(6360 S. K. Geç. m. 1)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına düzenlenen 21/05/2015 tarih ve 91613 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın; davacı şirketin anılan Kanunun yürürlüğe girmesinden önce de emlak vergisi mükellefi olduğu ve geçici maddedeki düzenlemenin yeni mükellefleri kapsadığı iddia edilmiş ise de, 6360 sayılı Yasada mükellefiyet konusunda herhangi bir ayrım veya istisnanın bulunmaması karşısında, anılan Kanunla tüzel kişiliği kaldırılan köylerde bulunan taşınmazları ile ilgili olarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar veren İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğinin 18/07/2016 gün ve E:2016/409; K:2016/964 sayılı kararı onayan İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince verilen 30/11/2016 gün ve E:2016/799; K:2016/1076 sayılı kararın; kararın haksız olarak idarelerinin emlak vergisinden mahrum kalmasına yol açacağı, Yasanın geçici 1/15 maddesi hükmüyle getirilen muafiyetin evvelinde mükellefiyeti olmayanlarla ilgili olduğu, bunlar hakkında bir alışma dönemi amaçlandığı, yasanın lafzının ve ruhunun iddialarını desteklediği, Yasakoyucunun hem hizmetlerin etkin yürütülmesini, hem de 5 yıl boyunca 50 milyon lirayı aşkın gelirden Belediyeyi yoksun bırakılmasını amaçlayamayacağı, davacı yönünden getirilmiş bir ek mali külfetin olmadığı, zira öteden beri mükellef olduğu, zaten mücavir alan içinde kaldığından eskiden beri hizmetlerden yararlandığı, bahse konu yerin köy hizmet alanı olmayıp büyük sanayi tesislerinin yer aldığı bir alan olduğu, kaldı ki 6360 sayılı Yasanın genel, 1319 sayılı Yasanın özel düzenleme niteliğinde bulunduğu ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54.maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3.Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Danıştay Dava Daireleri ile İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile Bölge İdare Mahkemesinin itiraz üzerine verdikleri kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı nedenlerin varlığı halinde mümkün olup, bu maddede sayılan nedenlerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteminin reddine, 33,00-TL posta giderinden oluşan yargılama giderinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, fuzulen alınan 65,40-TL karar düzeltme harcının ve yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatırana iadesine, 30/03/2017 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
AZLIK OYU
6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1.maddesinin 15. bendinde: "Bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26.05.1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları beş yıl süreyle alınmaz'' hükmü yer almakta olup, ilgili madde hükmü ile getirilen muafiyetin, Kanunun yürürlüğünden önce muafiyet kapsamındaki vergi ve harçlardan sorumluluğu bulunmayan, ancak 6360 Sayılı Kanundaki düzenlemeler neticesinde ilk defa bir takım mali külfetlere girecek olanlar için, yani 6360 Sayılı Kanunun öncesinde emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi mükellefi olmayan ve köy tüzel kişiliğinin kaldırılmasından sonra vergi mükellefi haline gelecek kişiler bakımından bir çeşit alışma dönemi oluşturularak bu yeni mükelleflerin psikolojik olarak hazırlanmaları amacı ile getirilen geçici süreli (5 yıllık) bir muafiyet olduğu görülmektedir. Zira Kanun hükmünde; ''bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren alınması gereken'' denilerek bu fıkranın yürürlüğünden önce alınan ve alınması gerekenleri kapsam dışında bıraktığı anlaşılmaktadır.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 3. maddesinde; vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceği, lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunları hükümlerinin, kuruluşundaki maksat, hükümlerin Kanun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle bağlantısı gözönünde tutularak uygulanacağı belirtilmiştir.
Yasanın lafzı açık olarak söz konusu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarı ile yeni başlayacak mükellefler için beş yıllık bir muafiyet öngörmekte, Yasanın yürürlüğe girmesinden önce vergi mükellefi olanlar için bir muafiyet öngörmemekte ise de; Yasanın ve Geçici 1.maddesinin 15.bendindeki ruha bakıldığında da; bundan daha farklı bir yorum yapılamamaktadır.
Zira, 6360 sayılı Kanunla yerel yönetimlerde köklü değişiklikler yapılmış, alt yapı çalışmaları, ulaşım gibi hizmetlerin tek elde toplanıp koordinasyonun sağlanması, İl sınırları genişletilerek büyükşehir belediyesi hizmetlerinden daha geniş kitlelerin yararlanması amaçlanmıştır.
Hizmet alanı genişleyen yerel yönetimler için Kanun koyucunun yerel yönetimlerin en önemli gelir kalemlerinden olan emlak vergisine Yasanın yürürlüğünden önce vergi mükellefi olanları da kapsayacak şekilde muafiyet getirdiği düşünülemeyeceğinden ve 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası yürürlüğe girmeden önce vergi mükellefi olan davacı şirketin söz konusu madde hükmünde yer alan geçici muafiyetten yaralanamayacağı, dolayısı ile maliki olduğu İzmir İli, Aliağa İlçesi, …. Mahallesinde bulunan taşınmazla ilgili olarak tahakkuk ettirilen bina vergisi, arsa vergisi ve kültür ve tabiat varlıklarını koruma payının vadesinde ödemediğinden tahsili amacı ile düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Karar Düzeltme isteminin kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar veren Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüş ve düşüncesi ile Dairemizin kararın düzeltilme isteminin reddine ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)