınmasında uyulması gereken temel ilkeler ortaya konulmuş bulunduğundan, anılan kararın tüm hatalı ödemelerin geri alınmasında da uygulanması gerektiği açıktır.
Bu ilkeler çerçevesinde, kural olarak bireyin hilesi ya da yanıltması olmadan idarece hukuka aykırı olarak tesis edilen ve birey yönünden belli bir süre uygulanarak öznel kazanımlar oluşturan işlemler ancak dava açma süreleri içinde idarelerce geri alınabilecektir. Ancak aykırılık, açık hata ya da işlemin "yok" sayılmasını gerektirecek derecede hukuksal sakatlıktan kaynaklanıyor veya işlem bireyin kolayca anlayabileceği kadar açık hukuka aykırılıklar taşıyor ise idarece her zaman geri alınabilecektir.
Buna göre, idarenin hukuka uygun tesis ettiği işlemleri ve aldığı kararları hiçbir zaman geri alamayacağı, hukuka aykırı olarak tesis edilen terfilerin ise ancak üzerinden en az iki terfi dönemi / altı yıl geçmemiş olması halinde geri alınabileceği, bu süre geçtikten sonra hatalı terfilerin geri alınamayacağı, bu hatalı terfiye dayalı hatalı ödemelerin de içtihadı birleştirme kurulu kararındaki ilke ve sınırlamalar çerçevesinde geri alınmasına olanak bulunduğu, bunun dışında geri alınmasının ise mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Olayda, 1988 yılında memuriyete girdiği görülen davacının, 1994 yılında son altı yıllık sicil notu ortalamasının 90 ve yukarı olması nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi uyarınca bir kademe ilerlemesi, sonraki altı yıllık sicil notu ortalaması 88 olmasına ve 657 sayılı Kanun'un 64.maddesindeki koşulları taşımamasına karşın 2001/83 sayılı Komisyon Kararı ile yine bir kademe ilerlemesi uygulandığı, 2007 yılında alınan 2007/159 sayılı komisyon kararı ile de son altı yıllık sicil notu ortalaması 90 olan davacıya 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi uyarınca üçüncü kez 1 kademe ilerlemesi uygulandığı, dava konusu işlemde; 2001 yılında verilen 1 kademe ilerlemesinin hatalı olduğu tespit edilerek önceki altı yıllık sicil notu ortalamasının 90 ve üzeri olduğu 2005 yılı için davacıya 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi uyarınca bir kademe ilerlemesi uygulandığı, bu kapsamda henüz altı yıllık sürenin dolmamış olması nedeniyle de 2007 yılında davacıya verilen bir kademenin iptaline karar verildiği, yine 5434 sayılı Kanun'un mülga ek 18.maddesi uyarınca, sigortalılıkta geçen hizmet süresinin maaş müktesebinde değerlendirilmesine olanak bulunmamasına karşın 2001/83 sayılı Komisyon Kararı ile 5 ay 27 günlük sigortalılık süresinin maaş müktesebinde değerlendirilmesine ilişkin kısmının da iptal edildiği görülmektedir.
Yukarıda anılan K:1952/244 sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı uyarınca hatalı terfi işlemlerinin ancak iki terfi dönemi / altı yıl içinde geri alınmasına olanak bulunması nedeniyle davacıya 14.5.2001 tarihinden geçerli olmak üzere 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi uyarınca hatalı olarak verilen 1 kademe ile aynı işlemle sigortalılıkta geçen 5 ay 27 günlük süresinin hatalı bir şekilde maaş müktesebinde değerlendirilmesi suretiyle kazanılmış hak aylık derece ve kademesinin belirlenmesinin üzerinden 15 yıl gibi bir süre geçmiş olması nedeniyle bu terfilerin geri alınmasının idari istikrar ilkesiyle çelişeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, davacıya 2001 yılında 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi uyarınca verilen bir kademenin geri alınmasının Dairemiz kararı ile hukuka aykırı bulunması nedeniyle, sonraki altı yıllık sicil notu ortalaması nedeniyle davacının tekrar kademe ilerlemesi yapma hakkının doğacağı, bu haliyle davacıya 2007 yılında 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi uyarınca verilen bir kademenin önceki altı yıllık sicil notu ortalamasının 90 olması nedeniyle hukuka uygun hale geldiği, idarenin hukuka uygun işlemlerini hiçbir zaman geri almasına olanak bulunmadığı gibi bu terfinin üzerinden de 8 yıl geçmiş olması nedeniyle yine Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca anılan terfinin geri alınmasına olanak bulunmadığı açıktır.
