(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına tescilli 27/10/2016 tarih ve 179142 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı muz cinsi emtia kıymetinin referans kıymetine yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen gümrük ve katma değer vergisinin ihtirazi kayda konu kısmına vaki itirazın zımnen reddine dair Bölge Müdürlüğü işleminin iptali ve fazladan ödenen vergilerin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın; Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün göndermiş olduğu yazıda ithal muz için koli başına 9,5 USD'lik fiyat belirlendiği, satış bedelinin bu değerden düşük olması halinde gümrük vergilerinin 9,5 USD üzerinden tahakkuk ettirilmesi yönünde talimat verildiği, bunun üzerine giriş beyannamesinde birim kıymet ihtirazi kayıtlı olarak 9,5 USD üzerinden beyan edildiği, mevzuat hükümlerine göre eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğu, satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespit edilemediği durumda sırasıyla diğer yöntemlere göre gümrük kıymetinin belirleneceğinin açık olduğu, davalı idarece satış bedeli yönteminin uygulanabilmesi için gereken koşulların mevcut olmadığı yolunda bir iddiada bulunmadığı gibi davalı idarenin beyan olunan fiyatın ve ibraz edilen belgelerin doğru olmadığı yolunda bir inceleme ve araştırmasının da bulunmadığı, nihayet davacı tarafından beyan edilen birim fiyatın esas alınması gerekirken, Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün ithal muz için belirlediği koli başına 9,5 USD referans bedel dikkate alınarak fazladan yapılan tahakkukta ve tahakkuka vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, idarece her zaman kıymet araştırması yapılabileceği ve bu araştırma sonucunda duruma göre ve zamanaşımı hükümleri saklı kalmak kaydıyla her zaman işlem yapılabileceği, bilindiği üzere faiz, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının sahibine vermiş olduğu zararın karşılığı, başka bir ifadeyle tazmini olarak tanımlandığı, hukuken öngörülmeyen bir verginin tahsili sonrası doğan zararın tazmini hususunun da bir hukuk devletinde, Anayasanın 125’inci maddesinin “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükmünde tanımını bulan “İdarenin Sorumluluğu” ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi bir zorunluluktur, bu haliyle ihtilafta tahsili hukuka aykırı bulunan ve İdarece tahsili tarihinden işbu karara göre iadesi tarihine kadar geçen süre içinde kullanımından mahrum kalınan tutarın yasal faiziyle davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle kabulüne ilişkin 20/04/2017 gün ve E:2016/2853, K:2017/784 sayılı İstanbul 3. Vergi Mahkemesi kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, davacı tarafça itirazının reddedildiğinden bahisle dava açılmış ise de Bölge Müdürlüğünce Gümrük Kanununun 6/2' nci maddesine istinaden 04/05/2017 tarihine kadar süre uzatım kararı alındığı, bu nedenle ortada kesin ve yürütülebilir bir işlemin söz konusu olmadığından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'nin 20/04/2017 gün ve E:2016/2853, K:2017/784 sayılı kararında Kanunun 45/4. Maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı kanunun 45/3. Maddesi uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 50,00-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 03/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)