(4458 S. K. m. 210, 211) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına tescilli 18.03.2016 tarih ve IM047007 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyati eşyaların gümrük kıymeti yönünden gümrük idaresince beyanname eki faturalar yerine referans kıymeti esas alınması sonucu ihtirazi kayıtla verilen beyanname için satış bedeli ile referans kıymeti arasındaki fark üzerinden yapılan ilave gümrük vergisi ve katma değer vergisi tahakkuklarına ilişkin geri verme başvurularının Erenköy Gümrük Müdürlüğünce 04.08.2016 tarih ve 2016/560 sayılı işlem ile reddi üzerine yapılan itirazların zımnen reddine ilişkin İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işleminin iptali ve fazladan ödenen ilave gümrük vergisi ve katma değer vergilerinin iadesi istemiyle açılan davanın; ilave gümrük vergisi ve ilave gümrük vergisi üzerinden hesaplanan KDV'nin dayanağı olan Referans kıymet uygulamasına dava açılmadığı, ilave gümrük vergilerinin ve KDV'nin de davacı tarafından beyan edilen tutarlar üzerinden (fatura tutarı + yurtdışı gider tutarı) hesaplandığından yurt dışı gidere atılan gümrük kıymetinin, referans değer olarak kabul edilip edilmeyeceği ise 211.maddenin lafzında belirtilen "kanunen tahakkuk ettirilmemesi ya da kanunen ödenmemesi gereken bir vergi tahakkuku ya da ödenmesine" sebep olup olmayacağına ilişkin yapılacak hukuki yorum ve değerlendirmeyi gerektirdiği, yapılan başvurunun da Gümrük Kanunu 210. ve 211. Madde kapsamında yapılan bir başvuru olarak kabulünün mümkün bulunmadığı ve de ilave gümrük vergileri ile ilave gümrük vergileri üzerinden hesaplanan KDV'lerin Anayasanın ve Kanunların Bakanlar Kuruluna vermiş olduğu yetkiye istinaden tahsil edilen vergiler olduğu dikkate alındığında, bu kapsamda fazladan ödenen bir vergi olmadığı idare tarafından yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin 09/03/2017 gün ve E:2016/2388; K:2017/785 sayılı İstanbul 12. Vergi Mahkemesi Hakimliği kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, dava konusu beyanname kapsamındaki bir kısım eşya için 06.02.2015 tarih ve 29259 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2015/7241 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile de %25 ilave gümrük vergisi getirildiği, davaya konu beyanname muhteviyatı eşya için davalı Gümrük Müdürlüğünce kanunen ön görülen gerçek değer yerine referans değerleri esas alındığından 2015/7241 sayılı Bakanlar Kurulu kararına istinaden %25 oranında uygulanması kararlaştırılan dava konusu gümrük ve KDV vergilerinin dava konusu eşya için %125 oranına tekabül edecek şekilde uygulandığı, 2015/7241 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 2/2 fıkrasında ilave gümrük vergilerinin %50 oranını geçemeyeceği iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın kabulü yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yöntem ve Yasaya uygun nitelik taşıyan Vergi Mahkemesi kararına yönelik davacı istinaf isteminin reddi gerektiği yolundadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davacının istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık, davacı şirket adına tescil ve onaylı 18/03/2016 tarih ve IM047007 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için ödenen İlave Gümrük Vergisi ve Katma Değer Vergisi'nin iadesi istemiyle Erenköy Gümrük Müdürlüğü nezdinde yaptığı iade istemi başvurusunun reddine ilişkin karara vaki itirazın cevap verilmemek suretiyle reddi yolundaki İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işleminin iptali ile fazladan tahsil edilen katma değer vergisinin iadesi istemine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanununun olay tarihinde yürürlükte bulunan 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27. ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; anılan Kanunun 26. maddesinde ise, 24. ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin; Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının 7. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) 7. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş, GATT'ın 7. