(2577 S. K. m. 45) (Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ: Konya Defterdarlığı Muhakemat Müdürlüğü'nde veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, görevde yükselme sınavı sonucu başarılı olduğu milli emlak müdür yardımcılığına atanmasının uygun görülmemesine ilişkin 22.07.2016 tarih ve 20418 sayılı işlem ile bu işleme dayanak 01.06.2016 tarihli 2 sayılı Maliye Bakanlığı Değerlendirme Komisyonu Başkanlığı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacı hakkında her ne kadar ceza mahkemelerince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelenmesine hükmolunmuş ise de, her iki Mahkeme kararında davacının olaya konu fiilleri işlediği hususu sabit görülerek davacı hakkında bu yönde mahkumiyet hükmünün kurulduğunun da açık olduğu, davacı hakkındaki mezkur kararlar ve bu kararlar içeriğindeki bilgiler doğrultusunda takdir yetkisine istinaden davacının atamasının yapılmaması işleminde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle Konya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 06/06/2017 tarih ve E:2016/821, K:2017/1110sayılı kararın, davacı tarafından; hem Anayasa hükümleri hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer verilen düzenlemeler çerçevesinde masumiyet karinesinin asıl olduğu ve kimseye suçsuzluğunu ispat mükellefiyetinin yüklenemeyeceği, idarenin sınavda başarılı olanlar arasından seçme hakkına dolayısıyla takdir yetkisine sahip bulunmadığı, bu hususta bağlı yetki içinde olduğu, kesinleşmemiş Mahkeme kararının istinaf başvurusuna konu kararda hatalı şekilde yazılarak 5 ay yerine 6 ay hapis cezası olarak dercedildiği, ceza davalarını takip eden idari uyuşmazlıklarda, açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet kararına dayanılmasının masumiyet karinesi ile çelişeceği, ceza davasının herhangi bir nedenle düştüğü, belirli bir denetim süresinden sonra şarta bağlı olarak düşeceği veya sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmaksızın davanın ertelendiği durumlarda masumiyet karinesinin devam ettiğinin kabul edilmesi gerektiği iddialarıyla istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı hakkında görevi kötüye kullanma ve iki ayrı basit yaralama suçlarıyla alakalı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelenmesine karar verilmişse de, her iki mahkeme kararında davacının olaya konu fiilleri işlediği hususu sabit görülerek mahkumiyet hükümlerinin tesis olunduğu, dosya içeriğinde yer alan bilgiler doğrultusunda, takdir yetkisine istinaden davacının atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi ile istinafa konu Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava, Konya Defterdarlığı Muhakemat Müdürlüğü'nde veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, görevde yükselme sınavı sonucu başarılı olduğu milli emlak müdür yardımcılığına atanmasının uygun görülmemesine ilişkin 22.07.2016 tarih ve 20418 sayılı işlem ile bu işleme dayanak 01.06.2016 tarihli 2 sayılı Maliye Bakanlığı Değerlendirme Komisyonu Başkanlığı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Maliye Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Atama Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1 inci maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, Maliye Bakanlığı personelinin bu Yönetmelikte belirtilen hizmet gruplarına atanmaları, görevde yükselmeleri, unvan değişiklikleri, hizmet grupları arasında geçişleri ile diğer kurumlardan naklen atamaları ve daha önce görev yapmış olanların yeniden göreve atamalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiş, Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasının (g) bendinde; Saymanlık Müdür Yardımcısı, Milli Emlak Müdür Yardımcısı, Emlak Müdür Yardımcısı ve Personel Müdür Yardımcısı unvanına atanabilmek için;
1) En az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olmak ve en az altı yıl hizmeti bulunmak,
2) (Değişik: RG-7/5/2014-28993) Defterdarlık Uzmanı, Uzman (Özelleştirme), Araştırmacı (Özelleştirme), Raportör, Şef veya Çözümleyici unvanında en az iki yıl (Değişik ibare: RG-5/8/2015-29436), Mühendis, Mimar, Şehir Plancısı veya İstatistikçi unvanında en az altı yıl çalışmış olmak ya da Mesleki Eğitim Kursu mezunu olmak, şartlarının aranacağı düzenlemeleri öngörülmüş bulunmaktadır.
