(4706 S. K. m. 7) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Başakşehir Belediye Başkanlığı tarafından davacı adına düzenlenen 05.05.2016 tarih ve 2 cilt,151 sıra nolu vergi/ceza ihbarnamesi ile 2014/1,2, 2015/1,2, 2016/1,2 dönemleri için tarh edilen arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunması katkı payının iptali ile ihtirazi kayıtla ödenen 106.080,74 TL'nın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılan davanın; taşınmazın devir tarihi olan 2011 yılını takip eden beş yıl süresince emlak vergisi alınmaması gerekirken 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7/4. maddesine aykırı olarak tarh edilen dava konusu arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunması katkı payında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunması katkı payının iptaline, tahsil edilen toplam 106.080,74 TL'nin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin 27.04.2017 gün ve E:2016/1669; K:2017/1053 sayılı İstanbul 11.Vergi Mahkemesi kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesi mülkiyetinde iken 15.04.1011 tarihinde TOKİ'ye devredildiği, 14.06.2011 tarihli protokol ile davacıya satılarak 14.03.2013 tarihinde tapuda devir tescil işlemlerinin tamamlandığı, 15.10.2012 tarihli imar uygulaması yapılması üzerine arazi vasıflı taşınmazın arsa vasıflı taşınmaza dönüştüğü, Emlak Konut tarafından üzerine binalar inşa edilmesinin akabinde cins değişikliği gerçekleşerek bina vasfını aldığı, dolayısıyla muafiyetin ortadan kalktığı, dava konusu parsel üzerinde yapılmış olan binalarda mevcut dairelerin üçüncü şahıslara satılmasına ilişkin sözleşmeye göre davacının geçmişe dönük ödediği vergilerin üçüncü şahıslar tarafından davacıya ödenmesi koşuluyla satış işlemlerinin gerçekleştirildiği bu nedenle iade talebinin mükerrer tahsilata neden olacağı iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yöntem ve Yasaya uygun nitelik taşıyan Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddi gerektiği yolundadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu İstanbul 11.Vergi Mahkemesi'nin 27.04.2017 gün ve E:2016/1669; K:2017/1053 sayılı kararında Kanunun 45/4. Maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı kanunun 45/3. Maddesi uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında sehven fazladan tahsil edilen 65,40 TL Temyiz YD Harcı'nın davalıya iadesine, 90,80 TL İstinaf Başvuru Harcı ve istinaf aşamasında yapılan 47.00-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı üzerinde bırakılmasına, istinaf başvurusunda bulunan Davalı taraftan 31,40- TL maktu karar harcının alınması için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Davalı taraftan alınması için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliğine, 2577 sayılı Kanunun 46. Maddesinin (b) bendi uyarınca kararın tebliğini izleyene günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere 19/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)