(2577 S. K. m. 45) (5442 S. K. m. 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Kocasinan Toplum Sağlığı Merkezinde Doktor olarak görev yapan davacı tarafından, Kocasinan Toplum Sağlığı Hizmetleri Şube Müdürlüğüne bağlı Ölüm Bildirim Sistemi Birimine 31/12/2016 tarihine kadar geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin 11/02/2016 tarihli ve 69338040/952.03.06.03 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; belirli bir süre ile sınırlı olarak, hizmetine duyulan ihtiyacın karşılanması maksadıyla kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek geçici görevlendirme işleminin yapılabileceği açık ise de, somut olayda davacının 31/12/2016 tarihine kadar iki aydan fazla süreyle geçici olarak görevlendirildiği, dava konusu geçici görevlendirme işleminin, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde düzenlenen "Re’sen görevlendirilen personel için süre bir mali yılda iki ayı geçemez" düzenlemesine açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/12/2016 gün ve E:2016/565, K:2016/1653 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; Kocasinan Toplum Sağlığı Merkezinde Doktor olarak görev yapan davacı tarafından, Kocasinan Toplum Sağlığı Hizmetleri Şube Müdürlüğüne bağlı Ölüm Bildirim Sistemi Birimine 31/12/2016 tarihine kadar geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin 11/02/2016 tarihli ve 69338040/952.03.06.03 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 8. maddesinde; "Yetiştirme ve ikmal kaynakları Bakanlıklar veya tüzel kişiliği haiz genel müdürlüklere bağlı olup il genel teşkilatı içinde birden fazla istihdam yerleri bulunan meslek, fen ve uzmanlık kadrolarına dahil görevlerden:
A) İlçe idare şube başkanı sıfatını haiz olanlarla il merkezinde Devlet gelir, giderlerinin ve mallarının tahakkuk, tahsil, ödeme ve idaresiyle ilgili ikinci derecedeki müdürler, şube şefleri ve kontrol memurları, nakil muhasipleriyle, lise, orta ve o derecedeki okul müdür ve öğretmenleri, hastaneler mütehassıs hekimleri, Bakanlıklar veya tüzel kişiliği haiz genel müdürlükler tarafından tayin edilirler.
B) Bunun dışında kalan bütün memurlar Bakanlıklar veya tüzel kişiliği haiz genel müdürlükler tarafından valilik emrine tayin edilerek il idare şube başkanının inhası üzerine valiler tarafından istihdam yerleri tesbit olunur.
C) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bütün memurların lüzumu halinde il içinde nakil ve tahvilleri mensup olduğu il idare şube başkanlarının inhası üzerine valiler tarafından icra edilmekle beraber mensup oldukları Bakanlıklar veya genel müdürlüklere sebepleriyle bildirilir.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun'un "Valilerin Hukuki Durumları, Görev ve Yetkileri" başlıklı 9/B maddesinde; "Valilerin, hesabata ve teknik hususlara ait işlerde idare şube başkanlıklarına vali adına imza yetkisi verebilecekleri", 11. maddesini A bendinde ise; "Valinin, il sınırları içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve teşkilatının amiri olduğu, suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alacağı, bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam edeceği, bu teşkilatın amir ve memurlarının vali tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle yükümlü olduğu" hüküm altına alınmıştır.
Bilindiği üzere, yöneticilerin görev ve yetkileri Kanunlar ile belirlenir. Bu husus, kamu hizmetinin düzenli ve devamlı biçimde yürütülmesini sağlamak amacına yönelik olduğu kadar, görev ve yetkinin kamu düzeniyle ilgili olmasından da kaynaklanmaktadır. Yetki unsurunun bu temel niteliğinin bir sonucu da, kişinin Kanun hükmü ile düzenlenmedikçe bunu başkasına devredememesidir.
Şayet Kanun belli bir konuda idari makamı değil de o kamu hizmetini yürüten kişiyi yetkili kılmışsa, yetkinin doğrudan doğruya bu kişi tarafından kullanılması gerekir. Böyle açık bir yetkinin bulunmaması veya dayanağını Kanundan almayan devir yetkisi verilmesinin hukuka aykırılık oluşturacağı açıktır. İşlemin belli bir yer ya da kişi tarafından yapılması öngörülmüş ise bu gibi durumlarda, başka bir yere ya da kişiye imza yetkisi verilerek işlemin yapılması sağlanamaz.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Kocasinan Toplum Sağlığı Merkezinde doktor olarak görev yapmakta iken, dava konusu işlem ile Vali adına Vali Yardımcısı oluruyla Kocasinan Toplum Sağlığı Hizmetleri Şube Müdürlüğüne bağlı Ölüm Bildirim Sistemi Birimine 31.12.2016 tarihine kadar geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin işlemin tesis edilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kamu hukukunda bir makama verilen yetkinin, aksine bir hüküm bulunmadıkça o makam tarafından kullanılacağı, bir makamın yetkisinin başka bir kişiye devredilmesi için mevzuatla yetkili kılınması gerekeceği tartışmasızdır.
Bu durumda, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 8. maddesi ile il memurlarının görev yerlerinin değiştirilmesi konusunda valilere verilen yetkinin devrinin mümkün olmadığı, Valiye tanınan bu yetkinin Vali Yardımcısı tarafından kullanılamayacağı açık olduğundan, Vali adına Vali Yardımcısı tarafından tesis olunduğu anlaşılan dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/12/2016 gün ve E:2016/565, K:2016/1653 sayılı karar sonucu itibarıyla hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle REDDİNE, istinaf giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde ilgili tarafa iadesine, 24/05/2017 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. (¤¤)