İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirkete ait ....... TV logosuyla yayın yapan yayıncı kuruluşun 06.12.2014 tarihinde saat 18:55'te yayınlanan haber bülteni içerisinde gösterilen haber bandıyla, eski İçişleri Bakanı ....... hakkında yayın yasağının ihlal edildiğinden bahisle 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin tekraren ihlal ettiğinden bahisle 12.353,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun 07.01.2015 tarih ve 2015/01 sayılı toplantıda alınan 15 nolu işlemin iptali istemiyle açılan davada, uyuşmazlık konusu olaya ilişkin görüntülerin izlenmesinden ve dosyada bulunan belgelerin incelenmesinden, davalı idarenin 26/11/2014 tarihinde saat 09.00'dan itibaren web sitesinde de duyurduğu üzere Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/11/2014 tarihli ve 2014/4205 Değişik İş No’lu kararıyla, eski bakanlar ……, …., ….. ve …..’ın kişilik haklarının zedelenmesinin önlenmesi, şöhret ve diğer haklarının korunmasının sağlanması bakımından Türkiye Büyük Millet Meclisi Soruşturma Komisyonunun istemiş ve getirtmiş olduğu bilgi ve belge içerikleri ile Komisyonun tanık, bilgi sahibi, bilirkişi sıfatıyla veya diğer ilgililer olarak beyanlarına başvurduğu kişilerin Komisyona vermiş oldukları beyanlarına yönelik olarak 5187 Sayılı Basın Kanununun 3/2 maddesi gereğince soruşturma bitim tarihi olan 27/12/2014 günü mesai bitimine kadar tüm yazılı, görsel ve internet ortamında yapılan yayınlar hakkında yayın yasağı konulmasına karar verildiği halde yayıncı kuruluşun 06.12.2014 tarihinde saat 18:55'te yayınlanan haber bülteni içerisinde "……" başlığıyla sunulan haber bandında, .......'in Komisyon'a yönelik beyan ve taleplerine yer verildiği görüldüğünden, mahkeme kararı ile konulan yayın yasağını açıkça ihlal eden davacının fiilinin, söz konusu ilkeyi ihlal ettiği sonucuna varıldığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/12/2015 gün ve E:2015/428, K:2015/2616 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, itirazen incelenip bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek itiraz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, davacı şirkete ait ....... TV logosuyla yayın yapan yayıncı kuruluşun 06.12.2014 tarihinde saat 18:55'te yayınlanan haber bülteni içerisinde gösterilen haber bandıyla, eski İçişleri Bakanı ....... hakkında yayın yasağının ihlal edildiğinden bahisle 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin tekraren ihlal ettiğinden bahisle 12.353,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun 07.01.2015 tarih ve 2015/01 sayılı toplantıda alınan 15 nolu işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26.maddesinin 1.fıkrasında; "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; (....) dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." hükmü mevcuttur.
Öte yandan 17.8.2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Devir İşlemlerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında ''20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Aynı maddenin 3.fıkrasında ise; "Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir. Bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılır. Bu durumda şirketlere daha önce atanmış kayyımlar tasfiye memuru olarak görevlendirilebilir veya bu şirketlere tasfiye memuru atanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve birinci fıkrada yer alan hususları bu şekilde devralınan varlıklar için de uygulamaya Maliye Bakanlığı yetkilidir." hükmü getirilmiştir.
Davacı şirkete ait olan '' ....... TV '' logosu ile yayın yapan televizyon kanalının, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldığı, ayrıca 670 sayılı KHK'nın yukarıda yer verilen 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, davacı ....... Televizyon ve Radyo Prodüksiyon A.Ş.'nin ticaret sicil kaydının, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 670 sayılı KHK uyarınca 24/08/2016 tarihinde re'sen terkin edildiğinin, 01 Eylül 2016 tarih ve 9149 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 608. Sayfasında ilan edildiği görülmektedir.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erer. Olayda, adına dava konusu işlem tesis edilmiş olan şirketin tüzel kişiliği de, ticaret sicil kaydının resen terkin edilmesi suretiyle terkin tarihinden itibaren son bulduğundan, haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsili hukuken olanaklı değildir.
Bu durumda; belirtilen düzenlemeler neticesinde, davacı şirketin dava şartlarından birisi olan "taraf olma" niteliğini kaybettiği anlaşılmış olmakla, gerek yargı mercilerinde, gerekse diğer resmi merciler önünde temsil edilemeyeceği açık olup, Mahkemece 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının itirazının kabulü ile Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/12/2015 tarih ve E:2015/428, K:2015/2616 sayılı kararın BOZULMASINA, yukarıda belirtilen hükme göre yeniden bir karar verilmek üzere, dava dosyasının mahkemesine iadesine, itiraz giderleri nihai hüküm verilirken mahkemesince dikkate alınacağından, bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 15/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)