(AİHS m. 6) (2577 S. K. m. 11, 12, 15)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Beykoz İlçesi, ... Mevkiinde bulunan 149 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacının vekili tarafından, müvekkiline ait 149 parsel ve 149 parsele bitişik bulunan sarı alandaki taşınmazlar üzerindeki ağıl ve yapıların davalı idarece yıktırılması üzerine fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile uğranıldığı öne sürülen 74.682,00-TL zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; "...yapılar hakkında 16.03.2015 tarih ve 2 Sayılı kararla müdahalenin meni ve yerin teslimi kararı alındığı, anılan karara karşı dava açılmadığı, 16.03.2015 tarihli karar üzerine 23.03.2015 (doğru tarih 26.03.2015) tarihinde yıkımın gerçekleştiği görülmüştür. Hakları ihlal eden idari işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava açma süresi içerisinde dava açılabilmesine imkan sağlayan 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12.maddesi uyarınca dava açacak kişiler için en son dava açma süresi, yıkım yoluyla icra edileceği tarih olup, en geç icra tarihinden itibaren 60 (altmış) gün içerisinde doğrudan ya da 2577 Sayılı Kanun'un 11.maddesine göre yapılacak başvuru üzerine dava açılması mümkün olan tarihten (yıkım yoluyla icradan) önce yapılan başvuru üzerine açılacak dava süresinde olacaktır. Ayrıca, hakları ihlal eden idari işleme karşı açılan iptal davasının karara bağlanması üzerine, kararın tebliğinden itibaren dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açılabilmesine imkan sağlayan 2577 Sayılı Kanun'un 12.maddesi uyarınca dava açacak kişiler için en son dava açma süresi, iptal davasına dair kararın kesinleştiği tarih olup, en geç iptal davasının kesinleşme tarihinden itibaren 60 (altmış) gün içinde doğrudan ya da 2577 Sayılı Kanunun 11.maddesine göre yapılacak başvuru üzerine dava açılması mümkün olan tarihten önce yapılan başvuru üzerine açılacak dava da süresinde açılmış dava olacaktır. Hak arama özgürlüğünün gereği olarak, Kanunun davacı lehine en son dava açma süresine imkan veren düzenlemesi esas alınarak dava açma süresinin hesaplanması gerekmektedir. Aksine yapılacak bir değerlendirme, Anayasanın "idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü kılan" düzenlemesini hayata geçiren Kanunun anılan kuralının uygulanmasını sınırlandırarak kişilerin hak arama özgürlüğünü engelleyeceği gibi adil ve aleni olarak yargılanma hakkını öngören Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesindeki "adil yargılanma" ilkesiyle de çelişecektir. Dava konusu olayda, men kararı alınan yapıların yıkımı 23.03.2015 (doğru tarih 26.03.2015) tarihinde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca yıkım tutanağında da 16.03.2015 tarih ve 2 Sayılı dayanak işlemin yazıldığı, davacı vekilinin tutanağı imzadan imtina ettiği, dolayısıyla 16.03.2015 tarihli kararın 23.03.2015 (doğru tarih 26.03.2015) tarihinde öğrenildiği anlaşılmaktadır. Şu halde idari yargıda açılacak tam yargı davasının en geç 22.05.2015 (doğru tarih 25.05.2015) tarihine kadar açılması gerekmektedir. Öte yandan Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit davası açılmasının ise süreyi durduramayacağı açıktır. Bu durumda, 16.03.2015 tarihli men kararına karşı dava açılmayan ve bu kararın yıkım yoluyla icra edildiği 23.03.2015 (doğru tarih 26.03.2015) tarihinden itibaren 60 (altmış) günlük süre geçirilerek 15.10.2015 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümün 21/1/2015 tarihli ve 2013/6590 başvuru numaralı kararının 39.paragrafında da bu husus ortaya konulmuştur." gerekçesiyle 2577 Sayılı Kanun'un 15.maddesinin 1/d.bendi hükmü uyarınca davanın süre aşımı yönünden reddine karar veren İstanbul 11. İdare Mahkemesi'nin 03/03/2016 tarih ve E:2015/858, K:2016/439 Sayılı kararını onayan Dairemizin 09/02/2017 tarih ve E:2016/205, K:2017/28 Sayılı kararının; uyuşmazlığa konu taşınmazın uzun süreden beri davacının zilyetliğinde bulunduğu, söz konusu alanda kadastro çalışmalarının tamamlanmadığı, yıkım kararının kapsamının dışına çıkıldığı, davacının zararına sebebiyet verildiği ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR VE SONUÇ: Bölge İdare Mahkemesi'nin itiraz üzerine verdikleri kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmesi, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54.maddesinde yazılı nedenlerin varlığı halinde mümkün olup, bu maddede sayılan nedenlerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteminin reddine, yersiz alınan 65,40 TL harç tutarının talebi halinde davacıya ödenmesine, karar düzeltme aşamasındaki posta giderine dair 44,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan kısmın mahkemesince davacıya iadesine, 20.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)