(2709 S. K. m. 125) (4458 S. K. m. 211) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına tescil ve onaylı 29/01/2014 tarih 194224 sayılı, 19/08/2014 tarih 150154 sayılı serbest dolaşıma giriş beyanname muhteviyatı ürünler kapsamında fazla ödenen gümrük vergileri ve katma değer vergilerinin Gümrük Kanunu 211'inci maddesi gereğince iadesi talebinin reddine ilişkin Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün zımnen ret işlemine vaki itirazın zımnen reddi yönündeki kararın iptali ile fazladan tahsil olunan gümrük vergisi ve katma değer vergisinin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davanın; ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği; ayrıca gümrük idaresinin, beyanının doğruluğunu tespit amacıyla, her zaman her türlü bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu, fazladan alındığı iddia edilen gümrük vergisi ve katma değer vergisinin davacı tarafından beyan edilen tutarlar üzerinden (fatura tutarı + yurtdışı gider tutarı) hesaplandığından (yurt dışı gider olarak beyan edilen tutara ilişkin beyannameye herhangi bir açıklama konulmadığı ve itirazi kayıt şerhi de düşülmediği dikkate alındığında) yurt dışı gidere atılan gümrük kıymetinin, referans değer olarak kabul edilip edilmeyeceği ise 211.maddenin lafzında belirtilen "kanunen tahakkuk ettirilmemesi ya da kanunen ödenmemesi gereken bir vergi tahakkuku ya da ödenmesine" sebep olup olmayacağına ilişkin yapılacak hukuki yorum ve değerlendirmeyi gerektirdiği, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 2.7.1966 gün ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında bu yönde olduğu, yapılan başvurunun da Gümrük Kanunu 210. ve 211. Madde kapsamında yapılan bir başvuru olarak kabulü mümkün bulunmadığı idare tarafından yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin 12/05/2017 gün ve E:2017/101; K:2017/1430 sayılı İstanbul 12. Vergi Mahkemesi Hakimliği kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın kabulü yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davacının istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı adına tescil ve onaylı 29/01/2014 tarih 194224 sayılı, 19/08/2014 tarih 150154 sayılı serbest dolaşıma giriş beyanname muhteviyatı ürünler kapsamında fazla ödenen gümrük vergileri ve katma değer vergilerinin Gümrük Kanunu 211'inci maddesi gereğince iadesi talebinin reddine ilişkin Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün zımnen ret işlemine vaki itirazın zımnen reddi yönündeki kararın iptali ile usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla fazladan tahsil olunan gümrük vergisi ve katma değer vergisinin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 211'inci maddesinde, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanununun 87'nci maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 2.7.1966 gün ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanunun benzer hükümler taşıyan 211'inci maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır.
Anılan Kanunun 24'üncü maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28'inci maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, 24'üncü madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2'nci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; anılan Kanunun 26'ncı maddesinde ise, 24 ve 25'inci madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII'nci Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII'nci Maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII'nci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17'nci maddesinde de, bu anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescil ve onaylı 29/01/2014 tarih 194224 sayılı, 19/08/2014 tarih 150154 sayılı serbest dolaşıma giriş beyanname muhteviyatı ürünler kapsamında fazla ödenen gümrük vergileri ve katma değer vergilerinin Gümrük Kanunu 211'inci maddesi gereğince iadesi talebinin reddine ilişkin Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün zımnen ret işlemine vaki itirazın zımnen reddi yönündeki kararın iptali ile usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla fazladan tahsil olunan gümrük vergisi ve katma değer vergisinin yasal faizi ile birlikte iadesi istenilmektedir.
Olayda, davacı tarafından ithal edilen eşyanın beyan edilen kıymetinde, Gümrük Kanunu hükümlerine göre herhangi bir noksanlık tespit edilmiş olmadığı gibi, bu konuda herhangi bir ihtilaf da söz konusu olmayıp; sadece, söz konusu eşyanın beyan edilen kıymetinin, 2010/1 sayılı Tebliğ kapsamında, net kıymetin altında olması sebebiyle eşik kıymet üzerinden beyanda bulunulmuştur. İdarece belirlenen kıymet, gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınacak kıymet olmayıp gözetim belgesi ibrazının gerekli olup olmadığının tespitinde esas alınacak değer olduğundan, idarece ithal olunan eşyanın beyan edilen kıymetinin gerçeği yansıtmadığı yolunda gerek ihraç ülkesinin yetkili makamları nezdinde gerekse eşyayı ihraç eden firma nezdinde aksi bir tespit yapılmadan, satış bedeli yönteminin uygulanmama nedenleri somut olarak ortaya konulmadan, gümrük kıymeti olarak kabul edilemeyecek olan ithalattaki gözetim kıymetinin tamamlanması amacıyla yurt dışı diğer gidere eklenerek verilen beyan üzerine gözetim bedeli farkından kaynaklı olarak fazladan ödenen katma değer vergisi ve gümrük vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işleme yapılan 28.11.2016 tarih ve 20541011 sayılı itirazın zımnen reddine ilişkin Bölge Müdürlüğü işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, Anayasanın 125’inci maddesinin “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükmünde tanımını bulan “İdarenin Sorumluluğu” ilkesi çerçevesinde davacıdan fazladan tahsil edilen tutarın tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber davacıya iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 12. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 12/05/2017 gün ve E:2017/101; K:2017/1430 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, iadesi istenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle davacıya iadesine, dava ve istinaf aşamasında davacı tarafça sarf edilen aşağıda dökümü gösterilen 231,80 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasında davacı taraftan sehven tahsil edildiği anlaşılan 65,40 TL temyiz YD harcının davacıya iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 2577 sayılı İYUK'un 46/b maddesi uyarınca, dava değeri (2017 yılı için belirlenen) 103.000-TL aşmadığından, temyizi kabil olmamak üzere 28/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)