(2709 S. K. m. 41) (5510 S. K. m. 4) (657 S. K. m. 72)
İSTEMİN ÖZETİ: Konya İli, Cihanbeyli İlçesi, …… İlkokulu'nda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacı tarafından, inşaat mühendisi olan eşinin Konya il merkezindeki bir işyerinde 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında çalıştığından bahisle Milli Eğitim Bakanlığı (2016) yılı Ocak Özür Grubu Yer Değiştirmeleri kapsamında Konya İli, Selçuklu İlçesi'nde tercih yaptığı okullardan birine atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 24.01.2016 tarihinde elektronik ortamda ilan edilen davalı idare işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının eşinin başvuru tarihinden önceki son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödenmek suretiyle bir işverene bağlı olarak çalıştığı, Yönetmelikte aranan şartların oluştuğu, ayrıca, Anayasanın 41. maddesi gereğince aile bütünlüğünü koruma yükümlülüğü olan idarenin atamalarda da bu hükmü gözetmesi ve aile birliğini koruması gerektiği, bunun aksine getirilen düzenlemeler ve işlemlerin de hukuka aykırı olduğu, bu durumda; Anayasal güvence altında bulunan aile bütünlüğü hususu nedeniyle, davalı idarece davacının eşinin görev yaptığı yere daha yakın olan bir okula atanması talebinin değerlendirilmesi gerekirken atama isteminin reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Konya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin 15/05/2017 tarih ve E:2016/357, K:2017/997sayılı kararın, davalı idare vekili tarafından; norm kadro açığı ve hizmet puanı üstünlüğüne göre yapılan değerlendirmede davacının Selçuklu ilçesinden tercih ettiği yerlere, davacı gibi mazereti olan kimseler arasından en düşük 342 hizmet puanlı öğretmenin atandığı, davacının 114 hizmet puanıyla tercihlerine atanamadığı, işlemin eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasına, yurdun her köşesine adil ve dengeli hizmet verilmesi amacına uygun olduğu, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olarak tesis edildiği iddialarıyla istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Eski görev yeri olan ve Konya il merkezinden 100 km'den fazla uzakta olan Cihanbeyli ilçesine gidip gelmesinin her iki çocuğunun; özellikle anne bakım ve şefkatine daha çok ihtiyacı olan yeni doğan çocuğunun mağdur olmasına sebep olacağı, bu durumun Anayasa'nın 41. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi ile istinafa konu Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava, Konya İli, Cihanbeyli İlçesi, …… İlkokulu'nda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacı tarafından, inşaat mühendisi olan eşinin Konya il merkezindeki bir işyerinde 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında çalıştığından bahisle Milli Eğitim Bakanlığı (2016) yılı Ocak Özür Grubu Yer Değiştirmeleri kapsamında Konya İli, Selçuklu İlçesi'nde tercih yaptığı okullardan birine atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 24.01.2016 tarihinde elektronik ortamda ilan edilen davalı idare işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde; herkesin, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı ifade edilmiş, 41. maddesinde de; "Aile, Türk toplumunun temelidir. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması (...) için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar." hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Kanun'un 72. maddesinin 2. fıkrasında, Anayasa'nın sözü geçen maddesine uygun olarak; "Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda, aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76 ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır. Yer değiştirme suretiyle atamaya tabi memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmaması ve ilgilinin de talebi halinde, bu personele eşinin görev süresi ile sınırlı olmak üzere belirtilen şartlarda izin verilebilir." hükmü yer almaktadır.
652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Atama" başlıklı 37. maddesinin 4 üncü fıkrasında "Öğretmenlerin yer değiştirme suretiyle atamalarında uyulacak temel ilkeler, özür grupları, hizmet bölgeleri ve alanları, hizmet puanı ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir.
17.04.2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama Ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Mazeret ve engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeler" başlıklı 49. maddesinde, "(1) Öğretmenlerin; aile birliği, sağlık, can güvenliği mazeretlerine veya engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeleri hakkında, Devlet Memurları Kanunu ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanır. Ancak; a) Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme, her iki eşin de öğretmen olması ve bu kapsamda yer değiştirmek istedikleri yerlerde alanları itibarıyla öğretmen ihtiyacı bulunmaması durumunda, istemeleri hâlinde her ikisinin de alanları itibarıyla öğretmen ihtiyacı bulunan ile/ilçeye atanmaları suretiyle gerçekleştirilebilir. (...) düzenlemelerine yer verilmiştir.