Öte yandan; 12/4/2000 tarih ve 24018 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan,
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeleri, bunların toplanmasını ve işlemini yürüten bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili birim ve kısımlarının belirlenmesini, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personeli, ayrıca bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışı teşkilatlarında sürekli görevlendirilecek bütün personel için yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının esas ve usullerini, bunu yapacak mercileri, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak gizlilik dereceli yerlerde çalışan kamu personeli ile meslek grupları ve üst kademe yöneticilerini kapsadığı" düzenlemesine yer verilmiş, “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; “f) Arşiv araştırması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının mevcut kayıtlardan saptanmasını,”, “g) Güvenlik soruşturması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunup bulunmadığının, ahlaki durumunun, yabancılar ile ilgisinin ve sır saklama yeteneğinin mevcut kayıtlardan ve yerinden araştırılmak suretiyle saptanması ve değerlendirilmesini,” ifade edeceği belirtilmiş, “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında araştırılacak hususlar” başlıklı 11. maddesinde de; ”Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak: a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği, b) Kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat ünitelerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında bir tahdidin olup olmadığı, c) Yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı, d) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı, e) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni, f) Sır saklama yeteneğinin olup olmadığı, araştırılır.” kuralı yer almış, 15. maddesinde de; "Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin olumsuz olması halinde, kişinin gizlilik dereceli birim, kısım ve gizlilik dereceli yerler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatları, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalıştırılıp çalıştırılmamaları, yer değiştirerek bu görevlere devam edip etmemeleri gibi hususları incelemek ve sonucunu sorumlu amirin takdirine sunmak üzere; bakanlıklarda müsteşarın, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst amirin, üniversitelerde rektörün, illerde valinin başkanlığında, personel birim amiri, hukuk müşaviri ve varsa güvenlik işlerinden sorumlu birim amirinden oluşan Değerlendirme Komisyonu kurulur." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Konya Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü'nde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görev yapmakta olan davacının, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce, 40 adet emlak/milli emlak müdür yardımcısı kadrosuna atama yapılacağı yolundaki ilan üzerine sınava müracaat ederek katıldığı yazılı ve sözlü sınavlarında 30. sırada başarılı olduğunun Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün 04.02.2016 tarihli duyurusuyla ilan edildiği, bununla birlikte Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün 22.07.2016 tarih ve 20418 sayılı işlemi ile davacının milli emlak müdür yardımcılığına atama işleminin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle yapılamadığı hususunun davacıya bildirildiği, bu işlemin ve bu işleme dayanak 01.06.2016 tarihli 2 sayılı Maliye Bakanlığı Değerlendirme Komisyonu Başkanlığı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanma sebeplerinden ilkinin davacının parkta oynayan kızına "o. ç." diyen 2 çocuğu dövmesi sebebiyle basit yaralama suçuna yönelik olarak Konya 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 01.04.2014 günlü ve E:2012/1094, K:2014/317 sayılı karar olduğu, bu kararda davacının anılan suçtan dolayı 37 gün (günlüğü 20,00.-TL hesabı ile 740,00.-TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verildiği, ikinci olarak ise davacının yöneticisi olduğu apartmanın kayıtlarını düzensiz tutması sebebiyle görevi kötüye kullanma suçundan yargılandığı davada Konya 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 29/05/2014 tarihli ve E:2013/67, K:2014/646 sayılı kararıyla (istinaf başvurusuna konu kararda sehven 6 ay olarak belirtilen) 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının girdiği milli emlak müdür yardımcılığı görevde yükselme sınavında başarılı olmasına rağmen sözü edilen kadroda çalıştırılmasının uygun görülmemesine ilişkin Maliye Bakanlığı Değerlendirme Komisyonu'nun dava konusu 01.06.2016 tarihli ve 2016/2 sayılı kararının sebebi olarak gösterilen davacı hakkındaki (yukarıda tafsilatı belirtilen) mahkeme kararlarının davacının yürüttüğü göreve ilişkin veya görev sırasında işlenen bir suçla ilgili olmadığı, her iki cezanın da hizmet dışında işlenen suçlar nedeniyle verildiği ve davacının yürüttüğü ve yükselmek istediği görevler bakımından bir olumsuzluk olarak değerlendirilemeyeceği, davacının Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin 15 inci maddesinde belirtilen hususlara aykırı bir eyleminin tespit edilmesinin söz konusu olmadığı, davacının cezalandırılmasına sebep olan eylemlerin milli emlak müdür yardımcılığı görevini yürütmesine engel teşkil eder nitelikte olmadığı, kaldı ki yargılama sonucunda verilen cezalarla ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi uygulanarak infaz aşamasına geçilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde; veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapmakta olan davacının, görevde yükselme imtihanlarına katılarak, yapılan yazılı ve sözlü sınavlar sonucunda 30. sırada başarılı olduğu ilan edilen milli emlak müdür yardımcılığına atanmamasına ilişkin işlemde ve bu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada verilen istinaf başvurusuna konu kararda hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 06/06/2017 tarih ve E:2016/821, K:2017/1110 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü gösterilen dava ve istinaf aşamalarına ilişkin toplam 300,20.-TL yargılama giderinin davalı idarece davacıya ödenmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinin 6 ncı fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 15.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)