(2577 S. K. m. 45, 49) (213 S. K. m. 31, 74) (3065 S. K. m. 29, 34)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, komisyon geliri karşılığında sahte fatura düzenlediği ve bir kısım alış faturasının sahte ve muhteviyatı itibariyla yanıltıcı olduğundan bahisle 22/02/2014 tarih ve 2014-A-2853/9 Sayılı vergi tekniği raporuna istinaden takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2011/4,5,6,7,9,10,11 dönemleri için re'sen tarh edilen 3 kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davanın komisyon geliri yönünden kabulüne, sahte fatura kullanımı yönünden reddine karar veren Bursa 2. Vergi Mahkemesi'nin 25/04/2017 tarih ve E:2016/413, K:2017/683 Sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Üçüncü Vergi Dava Dairesince istem hakkında gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacı şirketin 30.03.2011 tarihinden sonra Ödeme Kaydedici Cihaz (ÖKC) fişi ve 22/02/2014 ve 2014-A-2853/9 Sayılı vergi tekniği raporundaki tabloda belirtilen faturalı satışları dışındaki faturalı satışlarının sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliğinde olduğundan bahisle sahte fatura karşılığı elde edilen komisyon gelirinin matraha dahil edilmesi ve 2011 takvim yılında davacıya ait gider belgeleri arasında yer alan birtakım faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyla yanıltıcı olduğundan bahisle bu faturalara isabet eden katma değer vergisi indirim tutarının reddi suretiyle 22/02/2014 ve 2014-A-2853/9 Sayılı vergi tekniği raporu esas alınıp takdir komisyonu kararına dayanılarak re'sen tarh edilen 2011/4-5-6-7-9-10-11 dönemlerine ait 3 kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. ve 49. maddelerinde; “Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerine uyulmamış olması” kararın kaldırılması nedenleri olarak belirlenmiştir.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; davalı idarece istinafı istenilen, mahkeme kararında kaldırılarak kabul edilen komisyon karşılığında sahte fatura düzenleme sebebiyle yapılan cezalı tarhiyata dair kısmında, 2577 Sayılı Yasa'nın 45. ve 49.maddelerinde sayılan kaldırılmasını gerektiren nedenlerin bulunmadığı ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların da sahte belge düzenleme faaliyeti kapsamında elde edilen komisyon gelirinin matraha ilavesi suretiyle yapılan 3 kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına dair kabul kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı sonucuna varıldığından davalı idare istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
Davacı istinaf başvurusuna gelince;
213 Sayılı Vergi Usul Kanunun "Takdir Kararı" başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanılacağı belirtilmiş; "Komisyonların Görevleri" başlıklı 74. maddesinin 'a' fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2.bendinde ise vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir.
Bilindiği üzere, katma değer vergisi, mal ve hizmetlerin üretiminden tüketimine kadar geçen üretici, tüketici, yarı toptancı, perakendeci gibi her aşamada katılan değer üzerinden alınan, her aşamada matrahı katma değer olan ve sonunda tümü tüketici üzerine kalan bir vergi olup katma değer vergisini, diğer vergilerden ayıran en önemli özellik, vergi indirimi mekanizmasıdır.
Takdir komisyonlarının görevi, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 Sayılı Yasada öngörülen indirim mekanizması ise, vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları gerekse defter ve belgelerini ibraz etmemeleri gibi durumlarda, matrah takdirini gerektiren bir husus bulunmaması nedeniyle, bu tür fiillerin, 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29. ve 34. maddelerinde düzenlenen indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerekmektedir.
Bu nedenle, bu gibi hallerde mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olan ve katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden cezalı tarhiyat yapılması mümkün olmadığından, davacı adına takdir komisyonu kararına istinaden katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Bursa 2. Vergi Mahkemesi'nin 25/04/2017 tarih ve E:2016/413, K:2017/683 Sayılı kararının redde dair kısmının kaldırılmasına, davanın kabulüne, istinaf aşamasında yapılan 296,10-TL tutarındaki yargılama gideri ile A.A.Ü.T uyarınca davacı vekili lehine takdir olunan 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, 40,40 TL tutarındaki yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 31.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)