25.06.1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin "Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarda Gözönünde Bulundurulacak Hususlar" başlıklı 9. Maddesinin birinci fıkrasında; "Yer değiştirme suretiyle atanmalar, Devlet Memurlarının dengeli bir şekilde dağılımını sağlamak için öğrenimi, uzmanlığı, iş tecrübesi, mesleki bilgisi gibi özellikleri ile boş kadro durumu gözönünde bulundurularak kurumlarınca hazırlanan bir plan dahilinde yapılır.'' düzenlemesine yer verilmiş, Yönetmeliğin "Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; ''Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere aile birliği mazeretine dayanarak atanması suretiyle yapılabilir.'' düzenlemesi getirilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise yer değişikliği; ''Aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına (...) ilişkin belgeyi kurumuna ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca yer değiştirme başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir. (...)" düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Konya İli, Cihanbeyli İlçesi, …… İlkokulu'nda sınıf öğretmeni olan davacı tarafından, inşaat mühendisi olan eşinin Konya il merkezindeki bir işyerinde 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında çalıştığından bahisle Milli Eğitim Bakanlığı (2016) yılı Ocak Özür Grubu Yer Değiştirmeleri kapsamında Konya İli, Selçuklu İlçesi'nde tercih yaptığı okullardan birine atanma talebinin norm kadro ve puan üstünlüğü esası sebebiyle reddedilmesine ilişkin 24/01/2016 tarihli işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, belirtilen atama döneminde davacının 12 eğitim kurumunu tercih ettiği, tercih ettiği bu eğitim kurumlarının yalnızca bir tanesinin norm kadrosunda boşalma olduğu bu yere de 342 puanlı bir öğretmenin atamasının yapıldığı, davacının hizmet puanının ise (belirtilen atamanın yapıldığı tarih itibariyle) 114 olduğu ve 2016 Yılı Ocak Dönemi Özür Grubu Yer Değiştirme Formu'nda davacının tercih dışı atanmayı kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Kişinin kamu görevlisi olması, kendisine sağladığı bir takım ayrıcalıklar ve avantajların yanında, bir takım külfet ve sorumluluklara katlanmayı ve diğer kişilerin tabi olmadığı bir takım sınırlamalara tabi olmayı gerektirmektedir. Kişi, kamu görevine kendi isteği ile girmekle, bu statünün gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve külfetlere katlanmayı kabul etmiş sayılmakta olup, kamu hizmetinin kendine has özellikleri, bu avantaj ve sınırlamaları zorunlu kılmaktadır.
Bazı kamu görevlilerinin, hizmetin niteliği gereği belirli aralıklarla başka yerlere atanmaları; bazılarının ise başka yer veya kurumlara atanmamaları zorunlu olabilir. Bu konuda idareye belirli bir takdir alanı tanınması makul karşılanmalıdır. Kişilerin bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.
Aile birliğinin korunması gerekçesiyle idareden, atamaya ilişkin bütün işlemlerde personelin bu kapsamdaki mazeretlerini kayıtsız şartsız karşılamasının beklenmesi, idarenin üstlendiği kamu hizmetinin yürütülmesini belli mahallerde imkânsız hale getirecektir. Bunun yanında personelin atanmak üzere yoğun talepte bulunduğu mahallerde ise norm fazlası personel istihdamıyla birlikte kamu kaynaklarının israfı gündeme gelecektir.
Yukarıda yer verilen mevzuatın bir bütün olarak değerlendirilmesinden, eş mazeretine dayalı atama taleplerinin kural olarak kadro durumu dikkate alınarak karşılanması gerekmektedir. Sadece sınırlı sayıda belirlenen kamu görevlilerinin (İlgili mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfı ve emniyet hizmetleri sınıfına giren memurlar, Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subay ve astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile hakim ve savcıların) eşleri açısından norm kadro sayılarına ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı düzenleme altına alınarak söz konusu kuralın istisnası belirlenmiştir.
Anayasa'nın 20. maddesinin ikinci fıkrası ve "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesinde yer alan "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." şeklindeki hüküm dikkate alındığında, aile hayatına saygı hakkının mutlak ve sınırsız bir hak olmadığı görülmektedir. Diğer taraftan, Anayasa'nın 20. ve 41. maddelerindeki düzenleniş şekli itibarıyla aile hayatına saygı hakkının kapsamının, kamu görevlisinin münhal kadro bulunmamasına rağmen eşinin bulunduğu yere atanma taleplerinde mazeret olarak dikkate alınması gibi bir pozitif yükümlülük içerecek kadar geniş olduğu sonucuna ulaşılması da mümkün değildir.
Buna göre, kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olan davalı idarece, davacının eş mazeretine dayalı atanma talebinin; tercihte bulunduğu eğitim kurumlarının bir kısmından norm kadrolarında boşalma olmaması, norm kadrosunda boşalma olan bir eğitim kurumuna ise hizmet puanı davacıdan yüksek olan bir öğretmenin atanması, öte yandan davacının başvurusunda tercih dışı atanmayı da kabul etmemesi sebebiyle norm kadro durumu dikkate alınarak talebinin reddedilmesine dair dava konusu işlemin hem kanunilik ilkesi hem de ölçülülük ilkesi açısından hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, dava konusu işlemin iptaline ilişkin yerel mahkeme kararında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 15/05/2017 gün ve E:2016/357, K:2017/997 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın REDDİNE, aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından yapılan dava ve istinaf aşamalarına ait 200,80.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 11,00.-TL yargılama gideri ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve atıfta bulunduğu yürürlükteki Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf aşamasında alınmayan 85,70.-TL istinaf başvuru harcının; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13 üncü maddesinin (j) bendinin parantez içi hükmü uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, artan posta ücretinin Mahkemesi'nce taraflara iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinin 6 ncı fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 23.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)