Bu haliyle 1994, 2001 ve 2007 yıllarında 657 sayılı Kanun'un 64.maddesi uyarınca üç kez kademe ilerlemesi yapacak olan davacının 2005 yılında verilen kademenin yeni yapılacak hesaplamada dikkate alınmasına hukuken olanak bulunmayacaktır.
Davanın, davacıya, 14.5.2010 tarihinden geçerli olmak üzere 657 sayılı Kanun'un 37.maddesi uyarınca verilen bir derecenin geri alınmasına ilişkin kısmına gelince;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36.maddesi uyarınca lise mezunu devlet memurlarının öğrenim durumları itibariyle yükselebilecekleri son derecenin üçüncü derecenin son kademesi olduğu, ancak aynı Kanun'un 37.maddesi uyarınca, memurun yükselebileceği derecenin dördüncü kademesine gelmesi, son sicil notunun olumlu olması ve son altı yıllık sicil notu ortalamasının 90 ve üzeri olması halinde, kadro durumuna bakılmaksızın memura bir derece verileceği, bu çerçevede davacıya üçüncü derecenin dördüncü kademesine geldiği 14.5.2010 tarihinden geçerli olmak üzere bir derece verilerek davacının 2.derecenin 1.kademesine yükseltildiği, ancak davacının 2010 yılından önceki altı yıllık sicil notu ortalamasının 83 olduğu, bu nedenle davacının 657 sayılı Kanun'un 37.maddesindeki koşulları taşımadığı görüldüğünden, davacıya 14.05.2010 tarihinden geçerli olmak üzere 657 sayılı Kanun'un 37.maddesi uyarınca verilen bir derecenin hatalı olduğu, dava konusu işlemin 10.03.2016 tarihli olduğu gözetildiğinde, henüz 6 yıllık sürenin dolmadığı ve hatalı terfi işleminin üzerinden iki terfi döneminin geçmediği görüldüğünden, 14.05.2010 tarihinden geçerli olmak üzere verilen hatalı bir derecenin geri alınarak terfi seyrinin yeniden belirlenmesinin idari istikrar ilkesiyle çeliştiğinden bahsetmeye olanak bulunmayacağından dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu durumda, dava konusu işlemin, davacının 2001 ve 2007 yıllarında aldığı bir kademe ile 5 ay 27 günlük sigortalılık süresinin maaş müktesebinde değerlendirilmesine ilişkin terfilerin iptaline ilişkin kısmında idari hukuka uyarlık, 2010 yılında 657 sayılı Kanun'un 37.maddesi uyarınca verilen bir derecenin iptal edilmesine ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, Anayasanın 125.maddesi uyarınca idarenin hukuka aykırı işlemleri nedeniyle kişilerin uğradığı zararın idarece karşılanması gerektiğinden, dava konusu işlemin hukuka aykırılığı saptanan kısmı nedeniyle oluşan maaş farklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekeceği de kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Kahramanmaraş İdare Mahkemesi'nce verilen 13/10/2016 gün ve E:2016/587, K:2016/1098 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin, davacıya 2001 ve 2007 yıllarında bir kademe ilave edilmesi ve 5 ay 27 günlük sigortalılık süresinin maaş hesabından sayılmasına ilişkin terfilerin iptaline ilişkin kısmının iptaline, işlemin bu kısmı nedeniyle yoksun kaldığı maaş farklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, dava konusu işlemin 2010 yılında verilen bir derecenin iptal edilmesine ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine, kısmen iptal ve kısmen ret ile sonuçlanan davada yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, aşağıda dökümü yapılan 112,00 TL yargılama giderinin 84,65 TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 27,35 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta giderinden ibaret 57,30 TL istinaf giderinin haklılık oranına göre belirlenen 28,65.-TL'sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan 28,65.-TL istinaf giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan müstesna olması nedeniyle davalı idareden itiraz aşamasında alınmayan 85,70.-TL istinaf harcının, aynı maddenin devamında yer alan, "Yukarıdaki işlemlerin hesaplanacak harçlarının, Genel Bütçeye dahil idarelerin haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili merciince karar verilir." hükmü gereği 42,85.-TL'sinin davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili mercie müzekkere yazılmasına, yargılama ve istinaf gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iade edilmesine, 15/06/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)