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 210.maddesinin (a) bendinde, bu yasada geçen ''geri verme" deyiminin, ödenmiş olan gümrük vergilerinin tamamen veya kısmen geri ödenmesi anlamına geldiği, 211.maddesinde kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse, bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği, kanunen ödenmemeleri gereken gümrük vergilerinin, söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve ilgilinin üç yıl içinde gümrük idaresine müracaatı üzerine geri verileceği veya kaldırılacağı, aynı Kanunun 5911 sayılı Kanunun 64.maddesi ile değişen 242. maddesinin 1.fıkrasında yükümlülerin kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 48.maddesinde; Bu Kanuna göre vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek yurda sokulan eşyanın hiç alınmamış veya eksik alınmış katma değer vergileri hakkında Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirket adına tescil ve onaylı 18/03/2016 tarih ve IM047007 sayılı gümrük giriş beyannamesi ithal edilen eşyanın, davacı tarafından beyan edilen pozisyondaki eşyanın Bakanlar Kurulu Kararı ve buna dayalı olarak hazırlanan Dış Ticaret Müsteşarlığınca İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ ile belirlenen eşyalar olması nedeniyle referans kıymet incelemesi yapıldığı ve belirlenen kıymetin altında olduğundan birim kıymetler bu tutarlara yükseltilmek suretiyle hesaplanan vergiler ödenerek, ödenen bu vergilerin 4458 sayılı Yasanın 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddedildiği, anılan red kararına karşı yapılan itirazın zımnen reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği; ayrıca gümrük idaresinin, beyanının doğruluğunu tespit amacıyla, her zaman her türlü bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bakanlar Kurulu Kararlarıyla getirilen gözetim önlemlerinin amacı, bir malın aynı veya doğrudan rakip mallar üreten yerli üreticiler üzerinde, zarar tehdidi yaratan miktar ve/veya şartlarda ithal edilmesi halinde, söz konusu malın ithalatının, ithalattaki gelişmelerin gözlemlenmesidir. Gözetim önlemleri, bu amacın gerçekleştirilmesini sağlamanın ötesinde bir uygulama içermemektedir. Korunma önlemleri ise, bir malın aynı veya doğrudan rakip mallar üreten yerli üreticiler üzerinde, ciddi zarar veren veya ciddi zarar tehdidi oluşturan miktar ve/veya şartlarda ithal edildiği hallerde, ülke menfaatleri de göz önüne alınarak, yapılacak soruşturma sonucunda, başvurulması öngörülen; gümrük vergisinde artış yapılması, ek mali yükümlülük getirilmesi, miktar/değer kısıtlaması getirilmesi (kota uygulaması), tarife kontenjanı uygulanması veya bu önlemlerin hepsinin bir arada uygulanması gibi önlemlerden ibarettir.
Gözetim uygulamasında, Dış Ticaret Müsteşarlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Gözetim uygulaması başlatılması durumunda, herhangi bir korunma tedbirinden söz edilemez. Yani bu aşamada, o malın ithalatında herhangi bir kısıtlama, vergi oranında artış, eşik kıymet belirlenmesi veya ek mali yükümlülük uygulaması söz konusu olmamaktadır. Sadece, bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilebilmesi için, sadece o malın ithalatında, Dış Ticaret Müsteşarlığınca düzenlenen bir "gözetim belgesi"nin ibrazı zorunluluğu getirilir. Gözetim belgesinin ibrazı zorunluluğu ise, o malın, belli bir değerin altında kıymetle ithal edilmek istenmesi durumuna münhasır olmaktadır.
Gözetim uygulaması öngörülmesi aşamasında, gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşyanın, belirlenen bir kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, sadece, "gözetim belgesi" ibrazı zorunluluğu getirildiğinden, bu zorunluluğa uyulmaması hali, Gümrük Kanunu hükümlerine göre gözetim kıymeti üzerinden tahakkuk yapılmasını gerektirir bir durum değildir.
Olayda, beyan edilen pozisyon için Tebliğde belirtilen kıymetler, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, Tebliğde de, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenleme de bulunmadığından, gözetim önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle fazladan tahsil edilen verginin iadesi isteminin reddine dair işlemde mevzuata uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacının İstinaf Başvurusunun Kabulüne, İstanbul 12.Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin verdiği, "davanın reddine" ilişkin 09/03/2017 günlü, E:2016/2388; K:2017/785 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, aşağıda dökümü gösterilen 229,30 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 01/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)