İSTEMİN ÖZETİ: Malatya İdare Mahkemesi'nce verilen 30.11.2016 günlü, E:2016/594, K:2016/1277 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, Malatya İli, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesiyle İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacının, hakkında 2014 yılı terfi döneminde verilen "terfi etmez" kararının Malatya İdare Mahkemesi'nce iptal edilmesi üzerine yeniden yapılan değerlendirme sonucunda liyakat yönünden bir üst rütbeye terfi edemeyeceği yolunda alınan 13.05.2016 günlü, 2016/1 sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Malatya İdare Mahkemesi'nce verilen 30.11.2016 günlü, E:2016/594, K:2016/1277 sayılı kararla; davacının, 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 1. fıkrası ekinde yer alan ekli 4 sayılı liste uyarınca terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğundan bahisle başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın Emniyet Teşkilatından çıkarılmasına karar verildiğinin görüldüğü, bu anlamda, davacının memurluk sıfatının, yasal nitelikteki ve herkes için mutlak anlamda bağlayıcı olan 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sona erdirildiği, halen yürürlükte olan bu KHK hükmü uyarınca davacının memuriyete bağlı unvan, terfi, ruhsat, lisans vb. tüm haklarının yasal anlamda geçmişe ve geleceğe şamil olmak üzere sona erdiği gibi bir daha görev yaptığı teşkilata yeniden kabul edilmesine de olanak bulunmadığı anlaşılmakla artık hukuk aleminde mevcut olmayan bir unvan ve rütbe üzerinden yargısal değerlendirme yapılamayacak olması karşısında davacının bulunduğu rütbeden bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali ve buna bağlı tazmin talebi hakkında açılan davanın konusuz kaldığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Davacı; idare mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasını istemektedir.
Olayda; Malatya ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesiyle İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapmakta olan davacı hakkında 2014 yılı terfi döneminde "terfi etmez" kararı verildiği, bu işlemin açılan dava sonucunda Malatya İdare Mahkemesi'nin 05.11.2015 günlü, E:2014/1002 ve K:2015/1334 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine Mahkeme Kararının uygulanması amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından yeniden yapılan değerlendirme sonucunda davacının liyakat yönünden bir üst rütbeye terfi edemeyeceği yönündeki dava konusu işlemin tesis edildiği, bu işlemin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 14.05.2016 tarih ve 15.51.55.891-07 sayılı yazısı ekinde davacıya tebliği üzerine 24.05.2016 tarihinde kayda giren dilekçe ile istinaf başvurusuna konu olan davanın açılmasından sonra 17.08.2016 günlü, 29804 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 1/ç bendi ile Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygunluğu denetlenir ve böylece idarenin hukuk alanı içinde kalması, bu alan içinde hareket etmesi amaçlanır. İdari Yargı yerlerince verilen iptal kararları ile hem iptal edilen idari işlemle hukuk alanı dışına çıktığı saptanan idare yeniden bu alan içine alanmış olur, hem de menfaati ihlal edilen ve bu nedenle dava açan ilgili, eski hukuki durumuna geri gelerek, iptal kararından somut olarak yararlanır. İptal davalarının bu amacı ve kişiler yönünden doğurduğu sonuçlar gözönünde bulundurularak gerek öğretide gerekse Danıştay kararlarında iptal davası açılabilmesi ve davanın görülebilmesi için davacının iptali istenilen işlemle menfaatinin ihlal edilmesi yeterli sayılmakta, bu işlemle ilişkisinin davanın sonuçlanmasına kadar sürmesi aranmamaktadır. Davacının idari işlemle ilişkisinin davanın sonuçlanmasına kadar devam etmesini zorunlu tutmak, iptal davalarını sadece davacılar yönünden ortaya koyduğu sonuçlarla değerlendirmek, bu davaların amacını ihmal etmek anlamını taşır.
Bunun sonucu olarak, herhangi bir idari kararla davacının iptali istenilen işlemle ilişkisinin kesilmiş ve somut olayda, dava açıldıktan sonra davacının Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarılmış olmasının, davanın konusuz kalması sonucunu doğurmayacağı, aksi bir düşüncenin ise hukuka aykırılığı ileri sürülen işlemin yargısal denetim dışında bırakılması anlamına geleceği açıktır.
Bu durumda, Mahkemece dava konusu işlemin hukuka uygunluğu denetlenerek uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacının dava açıldıktan sonra kamu görevinden çıkarıldığı ve artık görev yaptığı teşkilata geri kabul edilmesine olanak bulunmadığı, bu şekilde unvan ve rütbesi hukuk aleminde mevcut olmadığından davanın konusuz kaldığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, idare mahkemesince, dava konusu "liyakat yönünden terfi etmez" kararının yargısal denetimi sırasında, davacının Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Silahlı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 1/ç bendi ile Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarılmış olduğu hususunun da dikkate alınması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Malatya İdare Mahkemesi'nce verilen 30.11.2016 günlü, E:2016/594, K:2016/1277 sayılı kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi uyarınca işin esası hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Malatya İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 10.04.2017 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi'nin 4. fıkrasında "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." hükmüne, 5. fıkrasında ise "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarda yer verilen hükümlere göre, ilk inceleme esaslarına ilişkin olarak verilen Mahkeme kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularının Bölge İdare Mahkemesince haklı bulunması halinde bu kararların kaldırılarak dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesi gerektiği, burada sözü edilen ilk incelemenin ise 2577 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde yer alan konulara ilişkin olarak yapılacağı açıktır.
Bu durumda, Malatya ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde 3. Sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının bir üst rütbeye terfi edemeyeceği yönündeki işleme karşı açılan davada Malatya İdare Mahkemesi'nin davacının memuriyet sıfatının ve bu sıfata bağlı tüm haklarının geçmişe ve geleceğe bağlı olarak 670 sayılı KHK ile sona erdirildiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki kararının 2577 sayılı Yasa'nın 14. maddesi uyarınca verilmiş bir karar olmadığı dikkate alındığında, davalı idarenin istinaf talebinin Dairemizce esastan görüşülmesi ve buna göre 670 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının liyakat değerlendirmesinin olumlu olabileceğinden söz edilememesi karşısında istinaf başvurusunun kabul edilerek davanın reddi gerektiği görüşüyle dosyanın esası hakkında bir karar verilmek üzere Mahkemesine iade edilmesi yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)