(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 2, 45) (6306 S. K. m. 7) (6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Bursa İli Nilüfer İlçesi .... Mahallesi 1283 ada 3 ve 4 sayılı parselin tevhidinden oluşan 5 parselde kayıtlı taşınmazda .... Limited Şirketine ait hissenin 18407/578266'lık kısmının alımından dolayı 15.04.2016 tarihinde ödenen 40.000,00-TL tutarındaki alıcı tapu harcının iptali ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın; davacının kentsel dönüşüm uygulaması neticesinde yıkılıp yeniden yapılan yapı kapsamında bulunan bağımsız bölümü satın alan 3.kişi olduğu, 6306 sayılı Kanun ve 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği hükümlerinde düzenlenen muafiyetin, meydana gelen yeni yapıda bulunan bağımsız bölümü satın alan 3.kişileri kapsamadığı, bahis konusu istisna hükmünün gayrimenkulün bulunduğu alanın riskli alan olarak ilanından modern yapıların tamamlanıp hak sahiplerine teslimi ve müteahitler açısından ise modern yapıların ilk satışı işleminin yapılması dönemini kapsadığı, yasanın amacının afet riski altında bulunan yerlerin modern yapılara dönüştürülmesi ve bununda vergisel kolaylıklar getirilmesi ile teşviki dikkate alındığında davacının herhangi bir yerde bulunan bağımsız bölümü satın alan kişi konumunda bulunduğu sonucuna varılarak uyuşmazlık konusu tapu harcının davacıdan tahsil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 6306 sayılı Kanunla getirilen muafiyet hükmünden yararlandırılmaması suretiyle tahakkuk ve tahsil olunan tapu harcında yasal aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin 21/02/2017 gün ve E:2016/900; K:2017/384 sayılı Bursa 2. Vergi Mahkemesi kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, 6306 sayılı Kanun'un 7.maddesinin 9.fıkrası ile 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin 16.maddesinin 9.fıkrası uyarınca tapu harcından muaf olduğu, riskli yapı şerhi bulunan taşınmaz satın aldığından tapu harcından muaf tutulması gerektiği iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın kabulü yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davacının istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, Bursa İli, Nilüfer İlçesi,.... Mahallesi, 1283 ada 3 ve 4 sayılı parselin tevhidinden oluşan 5 parselde kayıtlı taşınmazda .... Limited Şirketine ait hissenin 18407/578266'lık kısmının alımından dolayı 15.04.2016 tarihinde ödenen 40.000,00-TL tutarındaki alıcı tapu harcının iptali ile ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; 6306 sayılı Yasa kapsamında düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşa edilen ve üzerinde riskli yapı şerhi bulunan Bursa İli, Nilüfer İlçesi, .... Mahallesi, 1283 ada 3 ve 4 sayılı parselin tevhidinden oluşan 5 parselde kayıtlı taşınmazda .... Limited Şirketine ait hissenin 18407/578266'lık kısmının alımından dolayı 15.04.2016 tarihinde 40.000,00-TL tutarındaki alıcı tapu harcının ödendiği, davacı tarafından, 6306 sayılı Yasanın 7/9. maddesi uyarınca anılan satış işleminin tapu harcından istisna olduğu iddiasıyla ödenen tapu harcının iptali ile ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin 16/9-a. Maddesinde ''İlgili kurum veya gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alman harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaftır.'' hükmüne, 16/9-ç. Maddesinde; (Ek:RG-25/7/2014-29071)(2) İlgili kurum ile uygulama alanındaki yapıları malik olarak kullanan gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılan; 1) Uygulama alanındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri ve tescili işlemleri ile Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemleri,....... Kanun uyarınca yapıldığından, bu işlem ve uygulamalar ile uygulama alanındaki yapılarla ilgili olarak; noterler, tapu ve kadastro müdürlükleri, belediyeler ve diğer kurum ve kuruluşlar nezdinde Kanun uyarınca yapılan diğer işlemler hakkında (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu olayda, 6306 Sayılı Yasa'nın uygulama koşullarını içeren yönetmeliğin 16/9-ç maddesi uyarınca Tapu Harcı muafiyeti getirilen dava konusu devir işlemine yönelik olarak tapu harcı tahakkukunda ve tahsilinde yasal isabet bulunmamaktadır.
Davacının faiz istemine gelince;
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Cumhuriyetin Temel Organları başlıklı 3 Kısmının Yürütme başlıklı 2 ncı Bölümünün 125 nci maddesinin 1 nci fıkrasında “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık” olduğu son fıkrasında da İdarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 nci maddesinde de, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları ile idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari dava türlerinden olduğu hükmüne yer verilmiştir.
“İdari Rejimi” kabul eden hukuk sistemlerinde, idarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı idare edilenlerin uğrayacakları her türlü zararın tazmini, “İdarenin Sorumluluğu” ile ilgili kurallarla sağlanır. Esasen; İdari Yargının varlık nedenlerinden biri de budur. Kuruluş, görev ve yetkileri bakımından bir kamu idaresi olan vergi idarelerinin de, hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmesi yukarıda açıklanan Anayasa kuralının ve Hukuk Devleti İlkesinin gereğidir. Hukuka aykırı işlem nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini amacıyla talep edilen faiz, kişinin nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeniyle, zarara uğramamak amacıyla karşı taraftan istemeye hakkı olduğu karşılık olup, hukuk devletinde, bir zararın faiz adı altında ödenecek tutarla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranması düşünülemez. Aksine anlayış; Anayasanın 125'nci maddesinin son fıkrasında yer alan “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükmü ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun yukarıda belirtilen 2'nci maddesinde tanımlanan “tam yargı davası”nın varlığı ile bağdaştırılamaz.
Bu durumda hukuka aykırı olarak davacıdan tahsil edilen tutarın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'a göre hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacının İstinaf Başvurusunun Kabulüne, Bursa 2.Vergi Mahkemesinin verdiği, "davanın reddine" ilişkin 21/02/2017 günlü, E:2016/900; K:2017/384 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu tapu harcının yasal faiziyle birlikte iadesine, aşağıda dökümü gösterilen 243,60 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 01.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)