İSTEMİN ÖZETİ: Kırgızistan uyruklu davacı tarafından, Aydın 2.Sulh Ceza Hakimliği'nin idari gözetim halinin sona erdirilmesi kararı sonrasında hakkında geçerli sınırdışı kararı olması sebebiyle ülkede yasal olarak bulunmasını olanak sağlayan vize, vize muafiyeti, ikamet izni süresi bulunmaması durumunda 10 gün içinde ülkeden çıkış yapması gerektiği aksi takdirde yeniden idari gözetim kararı uygulanacağına ilişkin 21.10.2016 tarih ve 2016/552-17 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; 21.10.2016 tarihli dava konusu edilen yazının tebliğ ve salıverme tutanağı olduğu, Geri Gönderme Merkezinden salıverilirken terke davet süresi içerisinde uyulması gereken bildirim niteliğinde düzenlendiği, hukuk düzeninde bir değişiklik yapmadığı ve esasen idari davaya konu edilebilecek kesin ve icrai bir işlem olmadığı sonucuna varılarak; idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir nitelik taşımayan işleme karşı açılan davanın esastan incelenerek sonuçlandırılmasına hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın esası incelenmeksizin reddi yolunda verilen Aydın 1. İdare Mahkemesinin 17/11/2016 gün ve E: 2016/1650, K: 2016/1038 sayılı kararının; davalı idarece, lehlerine avukatlık ücretinin 500,00 TL hükmedilmesine ilişkin kısmında hukuksal isabet bulunmadığı, avukatlık ücretinin Tarifenin 15. Maddesi uyarınca tam olarak belirlenmesi gerektiği ileri sürülerek, bu kısmın istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemeleri'nin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay'da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" bozma nedenleri olarak sayılmıştır.
Davalının; kararın lehine avukatlık ücreti hükmedilmemesine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 'Yargılama Giderleri' başlıklı 323. maddesinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 'Avukatlık Ücreti' madde başlıklı 164. maddesinde de, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Başvuruya konu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlıklı 7. maddesinde; " Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez."; "Danıştayda, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret" başlıklı 15. maddesinde, "... idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir." kuralına yer verilmiş, tarifenin "İkinci Bölümünde" idare mahkemelerinde, duruşmasız işlerde avukatlık ücreti 1.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
Olayda; davalı vekilinin dava dilekçesinin tebliği üzerine süresi içinde savunma dilekçesi verdiği, Mahkemesince davalının birinci yanıtı karşı tarafa tebliğ edilmeksizin davanın kabul koşullarını taşımaması nedeniyle reddedildiği, buna karşın Mahkemesince davalı vekili için asgari avukatlık ücretinin yarısı tutarında 500,00 TL avukatlık ücreti verildiği; idare mahkemeleri yönünden özel olarak getirilen Tarifenin 15. maddesinde salt feragat ve kabul durumunda asgari ücretin yarısı tutarında avukatlık ücreti verilebileceğinin, bunun dışında her durumda avukatlık ücretinin tamamına hükmedileceğinin kurala bağlandığı açık olduğundan; davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte olan Tarifenin 15. maddesi uyarınca tam avukatlık ücreti hükmedilmesi gerekirken, başvuruya konu karar ile davalı vekili için asgari avukatlık ücretinin yarısı tutarında ücret hükmedilmesinde hukuku uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalının İstinaf başvurusunun kabulüne; Aydın 1. İdare Mahkemesinin 17/11/2016 gün ve E: 2016/1650, K: 2016/1038 sayılı kararının başvuruya konu davalı lehine 500,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına; kaldırılan kısım yönünden davalı vekili için başvuruya konu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine; davalının istinaf aşamasında yaptığı 33,00 TL posta giderinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine; her türlü harçtan muaf olması nedeniyle başvurusu sırasında davalıdan alınmayan 85,70 TL istinaf yolu başvuru harcının 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Mahkemesince davacıdan tahsilinin tahsil dairesinden istenilmesine; davalıdan peşin alınan posta gideri avansının artan tutarının Mahkemesince geri verilmesine; 14/03/2017 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)