(2577 S. K. m. 54) (3091 S. K. m. 1, 4) (Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik m. 3, 4, 10)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nin 22/12/2016 gün ve E:2016/211 K: 2016/219 Sayılı kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Düzeltilmesi istenen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, talebin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdare Dava Dairesince itiraz istemi üzerine verilen 22.11.2016 tarih ve E:2016/211, K:2016/219 Sayılı Onama kararı kaldırıldı. İtiraz istemine yönelik olarak dava dosyası yeniden incelendi gereği görüşüldü.
KARAR: Davacı şirket tarafından inşaat için kazı ruhsatı alınan Ankara ili, Çankaya ilçesi, .... Mahallesi, 63592 ada, 16 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde yer alan, mülkiyeti Maliye Hazinesi'ne ait ve imar planında yol ve yeşil alan olarak görülen 63593 ada sayılı taşınmaz üzerindeki işyeri sahiplerince yapılan tecavüzün 3091 Sayılı Kanun kapsamında önlenmesi talebiyle davacı şirket tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin 13/08/2015 günlü, 2015/16 Sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
3091 Sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinde, bu Kanunun; amacının gerçek veya tüzelkişilerin zilyed bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamak olduğu, aynı Kanun'un 4. maddesinin 2. fıkrasında; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde süre kaydı aranmadan bu müdahalenin önlenmesinin istenebileceğinin öngörülmüş olmasıyla, kamunun ortak yararlanmasına sunulan taşınmaz mallara yönelik tecavüz ve müdahalelerin fiili zilyetlik esasına dahi bakılmaksızın önleneceği, hükmü yer almıştır.
31/07/1985 tarih ve 18828 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 3. maddesinde, 3091 Sayılı Kanunun, gerçek veya tüzel kişilerin zilyet bulunduğu taşınmaz mallarla, kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa dair güvenliği ve kamu düzenini sağladığı; 4. maddesinde, emniyet ve asayişi, tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamaya yönelik bir kanun olup, bu Kanuna göre verilen kararların mülkiyet yönünden bir hak sağlamayan, sadece bir idari zabıta tedbiri niteliğindeki kesin kararlar olduğu; taşınmaz mal üzerinde fiili hakimiyet ve tasarrufu esas alarak zilyetliği korumayı amaçladığı belirtilmiş 10. maddesinde, "tecavüz"; taşınmaz malı zorla veya zilyetinden habersiz olarak işgal etmek veya ele geçirmek veya taşınmazın aynında değişiklikler meydana getirmek; "müdahale" ise; zilyedin taşınmaz mal üzerindeki mutlak hakimiyetini kısmen veya tamamen ihlal etmek, şeklinde tanımlanmıştır.
Bu Yasanın idari amirlere tanıdığı yetki, sadece zilyetliğin korunmasına ilişkin olup, bu konuda verilecek olan kararlar ise, uyuşmazlığın adli yargı yerlerine intikalinden önce alınmış bir idari önlem niteliğindedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirket tarafından Ankara ili, Çankaya ilçesi, .... Mahallesi, 63592 ada, 16 parsel sayılı taşınmazda yapılacak inşaata ilişkin olarak yapı ruhsatı alınıncaya kadar kazı yapılabilmesi için Çankaya Belediye Başkanlığı'ndan 08.07.2015 tarihinde kazı izni alındığı, davacı şirket tarafından kazı için servis yolu olarak kullanılmak istenilen bitişik parselde bulunan işyerlerinden dolayı servis yolunun kullanılamadığından ve anılan işyerlerinin hazineye ait taşınmaz üzerinde işgalci konumunda bulunduğundan bahisle, tecavüzün meni için yapılan 30.07.2015 tarihli başvurunun 13.08.2015 günlü, 2015/16 Sayılı kararla reddedilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, yararı kamuya ait olan malların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu ve mülkiyetinin hiç bir şekilde kazanılamayacağı gibi üzerinde fiili zilyetlik dahi kurulamayacağı, dolayısıyla kötü niyetin veya iyi niyetin dahi korunmadığı 16.03.2012 tarihinde imar planı değişikliği ile yol ve yeşil alan üzerinde bulunan işyerlerin kira ödendiğinden bahisle fiili zilyetliğin haklı olduğundan bahsedilemeyeceği ve 3091 Sayılı yasa kapsamında koruma alanı bulamayacağı, sonuç olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yol ve yeşil alanın tecavüze uğradığı açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı karar düzeltme isteminin kabulüne, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı 9. İdari Dava Dairesi'nin 22.12.2016 tarih ve E:2016/211, K:2016/219 Sayılı kararının kaldırılmasına, Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin 04.03.2016 gün ve E:2015/2183, K:2016/813 Sayılı kararının bozulmasına dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan dava aşaması, itiraz aşaması ve karar düzeltme aşamasında yapılan 245.20-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, İtiraz aşamasında fazladan alınan 124.60-TL harcın istediği halinde davacıya iadesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1000-TL vekalet ücretinin davalı İdareden alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra artan posta ücretinin davacıya iadesine, 25/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)