(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda uzman yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının davalı idarede 15.01.2012 tarihinden önce göreve başlayan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 20.10.2015 tarih ve 51577 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen ek 11. maddenin (b) bendindeki uzman ibarelerinin Anayasa Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve E:2015/101, K:2015/111 sayılı kararıyla 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığından Anayasa'nın 91. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiği, iptal kararının usule ilişkin olduğu ve Anayasa Mahkemesince iptal edilen düzenlemelerin eşitlik ilkesine ya da hukuki öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğu şeklinde herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bir kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptali üzerine önceki düzenlemelerin kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceğinin açık olduğu, kaldı ki iptal edilen düzenlenmelerin 14.04.2016 tarihinde yeniden kabul edilerek 6704 sayılı Kanun olarak 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, davacı 15.01.2012 tarihinden sonra davalı idaredeki görevine başladığından göreve başladığı tarihte 666 sayılı KHK'nın 1. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen ek 11. maddenin (b) bendi hükümlerinin yürürlükte olduğu, dolayısıyla hukuki öngörülebilirlik ilkesinin ihlal edilmesinin de söz konusu olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 28/04/2017 gün ve E:2015/2763, K:2017/1414sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince dosya incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 1. fıkrasında; İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği, 2. fıkrasında; istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu, aynı Kanun'un temyizin şekil ve usullerini düzenleyen "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında da; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili merciin bu kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, 7. fıkrasında da; temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştay’ın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 28/04/2017 gün ve E:2015/2763, K:2017/1414 sayılı kararın, 07/08/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, anılan kararın tebliğini izleyen günden itibaren (30) günlük süre içerisinde ve en geç06/09/2017 Çarşamba günü akşamına kadar istinaf başvurusunun yapılması gerekirken, 07/09/2017 tarihinde Ankara 9. İdare Mahkemesinin kaydına giren dilekçe ile istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından kanuni süre geçtikten sonra yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; Ankara 9. İdare Mahkemesinin 28/04/2017 gün ve E:2015/2763, K:2017/1414 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine, istinaf aşamasında yapılan aşağıda dökümü yapılan 151,20 TL yargılama giderinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında yersiz alınan 65,40 TL temyiz karar harcı ile 68,60 TL temyiz yoluna başvuru harcının isteği halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf talebinde bulunan tarafa iadesine, 29.12.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)