(3194 S. K. m. 32, 42) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 10. İdare Mahkemesi’nin 29/09/2017 günlü, E:2015/2188, K:2017/1854 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve talepleri doğrultusunda karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Şile İlçesi, ….. Mahallesi, F22C15A3C pafta, 229 parsel üzerinde ruhsatsız olarak iki adet betonarme yapı ile bir adet havuz yapıldığından bahisle düzenlenen 11/06/2014 günlü, 0010 sayılı yapı tatil tutanağına istinaden söz konusu yapıların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin 08/01/2015 günlü, 13 sayılı ve 11/06/2014 günlü, 0002 sayılı yapı tatil tutanağına dayanılarak aynı Kanunun 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 81.719,69.-TL ve üçüncü fıkrası uyarınca 2.719,41.-TL olmak üzere toplam 84.432,10.-TL para cezası verilmesine ilişkin 19/06/2014 günlü, 116 sayılı Şile Belediye Encümeni kararlarının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 10. İdare Mahkemesi’nin 29/09/2017 günlü, E:2015/2188, K:2017/1854 sayılı kararı ile; dosya kapsamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; yıkım kararına ilişkin alınan encümen kararı bakımından; dava konusu taşınmazda bulunan iki adet yapıdan B blokta bulunan yapı için yapı tatil tutanağı ile yapılan tespitlerden sonra ruhsat alındığı görüldüğünden encümen kararının B bloğun yıkımına ilişkin kısmının konusunun kalmadığı, bunun dışında kalan diğer kısımların yıkımına ilişkin ise encümen kararının, bu kısımların ruhsatının bulunmadığından dolayı yıkım kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, idari para cezası verilmesine ilişkin alınan encümen kararı bakımından; toplam 84.432,10 TL idari para cezası miktarının; olayda, bölgede bir kısım bina için ruhsat verildiğinden dolayı temel ceza oranına yapının yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapıldığından bahisle %80’i oranında artırım uygulanarak hesaplanan 15.564,32 TL'lik kısmında ve kanunen uyulması zorunlu bir aylık süreye uyulmadığından dolayı 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42/3. fıkrası uyarınca verilen 2.719,41 TL'lik kısmında hukuka uyarlık; temel ceza oranı olarak hesaplanan 19.455,40 TL'lik kısmında; yapı tümüyle ruhsatsız olduğu için %180 artırım oranı uygulanarak hesaplanan 35.019,72 TL'lik kısmında; uygulama imar planında veya parselasyon planında kamu tesisi alanı veya umumî hizmet alanı olarak belirlenmiş bir alanda yapılmış olması nedeniyle % 60’ı artırım oranı uygulanarak hesaplanan 11.673,24 TL'lik kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca alınan encümen kararının B bloğun yıkımına ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımların yıkımına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının 18.283,73 TL'lik kısmının p taline, 66.148,36 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANTARAFLARIN İDDİALARI:
1- (DAVACI)
2013 yılında, kendi arazisi üzerine A ve B Bloktan oluşan iki bağımsız yapı ve havuz inşa ettiği, bu süreçte Şile Belediyesinden inşaat yapmak üzere sözlü izin aldığı, yapılar için ruhsat verilmesi talebinde bulunmasına rağmen 1.8.2015 tarihinde söz konusu yapılar hakkında yıkım kararı alındığı, mahkemece yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, yapı tatil tutanağının fiili durumla örtüştüğü gerekçesiyle yıkım kararının mevzuata uygun olduğuna, A ve B Bloktan oluşan iki yapıdan A Blok hakkında yapı ruhsatı düzenlendiğine, dolayısıyla para cezasının indirilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmeler yapıldığı, bilirkişi raporuna itirazın mahkemece dikkate alınmayarak bilirkişi raporu doğrultusunda istinaf başvurusuna konu kararın verildiği, davanın özünü oluşturan dere koruma bandının İstanbul Su ve Kanalizasyon İşletmesi (İSKİ) görüşüyle değiştirildiği yönündeki taleplerin araştırılmadığı, sadece inşaat mühendisi tarafından, harita, kadastro ve imar planı hususlarında rapor tanzim edilmesinin beklenemeyeceği, 20/11/2017 tarihinde Şile Sulh Hukuk Mahkemesine 2017/32 D. İş sayılı dosya üzerinden tespit davası açılarak; taşınmaz üzerindeki yapıların güncel durumu, inşaatların tamamlanıp tamamlanmadığı, elektrik, su ve doğalgaz aboneliği bulunup bulunmadığı, inşaatın bulunduğu yerin dere koruma bandında kalıp kalmadığı hususlarının belirlenmesinin talep edildiği, 22/11/2017 tarihinde konunun uzmanı Kadastro Uzmanı ve Mimar toplam iki kişilik bilirkişi heyeti ile keşif icra edildiği, dava dilekçesinde ısrarla belirtildiği üzere, İSKİ Müdürlüğünün 19.11.2014 tarihli ve 579113 sayılı yazılı görüş değişikliği doğrultusunda davaya konu 229 nolu parseli de kapsayan dere koruma bandı lejant değişikliğinin Şile Belediye Encümeni tarafından 1.4.2017 tarihinde (idari dava devam ederken) kabul edildiği ve onay için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderildiği, “imar planı tadilatı” kararının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına resmi olarak sunulmuş olup halen onay beklediği, mahkeme kararının adil yargılanma hakkı, hakkaniyete uygun yargılanma ilkesi, gerekçeli karar ve mülkiyet haklarına aykırı olduğundan bahisle istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve bu kısımlar yönünden de dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2- (DAVALI)
1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen dere koruma bandında kalan yerde inşa edilen yapının, yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapılmış olması nedeniyle cezanın % 80'i oranında artırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı öne sürülerek mahkeme kararının idari para cezasının iptaline ilişkin kısmının kaldırılması ve bu kısım yönünden de davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
DAVACI: Savunma verilmemiştir.
