(6100 S. K. m. 334, 339) (657 S. K. m. 125, 137, 138, 139, 145) (675 S. KHK. m. 13)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının ''Bu Suça Ortak Olmayacağız'' başlığını taşıyan bildirinin imzacısı olması nedeniyle yürütülen disiplin soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü'nün 05.08.2016 tarih ve 74463 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; söz konusu bildirinin içeriğinin, hiç bir faaliyetin Milli menfaatlerin, Türk varlığının Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esası karşısında koruma göremeyeceği yönündeki Anayasanın başlangıç hükümlerine, öğretim üyeleri ve yardımcılarının serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabileceği yetkisinin Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği vermeyeceği hükmünü içeren Anayasanın 130. maddesine, öğrencilerini Atatürk İnkılapları ve ilkeleri doğrultusunda Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini taşıyan, Toplum yararını kişisel çıkarının üstünde tutan, aile, ülke ve millet sevgisi ile dolu, Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getiren, Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olarak, refah ve mutluluğunu artırmak amacıyla; ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunacak ve hızlandıracak programlar uygulayarak, çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı ve seçkin bir ortağı haline gelmesini sağlamak olduğu yönündeki yükseköğretimin amaçlarına aykırı olduğu açık olup, hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, 675 sayılı KHK'nın 13. maddesinde, ilgili mevzuatta öngörülen görevden uzaklaştırmaya ilişkin süre sınırlamasının olağanüstü halin devamı süresince uygulanmayacağı belirtildiğinden, dava konusu işlemde süre sınırlamasına yer verilmemesinin dava konusu işlemi sakatlamadığı açık olduğu, idari soruşturmanın yetkili makam tarafından ceza verilmesine yahut ceza verilmesine yer olmadığına karar vermesiyle tamamlanacağı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Eskişehir 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/06/2017 gün ve E: 2016/1046, K: 2017/651sayılı kararın; davacı tarafından dava dilekçesinde de belirtilen gerekçelerle mevzuata ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, istinaf yoluyla kararın kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım isteminde bulunduğu ve başvurunun yapıldığı aşamada dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 334 ve 339. maddelerinde sayılan şartların mevcut olduğu görüldüğünden, adli yardım talebinin kabulüne karar verilip dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava, davacının ''Bu Suça Ortak Olmayacağız'' başlığını taşıyan bildirinin imzacısı olması nedeniyle yürütülen disiplin soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü'nün 05.08.2016 tarih ve 74463 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 137.maddesinde, "Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir." 138.maddesinde,"Görevden uzaklaştırmaya yetkililer şunlardır. a)Atamaya yetkili amirler; b)Bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri; c)İllerde valiler; ç)İlçelerde kaymakamlar (İlçe idare şube başkanları hakkında valinin muvafakati şarttır.) Valiler ve kaymakamlar tarafından alınan görevden uzaklaştırma tedbiri, memurun kurumuna derhal bildirilir." 139.maddesinde, "Görevinden uzaklaştırılan Devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Memuru görevden uzaklaştırdıktan sonra memur hakkında derhal soruşturmaya başlamayan, keyfi olarak veya garaz veya kini dolayısiyle bu tasarrufu yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan amirler, hukuki, mali ve cezai sorumluluğa tabidirler." 145.maddesinde ise, "Görevden uzaklaştırma; bir disiplin kovuşturması icabından olduğu takdirde en çok 3 ay devam edebilir. Bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memur görevine başlatılır. Bir ceza kovuşturması icabından olduğu takdirde görevinden uzaklaştırmaya yetkili amir (Müfettişlerin görevinden uzaklaştırdıkları memurlar hakkında atamaya yetkili amir) ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceleyerek görevine dönüp dönmemesi hakkında bir karar verir ve ilgiliye de yazı ile tebliğ eder." hükmü yer almıştır
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının da aralarında bulunduğu bir kısım akademisyen tarafından, kamuoyunda "Barış için Akademisyenler İnisiyatifi- Bu suça ortak olmayacağız" adıyla bilinen bildirinin 12/01/2016 tarihinde yayınlandığı, bu bildiride imzası olması nedeniyle davacı hakkında 18/01/2016 tarihinde disiplin soruşturmasına başlandığı, 19/07/2016 tarihinde soruşturmanın tamamlandığı ve soruşturma raporunda davacı hakkında 657 sayılı Kanunun 125-E maddesinin (a) ve (g) fıkraları uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasının teklif edildiği, soruşturma dosyasının karar verilmek üzere davalı Rektörlüğün 27/07/2016 tarihli yazısıyla Yükseköğretim Kurulu Bakanlığına gönderildiği, daha sonra dava konusu 05/08/2016 tarihli işlemle, 657 sayılı Kanunun 137.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir olarak davacının görevinden uzaklaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca, görevi başında kalmasında sakınca görülen kamu görevlileri hakkında uygulanan "geçici bir önlem" olarak tanımlanan "görevden uzaklaştırma" işleminin tesis edilebilmesi için, kamu görevlisi hakkında idari soruşturma açılması, adli kovuşturma yapılması veya görevi başında kalmasında kamu hizmeti yönünden sakınca bulunması gerekmektedir. Bununla birlikte, kamu görevlileri hakkında görevleri sebebiyle işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma başlatılmış olması, mutlaka görevden uzaklaştırılmalarını gerekli kılmadığı gibi, eylemleri nedeniyle başlatılan soruşturma ve kovuşturmanın da, kamu hizmetleri bakımından görevi başında kalmasını sakıncalı kıldığı ölçüde görevden uzaklaştırılma nedeni olacağı kuşkusuzdur. Diğer yandan, Yasanın 137.maddesinde soruşturmanın herhangi bir safhasında bu tedbirin uygulanabileceği öngörülmüş ise de, 139.maddede, görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanmasının şart olduğu ve keyfi uygulamalarda amirin sorumlu tutulacağı hüküm altına alınarak, esasen soruşturma safhasından önce görevden uzaklaştırma işleminin tesis edileceği vurgulanmaktadır.
Olayda ise; işleme esas alınan eylemin 12/01/2016 tarihinde gerçekleştiği, bu eylemle ilgili 18/01/2016 tarihinde açılan soruşturmanın 19/07/2016 tarihinde tamamlanarak tüm delilleri toplanmak suretiyle soruşturma raporunun düzenlendiği, davacının görevden uzaklaştırılmasını zorunlu kılan ve soruşturma safhasından sonra ortaya çıkan herhangi bir bilgi belge veya iddianın ileri sürülmediği görüldüğünden, işlemde hukuka uyarlık olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu kararın kaldırılmasına; 2577 sayılı Yasanın 45/4 maddesi uyarınca incelenen davada dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafın gerek mahkeme gerekse istinaf aşamasında adli yardım talebi kabul edildiğinden, aşağıda dökümü yapılan mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 491,90 TL yargılama giderinin davada haksız çıkan ve mahkeme harcından muaf olmayan davalı idareden tahsili için ilgili idareye mahkemesince müzekkere yazılmasına, iş bu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre davacı vekilinin duruşmaya katılmış olduğu görülmekle 1510,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; anılan Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere, 29.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)