DAVALI: Kararın davanın reddine ilişkin kısımlarının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul İli, Şile İlçesi, ….. Mahallesi, F22C15A3C pafta, 229 parsel üzerinde ruhsatsız olarak yapıldığı tespit edilen iki adet betonarme yapı ile bir adet havuz 11/06/2014 günlü, 0010 sayılı yapı tatil tutanağı ile mühürlenmiştir. Anılan tutanak esas alınarak söz konusu yapıların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin 08/01/2015 günlü, 13 sayılı ve 11/06/2014 günlü, 0002 sayılı yapı tatil tutanağına dayanılarak aynı Kanunun 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 81.719,69.-TL ve üçüncü fıkrası uyarınca 2.719,41.-TL olmak üzere toplam 84.432,10.-TL para cezası verilmesine ilişkin 19/06/2014 günlü, 116 sayılı Şile Belediye Encümeni kararlarının alınması üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin; 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”; 6. Fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış olup, ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının istinaf yoluyla kaldırılması ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesinde yer alan sebebin varlığı halinde mümkün bulunmaktadır.
İdare Mahkemesi kararının, idari para cezasına ilişkin dava konusu 19/06/2014 günlü, 116 sayılı Şile Belediye Encümeni kararına yönelik kısmı hukuka uygun olup, tarafların istinaf dilekçelerinde belirttiği hususlar, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmamaktadır.
İdare Mahkemesi kararının, yıkımı ilişkin 08/01/2015 günlü, 13 sayılı Şile Belediye Encümeni kararının A bloğun yıkımına yönelik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmına gelince;
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. Maddesinin 4. fıkrasında; Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hakkında yıkım kararı verilen, ruhsatsız veya ruhsat ve eki onaylı mimari projesine aykırı olarak yapılan imalatların, dava devam ederken ruhsata bağlanması durumunda; sonradan ruhsata bağlanmış olan yapı hakkında daha önceden alınan yıkım kararının uygulanması olanaklı olmadığından; böyle bir durumda, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı vekili tarafından verilen ve 09/07/2018 tarihinde kayda giren dilekçede, dava konusu ruhsatsız yapılardan A Blok için 15/05/2018 günlü, 6846 sayılı yapı ruhsatı alındığı öne sürülerek, söz konusu ruhsat fotokopisinin dosyaya ibraz edildiği anlaşılmış olup, İdare Mahkemesince; dosyaya ibraz edilen ruhsatın işleme konu ruhsatsız yapıya ilişkin olup olmadığı hususunun araştırılması ve işleme konu ruhsatsız yapıya ilişkin ise davanın yıkıma ilişkin kısmının konusuz kalması nedeniyle, konusu kalmayan kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İstanbul 10. İdare Mahkemesi’nin 29/09/2017 günlü, E:2015/2188, K:2017/1854 sayılı kararının idari para cezasına ilişkin kısmına yönelik tarafların İSTİNAF BAŞVURULARININ REDDİNE,
2-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMENKABULÜ İLE, İdare Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
3-Yıkıma ilişkin 08/01/2015 günlü, 13 sayılı encümen kararının A bloğun yıkımına yönelik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının KALDIRILMASINA,
4-Davanın 08/01/2015 günlü, 13 sayılı encümen kararının A bloğun yıkımına yönelik kısmı hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-Davada haklılık oranı değişmediğinden, dava aşamasına ilişkin yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
6-Davacı tarafından karşılanan 167,65.-TL istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde, davalı idare tarafından karşılanan 128,35-TL istinaf yargılama giderinin ise davalı idare bırakılmasına,
7-Artan posta giderlerinin mahkemesince istinaf isteminde bulunanlara iadesine,
8-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
9-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 27/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)